Türkiye siyasi tarihinin en acı olaylarından biri olarak kabul edilen Sivas Katliamı, aradan geçen on yıllara rağmen unutulmuyor. 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'taki Madımak Oteli'nde çıkan olaylar sonucunda 33 aydın, 2 otel çalışanı ve 2 gösterici olmak üzere toplam 37 kişinin hayatını kaybettiği Sivas Katliamı'nın 33. yıl dönümünde, Türkiye'nin dört bir yanında anma törenleri gerçekleştirildi.
Sivas'ta yaşamını yitiren "canları" anmak ve katliamı kınamak amacıyla düzenlenen törenlerin bir ayağı da Yalova'da gerçekleştirildi. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şubesi'nin öncülüğünde Suwon Park çatısı altında düzenlenen anma törenine, Yalova Emek ve Demokrasi Güçleri Platformu'nun bileşenleri de destek verdi.
Yalova'nın önde gelen STK temsilcilerinin yer aldığı anma etkinliğine CHP Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı, CHP Yalova İl Kadın Kolları Başkanı Meryem Ataç, CHP Çiftlikköy İlçe Başkanı Savaş Kaşıkçı, CHP Yalova Belediye Meclis Üyeleri ve Yalova halkı geniş katılım gösterdi.
"Sivas Katliamı'nın hesabı bugüne kadar maalesef sorulamadı"
Anma töreni, Yalova Emek ve Demokrasi Güçleri Platformu'ndan Özgür Girişen'in gerçekleştirdiği konuşmayla başladı. Sivas Katliamı'nda hayatını kaybeden aydınları, sanatçıları ve düşün insanlarını, ayrıca olaylarda hayatını kaybeden tüm vatandaşları saygı ve özlemle anmak üzere bir araya geldiklerini belirten Girişen, "Bu acının bir daha asla yaşanmaması için farklılıklarımızı zenginlik olarak gören anlayışı, düşünce ve inanç özgürlüğünü, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal barışı kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, yakınlarına ve tüm halkımıza bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Yanan yalnızca bedenler değildi; umutlardı, türkülerdi, sözlerdi. Ancak küllerin arasından yükselen bir söz kaldı: 'Unutmadık, unutturmayacağız.' Sivas Katliamı'nın hesabı bugüne kadar maalesef sorulamadı. Hesabı sorulamadığı için bu ülkede daha sonra başka katliamlar da yaşandı. Ancak elbet bunların da hesabı bir gün sorulacak. Hukukun üstünlüğü bu ülkede yeniden tesis edilecek." dedi.
Konuşmasını tamamlayan Girişen, olaylarda hayatını kaybedenleri anmak amacıyla katılımcıları 1 dakikalık saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından şiirler okunarak 33 yıl önce hayattan koparılan "canlar" bir kez daha anıldı.
Saygı duruşunun ardından anma etkinliğini düzenleyen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şubesi Başkanı Ali Haydar Polat söz aldı.
"Zaman aşımını kabul etmiyoruz"
2 Temmuz 1993'ün Türkiye tarihinin en ağır ve en zifiri karanlık günlerinden biri olduğunu vurgulayan Polat, "Sivas Madımak Oteli'nde gerici karanlık güçlerin ve onların eli kanlı tetikçilerinin harladığı o ateşle 33 canımızı, aydınımızı, fidanımızı sonsuzluğa uğurlayışımızın üzerinden tam 33 yıl geçti. 33 yıl önce bugün yakılan ve canlarımızı hayattan koparan o kor ateş, bugün hâlâ canlarımızın ailelerinin, yakınlarının, yoldaşlarının ve yüreği eşitlik ile özgürlük yolunda atan bütün direngen insanlarımızın içinde yanmaya, ciğerlerini dağlamaya devam ediyor. Bizlere yaşattıkları bu büyük acıyı sessiz sedasız unutturmaya, hafızalarımızdan silmeye çalıştılar. Oysa hesaba katmadıkları, asla anlayamadıkları bir gerçek vardı: Hesabı sorulmayan acı unutulmaz. Unutulmamakla kalmaz; akıllarda her zaman ilk günkü tazeliğiyle dururken, katillere ve o katilleri besleyen sisteme karşı harlanan bir öfkenin, hesap sorma bilincinin her gün yeniden yeşerdiği bir dirence dönüşür. Madımak'ta işlenen insanlık suçuna verilen zaman aşımı kararını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Madımak'ın eli kanlı katillerinin tek tek, sudan bahanelerle sırtları sıvazlanarak, cumhurbaşkanının iki dudağı arasından çıkan 'affettim' sözüyle serbest bırakılmasını, tahliye edilmesini asla kabul etmiyoruz. Bizler biliyoruz ki bu katliamlar sadece gelip geçici iktidarların değil, faşist sistemlerin de bir sorunudur." şeklinde konuştu.
"Cemevleri yönetmeliklerle geçiştirilemez, doğrudan Anayasa'da ibadethane olarak tanımlanmalıdır"
Düzenledikleri anma töreninin bir yas günü olarak nitelendirilemeyeceğini belirten Polat, "Bu anma, 33'lerin egemenlerden ve zalimlerden daha çok yaşayacaklarının mühürlü bir yeminidir. Ancak daha geçmişin yaralarını saramamışken, bizi inancımızdan koparmanın, asimile etmenin başka yollarına başvuruyorlar. Cemevlerimizi imar mevzuatında 'kültürel tesis' olarak tanımlayarak ibadetimizi yok saymaya, cami, kilise ve havra gibi diğer ibadethanelerle eşit statüye getirmekten kaçarak anayasal haklarımızı ihlal etmeye yelteniyorlar. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Cemevleri yönetmeliklerle geçiştirilemez, doğrudan Anayasa'da ibadethane olarak tanımlanmalıdır. Bizler asla devletin Alevisi olmayacağız." dedi.
"Bu dava, biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız"
Katliamın 33. yıl dönümü için dünyanın dört bir yanında anma törenleri gerçekleştirildiğini belirten Polat, "2 Temmuz'da '33 Can, 33 Yıl' şiarıyla başta Sivas olmak üzere yurdun dört bir yanında, Avrupa'da, Britanya'da, Avustralya'da ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bağlamalarımızla, semahlarımızla, deyişlerimizle ve sarsılmaz inancımızla alanlardaydık. Haklı taleplerimizi haykırmak, canlarımızın anısını gökyüzüne nakşetmek için tüm halkımızla birlikte bir kez daha alanlardayız. Bu mücadele sadece birkaç güne sığdırılamaz. '33 Can, 33 Yıl' şiarıyla yürütmeye başladığımız anma programlarımız, adalet ve eşit yurttaşlık taleplerimiz doğrultusunda yıl sonuna kadar kesintisiz şekilde devam edecektir. Madımak Oteli amasız, fakatsız bir 'Utanç Müzesi' olana dek, bu katliamın arkasındaki derin yapılar açığa çıkıp yargılanana dek mücadelemiz durmayacaktır. Bizler, Pir Sultan Abdal'ın torunları, Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin yolundan ayrılmayanlar, Kalender Çelebi'nin yoldaşları olarak zulme sessiz kalmayacağız, karanlığa teslim olmayacağız, Pir Sultan'ca yol yürümekten asla vazgeçmeyeceğiz. Gelin canlar bir olalım, bu gerici, çağ dışı barikatları yıkalım, adaleti birlikte haykıralım. 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olmaz. Sivas davası bir insanlık davasıdır. Bu dava, biz bitti demeden bitmez. Hesabını soracağız... Unutmadık, unutturmayacağız!" diyerek sözlerini tamamladı.
Polat'ın konuşmasının ardından, aralarında hayatını kaybeden sanatçıların eserlerinin de bulunduğu birçok türkü seslendirildi ve anma töreni sona erdi.



