Geçtiğimiz günlerde ilimizde peyzaj ve süs bitkileri sektörünün 2050 vizyonunu belirlemek amacıyla “Yeni Nesil Vizyon Forumu” düzenlendi. Yalova Valiliği, Yalova Üniversitesi, Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Yalova İl Özel İdaresi, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası ile Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nün iş birliğinde gerçekleştirilen forumda sektörün geleceğine yönelik stratejiler ele alındı.
Medyaya yansıyan kısmından öğrendiğimiz kadarıyla gerçekleştirilen forumda sektörün geleceği, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve yapay zeka destekli yenilikçi çözümler odağında değerlendirilmiş.
Süs bitkileri denildiğinde aslında Yalova, Türkiye’nin önemli üretim noktalarının başında geliyor. Ama Yalova’nın bu özelliği çoğu zaman göz ardı ediliyor. Yıllardır Türkiye’nin en önemli süs bitkileri üretim merkezlerinden biri olan şehrimiz elindeki potansiyeliyle sektörün lokomotif şehirlerinden biri olmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen sektör buluşması ve geleceğe yönelik değerlendirmeler de bu potansiyelin halen güçlü olduğunu ortaya koyuyor.
Peki bu kadar büyük bir potansiyele sahip olan Yalova, bundan hak ettiği ekonomik payı alabiliyor mu? Asıl sormamız gereken soru bence bu.
Bugün kentte üretilen süs bitkileri Türkiye’nin dört bir yanındaki parkları, bahçeleri ve şehir meydanlarını süslüyor. Belediyelerin peyzaj projelerinde kullanılan binlerce bitkinin önemli bölümü Yalova’dan çıkıyor. Buna rağmen üretici, artan maliyetler karşısında ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Mazot pahalı…
Elektrik pahalı…
Gübre ve ilaç maliyetleri her geçen yıl artıyor…
İşçilik giderleri yükseliyor…
Buna karşılık üreticinin kazancı aynı oranda büyümüyor.
Üstelik sektör yalnızca üretimden ibaret değil. Doğru planlama yapılabilse Yalova; peyzaj tasarımı, lojistik, fide teknolojileri, ihracat, eğitim ve fuarcılık alanlarında da Türkiye’nin merkezi haline gelebilir.
Dünyada bunun örnekleri var. Hollanda, yalnızca çiçek satarak milyarlarca avroluk ihracat gerçekleştiriyor. Çünkü sadece üretmiyor; markalaşıyor, teknoloji geliştiriyor, lojistik altyapısını güçlendiriyor ve dünya pazarlarına yön veriyor.
Yalova ise doğal avantajlarına rağmen halen çoğu zaman yalnızca üretim yapan bir şehir olarak kalıyor.
Oysa bu şehir, Marmara Bölgesi’nin tam merkezinde bulunuyor. Büyük pazarlara yakınlığı, limanlara erişimi ve iklim avantajı sayesinde çok daha büyük bir ticaret hacmine ulaşabilecek imkanlara sahip aslında. Bu atılımı yapmak için yalnızca üreticinin çabası yeterli değil.
Yerel yönetimlerin, üniversitenin, kamu kurumlarının ve sektör temsilcilerinin ortak bir vizyon oluşturması gerekiyor. İhracatı artıracak destekler, uluslararası fuarlar, modern üretim teknikleri, dijital pazarlama ve markalaşma çalışmaları artık ertelenmemeli. O nedenle yapılan bu formu çok doğru buluyorum. Ama inşallah yapmış olmak için yapılan bir etkinlik olarak kalmaz.
Çünkü süs bitkileri sadece estetik değildir.
Katma değerdir…
İhracattır…
İstihdamdır…
Gençlere yeni iş alanları açacak önemli bir ekonomik fırsattır…
Sizce de artık; “Türkiye’nin süs bitkileri başkenti olabilecek bir şehir neden halen bu unvanın ekonomik karşılığını tam anlamıyla alamıyor?” sorusunu sormanın zamanı gelmedi mi?
Eğer bu soruya cesur cevaplar verilebilir ve uzun vadeli bir yol haritası oluşturulabilirse, Yalova sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın da önemli süs bitkileri üretim ve ticaret merkezlerinden biri olabilir. Çünkü bu potansiyel zaten var.
Eksik olan; planlama, koordinasyon ve güçlü bir vizyon!