Altında yaşanan radikal değişimlerde Amerika Birleşik Devletleri’nin etkisine dikkat çeken Başkan Gemici, yıl sonuna doğru ortaya çıkabilecek enflasyon etkisine dair çarpıcı ifadeler kullandı.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için en güvenli limanlardan biri olan altında son 1 ay içerisinde yaşanan değişimler büyük bir dikkat dikkatle takip ediliyor. Yeni yılın ilk haftaları itibaren yükseliş yaşayarak rekor üzerine rekor kıran altının ons fiyatı 5 bin doları geçmiş ve gram altın 8 bin 200 Türk Lirası’na kadar çıkmıştı.
Altında yaşanan tarihi yükselişin ardından piyasalarda düşüş yaşanmış ve gram altın 7 bin liranın altına kadar inmişti. Bu çok düşüş sonrası yeniden yükselişe geçen altın 7 bin 600 Türk lirasına kadar çıkarak yatırımcılarına bir nebze de olsa nefes aldırdı.
Altında son bir içerisinde yaşanan bu değişim trendleri sonrası Yalova Gazetesi’ne konuk olan Yalova Kuyumcular Derneği (YAKUD) Başkanı Hüseyin Cihangir Gemici çok konuşulacak açıklamalar yaptı. Altında bu denli bir değişime hiç tanık olmadığına dikkat çeken Başkan Gemici, Amerika Birleşik Devletleri’nin etkisinden bahsetti. Önümüzdeki döneme dair değerlendirmelerde bulunan Başkan Gemici yıl sonuna ilişkin yapılan tahminlerin doğru çıkması durumunda konut piyasasında yaşanabilecek enflasyon tehlikesine işaret etti.
“Altın, küresel ölçekte bütün ülkeler için bir beka meselesi hâline geldi”
35 yıldır kuyumculuk sektöründe olduğunu ve son 5 yıldır yaşanan değişimlerin bir nevi bu alana dair bildiği her şeyi unutturan bir nitelikte olduğunu söyleyerek açıklamalarına başlayan Başkan Gemici, “Altın belirsizliği sevmez, gerginliği sevmez. Küresel çapta, özellikle Ortadoğu’da ciddi bir gerginlik var. Küresel sermayenin pozisyonları nedeniyle altının talep görmesi kaçınılmaz hale geldi. Amerika’nın yaklaşık 38 trilyon dolar borcu bulunuyor. Bu borcu ödemek için kendi ülkelerinde enflasyonu artırarak, faizleri düşürerek, kısacası doları değersizleştirerek bu borcun altından kalkmaya çalışıyorlar. Bir anlamda iflas yönetimi planını devreye soktular. Ellerindeki madenlerin değerini fazlasıyla artırarak ve gasp ettikleri ülkelerdeki yeraltı zenginliklerini de buna dâhil ederek bu süreci yürütüyorlar. Venezuela örneği de bunun en somut göstergelerinden biri; altın ve diğer yeraltı zenginlikleri nedeniyle. Yani ellerindeki ve gasp ettikleri ülkelerdeki değerli varlıkları daha da kıymetli hâle getirip, borçlarını değersizleştirerek bu yükün altından kalkmaya çalışıyorlar. Bu nedenle altına çok ciddi bir talep oluştu. Artık altın, küresel ölçekte bütün ülkeler için bir beka meselesi hâline geldi. Kâğıt paradan vazgeçip dijital paraya geçme planları var. Ancak dijital paranın da bir karşılığı olmak zorunda. Bu karşılık ise sadece ve sadece altın olabilir. Aslına bakarsanız, altını olanın beka sorunu olmayacağı yeni bir dünya düzenine geçiyoruz. Bu yüzden altın çok kıymetli hâle geldi ve daha da kıymetleneceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“Altın, takı amacından çıkıp yatırım amacına doğru dönüştü”
Altının son bir ay içerisinde gereğinden çok daha fazla yukarıya çıktığını belirten Başkan Gemici, “Biz bir düzeltme bekliyorduk. Bu kadar sert bir düzeltme beklemiyorduk ama yine de bir düzeltme olacağını öngörüyorduk. Şimdi o gerekli düzeltme yapıldı. Bundan sonra altının tekrar yukarı yönlü hareket edeceğini düşünüyorum” dedi. Altında yaşanan yükseliş sonrası meydana gelen radikal düşünün bir daha yaşanıp yaşanmayacağına dair soruya cevap veren Başkan Gemici, “Bu tamamen piyasanın ne kadar gerildiğine bağlı. Piyasa ne kadar gerilirse, fiyatlar otururken o kadar sert düşüşler yaşanabilir. Ancak bu tür düzeltmeler genelde alım fırsatı oluşturur. Gereğinden fazla gerilirse, doğal olarak gereğinden fazla düşer. Altında bu hep böyledir. Çok anormal bir yükseliş yaşandığında, buna paralel olarak bir düzeltme olur. Balon kısmı söner. Gerçekten yükselmesi gereken değerler vardır, bir de pohpohlanarak yükselen kısmı vardır. İşte o kısım doğal olarak geri döner” ifadelerini kullandı. Yalova’daki vatandaşların Yalova’daki kuyumculara olan ilgisi üzerine bilgi veren Başkan Gemici, “Günlük sirkülasyona baktığımızda çok büyük bir değişiklik yok. İnsanlar “altın yükseliyor, koşup kilolarca altın alalım” diyemiyor çünkü alım gücü belli. Altın çok yüksek olduğu için artık sadece alabilen alıyor. Geçen yıl 100 gram alabilen biri, bu yıl 50 ya da 30 gram alabiliyor. Çok olağanüstü bir yoğunluk yaşanmadı. Alım gücü olan herkes altın almaya çalıştı. O anlamda bir yoğunluk vardı. Şunu da belirtmek gerekir ki, biz kuyumcular sadece yatırım amaçlı altın satmıyoruz, takı da satıyoruz. Son dönemde takı satışları azalırken, yatırım amaçlı altın satışları arttı. Yani altın artık amaç olarak takıdan çıkıp tamamen yatırıma dönmüş durumda” ifadelerini kullandı.
“Akşam televizyona bakıyorum, altının gramı şu kadar diyorlar, gülüp geçiyorum”
Altının önümüzdeki dönemdeki seyrine dair konuşan Başkan Gemici, “Benim şahsi fikrim, altının bundan sonra da yükselmeye devam edeceği yönünde. Yıl sonunda gram altın için TL bazında 10 bin, hatta 12 bin liraların konuşulduğunu görüyoruz. Ons tarafında ise 8 bin doları konuşanlar var. En son ons 5 bin doları geçmişti. Amerika’nın İran’a tek bir füze atması durumunda ons fiyatı anında 6 bin dolara oturur. Orta ve uzun vadede altının yönü yukarı” şeklinde konuştu. Altının televizyondaki bahsedilen verilerle Türkiye genelindeki serbest piyasa verilerinin neden uyuşmadığına dair önemli bilgiler veren Başkan Gemici, “Televizyonda gördüğünüz fiyatlar tamamen Merkez Bankası kurlarıyla hesaplanıyor. Bunlar canlı piyasa verileri değil. Ben de akşam yemek yerken televizyona bakıyorum, altının gramı şu kadar diyorlar, gülüp geçiyorum. Biz gün boyunca televizyonda yazılandan çok daha yüksek fiyata altın bozmuş oluyoruz. O rakamlarla altın satmak mümkün değil. Televizyonda satan bir yer varsa, insanlar oradan alsın, gelip bize satsın, para kazansınlar. Bu nedenle “Yalova’daki kuyumcular neden yüksek?” ifadesini kabul etmiyorum. Bu Yalova’ya özgü bir durum değil. Türkiye’de serbest piyasa, yani gerçek ve fiziki piyasada altın, televizyondaki fiyatlarla alınıp satılmıyor. Vatandaşlar bunu zaman zaman soruyor. Mesela televizyonda çeyrek altın 11.500 lira görünüyor, biz o gün çeyreği 12.000 liraya alıyoruz. Ben 12.000 liraya aldığım bir ürünü 11.500 liraya nasıl satabilirim? Bankalarda da benzer şekilde fiziki altın yok. Para sadece ekranlarda dolaşıyor. Gittiğinizde elinize gerçek altın verilmez. Bozdururken de yüksek makaslar ve vergiler uygulanır” dedi.
“Elinde altını olanın sözü geçer” anlayışı boşuna değil”
Altının neden bu kadar değerli olduğuna ilişkin çarpıcı ifadeler kullanan Başkan Gemici, “Periyodik cetvele baktığınızda yaklaşık 120 element vardır. Tarih boyunca altın, paranın kendisi ya da paranın karşılığı olarak kullanılmıştır. Gazlar paranın karşılığı olamaz, radyoaktif elementleri cebinizde taşıyamazsınız. Reaktif elementler ise paslanır, bozulur, patlar. Geriye çok az element kalır. Onlardan da gerçekten uygun olan yalnızca altın ve gümüştür. Gümüş bol bulunduğu ve reaktif olduğu için zamanla elenmiştir. Geriye tek seçenek olarak altın kalmıştır. Bu yüzden tarih boyunca paranın karşılığı altın olmuştur. “Elinde altını olanın sözü geçer” anlayışı boşuna değildir. Bundan sonra da bu durumun daha da güçleneceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Tahminler tutarsa enflasyon patlaması yaşanabilir”
Gram altın için sene sonuna dair 10-12 Bin Türk Lirası bandında olacağına dair yapılan tahminlerin tutması durumda yüksek enflasyon durumunun ortaya çıkabileceğine işaret eden Başkan Gemici, “Tahmin edilen rakamlar olursa ülkede yeniden ev, araba ve arsa fiyatlarında ciddi bir artış, yani bir enflasyon patlaması yaşanacağını düşünüyorum. Çünkü yastık altında altını olan herkes, elindeki altınla ev alabilecek duruma geldiği anda mutlaka ev almaya niyet edecektir. İhtiyacı varsa, elindeki altın onu araba almaya da yetiyorsa, bu kez araba almaya yönelecektir. Aynı şekilde arsa almayı da düşünecektir. Bu çok ciddi bir durum. Mesela senenin başında 800 bin liralık altını olan bir kişi, 2 milyon liralık bir evi almaya niyet bile edemiyordu. Ama bugün o 800 bin liralık altın yaklaşık 2 milyon liraya ulaştı. Yastık altındaki altın bu seviyeye geldi. Bakılan ikinci el, eski de olsa bir evin fiyatı ise 2 milyon 500 bin lira oldu. Kişi bugün şunu söyleyebiliyor: “Elimdeki altın 2 milyon ediyor, kalan 500 bin lirayı da babamdan borç alırım ve bu evi alırım.” Hatta yıl sonuna doğru, hiç borç almadan bile bu evi alabilecek duruma gelmesi mümkün. Bu noktada arz devreye giriyor. İhtiyacı olan herkes, “Artık yastık altındaki altınlarımızla ev almanın tam zamanı” diyerek piyasaya yönelirse, herkes aynı anda ev almaya kalkacaktır. Bu da ev fiyatlarının adeta çıldırmasına neden olur. Aynı durum araba için de geçerli, arsa için de geçerli. Ancak ben en büyük etkiyi ve en sert enflasyon patlamasını, yıl sonuna doğru özellikle konut fiyatlarında bekliyorum. Eğer altın gerçekten konuşulan bu seviyelere gelirse, bu kaçınılmaz olur” diyerek sözlerine son verdi.



