Yalova’nın önemli sembollerinden biri olarak kabul edilen Donanma Tesisleri’nin geleceğine ilişkin Yalova Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Soygüzel, son dönemde “Hobi Bahçeleri” üzerinden yeniden gündeme gelen kaçak yapılaşma sorununa dair değerlendirmelerde de bulundu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bağlı kurumların kaçak yapılaşmaya karşı ciddi bir mücadele yürüttüğünü belirten Soygüzel, bu kapsamda Yalova İl Özel İdaresi’nin mevcut çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ayrıca İmar Kanunu’nda yapılan son değişikliklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Tarım arazilerini korumak gibi çok önemli bir sorumluluğumuz bulunuyor”
Kaçak yapılaşma ve İmar Kanunu’na aykırı yapılaşmayla mücadele konusunda Türkiye genelinde yürütülen ciddi bir çalışma ve iradenin söz konusu olduğunu işaret eden Başkan Soygüzel, “Bu konu geçtiğimiz günlerde ulusal basında da geniş yer buldu. Özellikle “hobi bahçeleri” üzerinden yürüyen önemli tartışmalar var. Türkiye artık 90 milyona yaklaşan nüfusuyla ciddi tarımsal üretim gerçekleştiren bir ülke. Dolayısıyla tarım arazilerini korumak gibi çok önemli bir sorumluluğumuz bulunuyor. Aslında bu alanları korumak; geleceğimizi, çocuklarımızın sağlıklı beslenme hakkını ve üretim kapasitemizi korumak anlamına geliyor. Bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın öncülüğünde, Tarım ve Orman Bakanlığımızın da içinde yer aldığı ciddi bir irade ortaya konmuş durumda. Bu iradenin yereldeki yansımalarını da görüyoruz” dedi.
“Öncelikli hedefimiz, kaçak yapılaşmanın başlamadan engellenmesi”
Yalova İl Özel İdaresi’nin kaçak yapılaşmanın önlenmesine yönelik çalışmaları olduğunu belirten Başkan Soygüzel, “Özellikle pandemi sonrasında Yalova’nın köylerinde ciddi bir yapılaşma baskısı oluştu. Çünkü Yalova köyleri artık klasik köy yapısından farklı; şehir yaşamına oldukça yakın standartlara sahip yerleşim alanları haline geldi. Bu nedenle vatandaşlarımızı sürekli uyarıyoruz. Eğer yapılacak yapı İl Özel İdaresi’nin sorumluluk alanındaysa İl Özel İdaresi’ne, belediye sınırları içerisindeyse ilgili belediyeye mutlaka danışmaları gerektiğini ifade ediyoruz. Valilerimiz aracılığıyla muhtarlarımız da bu konuda hem bilgilendirildi hem de uyarıldı. Dolayısıyla bu konuda işleyen bir süreç mevcut. Geçtiğimiz yıllarda özellikle birinci sınıf tarım arazileri ve hazine arazileri üzerinde yapılan ticari nitelikli kaçak yapıların yıkılmasıyla ilgili önemli çalışmalar başlatmıştık ve bunları başarıyla sonuçlandırdık. Şu anda öncelikli hedefimiz, kaçak yapılaşmanın başlamadan engellenmesi. Eğer İmar Kanunu’na aykırı bir yapılaşma gerçekleşmişse de buna yönelik çeşitli cezai tedbirler uyguluyoruz” ifadelerini kullandı.
2025 ve 2026 Verilerini Paylaştı
İl Özel İdaresi’nin 2025 ve 2026 yılı içerisinde gerçekleştirdiği çalışmalar sonucu elde edilen verileri paylaşan Başkan Soygüzel, “2025 yılında toplam 72 kaçak yapıyla ilgili işlem gerçekleştirilmiş ve yaklaşık 16 milyon 500 bin TL idari para cezası uygulanmıştır. 2026 yılının henüz dördüncü ayındayız. Buna rağmen şu ana kadar 29 yapıyla ilgili işlem yapılmış ve yaklaşık 6 milyon TL idari para cezası kesilmiştir. Tabii bu süreçte vatandaşlarımızın mağdur olmaması bizim için çok önemli. Açıkçası “kaçak yapı” ifadesi kulağa sert geliyor; belki “İmar Kanunu’na aykırı yapı” demek daha doğru olur. Çünkü vatandaşlarımız bu yapılara emeklerini, birikimlerini ve ciddi maliyetler yatırıyor. Sonrasında bunların cezaya uğraması ya da yıkımla karşı karşıya kalması son derece üzücü bir durum. Bu nedenle biz, en başından itibaren hemşehrilerimize İmar Kanunu’na uygun şekilde yapılaşmaları yönünde tavsiyelerde bulunuyoruz” şeklinde konuştu.
“Bu alanlar sadece bize atalarımızdan kalan bir miras değil; aynı zamanda çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız bir emanettir”
İmar Kanunu’nda yapılan son değişiklikler üzerinden Yalovalılara uyarılarda bulunan Başkan Soygüzel, “Önceden 5 dönümün üzerindeki tarım arazilerinde, yola cephesi bulunması halinde 75 + 75 olmak üzere toplam 150 metrekare yapı yapma imkânı vardı. Yapılan yeni düzenlemeyle birlikte bu sınır 10 dönüme çıkarıldı; yapılaşma hakkı ise 30 + 30 olmak üzere toplam 60 metrekareye düşürüldü. Dolayısıyla hemşehrilerimizin bu düzenlemeleri de dikkate almaları gerekiyor. Çünkü tarım arazilerimizi korumak zorundayız. Bu alanlar sadece bize atalarımızdan kalan bir miras değil; aynı zamanda çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız bir emanettir. Bu nedenle tüm hemşehrilerimizin bu konuda gerekli hassasiyeti göstermelerini özellikle rica ediyorum. Böylece hem vatandaşlarımız mağdur olmayacak hem de tarım alanlarımız korunmuş olacaktır.” diyerek sözlerine son verdi.




