Yalova Atatürk İlkokulu’nun olası bir depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararının alınmasının ardından, Atatürk İlkokulu’nun bulunduğu arazinin nasıl değerlendirileceği konusu Yalova gündeminde yer ediniyor.
Ne Olmuştu?
Süleymanbey Mahallesi’nde bulunan 1378 ada 6 parseldeki Atatürk İlkokulu arazisinin imar planı, uzun yıllar boyunca “Park Alanı” olarak değerlendirilmişti. Bu kapsamda Yalova İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün açtığı davanın sonuçlanması ve mahkemenin de davacıları haklı bulması sonrası, Temmuz Ayı Olağan Meclisi’nde bir araya gelen Yalova Belediye Meclisi üyeleri, mahkeme kararına uymak için karar aldı.
Atatürk İlkokulu’nun “Park Alanı” statüsünden çıkarılarak “plansız” kalması yönündeki İmar Komisyonu kararının oybirliği ile kabul edilmesi bu süreci sonlandırmazken, konu bir kez daha Ağustos Ayı Olağan Meclisi’nde konuşuldu. Yalova İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, Atatürk İlkokulu arazisinin “İlkokul Alanı” olarak değerlendirilmesi yönündeki talebini gündeme alan Yalova Belediye Meclisi üyeleri, bu konudaki kararı İmar Komisyonu’na sevk etti.
Atatürk İlkokulu’nun imar planının nasıl değerlendirileceği konusunda Ağustos ve Eylül Ayı Meclislerinde herhangi yeni bir karar alınmazken, Yalova kamuoyunda farklı görüşler ortaya çıktı. Arazinin “park alanı” ya da “ilkokul alanı” olarak değerlendirilmesi yönünde yoğunlaşan söylemlerin ardından, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yalova İl Temsilcisi Mimar Safa Uygun da konuya ilişkin görüşlerini paylaştı.
Yalova Gazetesi’nin konuğu olan Yalova İl Temsilcisi Uygun, konunun kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti ve hibrit sistemin uygulanabileceğini belirtti.
“Yıllar içerisinde fonksiyon ve erişilebilirlik yönünden ziyadesiyle görevini yapmış bir okul yapısı karşımıza çıkıyor”
Atatürk İlköğretim Okulu, Saffet Çam İlköğretim Okulu ve birçok okulun Yalova kamuoyunda depremsellik, dirençli yapı ve ulaşım yönünden sorunsallarının olduğunu bildiklerini aktaran ve bu yapılarla ilişkili olarak yıkım kararı verildiğini hatırlatan Uygun, “Özellikle Atatürk İlköğretim Okulu ile alakalı, kentsel hafızada çokça yer edinmiş olması nedeniyle farklı bir durum söz konusu. Kentsel hafızayı biraz açalım. Hem şehrin şehirleşme kronolojisinde ve tarihinde çok önemli bir yer ediniyor hem de öte yandan yıllar içerisinde fonksiyon ve erişilebilirlik yönünden ziyadesiyle görevini yapmış bir okul yapısı karşımıza çıkıyor. Bu bağlamda biz, mimarlık perspektifiyle bir yapının genel olarak hangi gereklilikleri sağladığı üzerinden analiz yaptığımızda, az önce de tekrarladığım gibi görevini yerine getirmiş bir yapıyla karşı karşıyayız” dedi.
“Günün sonunda iyi bir toplanma alanı da olabilir”
Atatürk İlköğretim Okulu arazisiyle ilgili analizler yapmak istediğini söyleyen Uygun, “Yalova kamuoyu olarak biraz sıkışmış durumdayız. Yani ya Atatürk İlköğretim Okulu’nun yerini meydan yapalım, yeşil alan yapalım, rekreasyon alanı yapalım veyahut da ‘Hayır, aynı okul alanı olarak kalsın’ diyoruz. Şimdi öncelikle meydan kısmını yorumlamak isterim. Tabii birçok kente göre çok değerli bir rekreasyon alanı ve yeşil alan bandımız var. Nerede? Sahil bandımızda, sahil şehrimizde. Yani sosyal yönden, deniz kenarında konumlanan bir meydanla kendimi hiçbir şekilde eşleştirme ve mukayese etme şansım yoktur. Bu bağlamda meydan yönünden çok artı puan alan bir yer mi bu alan? Biz çokça artı puan alan bir yer olduğunu düşünmüyoruz. Ama günün sonunda, depremsellik yönünden toplanma alanı fonksiyonu olabilir mi? Evet. 3 bin 200 küsur metrekarelik bir alandan bahsediyoruz. Belki çok randımanlı bir otopark alanı olmasa dahi hem bodrum altında, temel altında, zemin altında hem de zemin üstünde iyi bir meydan, iyi bir toplanma alanı olabilir mi? Evet” şeklinde konuştu.
“Atatürk İlkokulu başka bir yere taşınırsa erişilebilirlik yönünden sıkıntılar ortaya çıkabilir”
Bu konuyla ilgili olarak kaçırılan bir hususun olduğunu belirten Uygun, “Şu anda biz şehir merkeziyle alakalı ısrarla, tamamıyla ticarileşmiş ve ticari fonksiyon olarak çalışan bir yer yorumlaması yapıyoruz. Ama takdir edersiniz ki şu anda Merkez Belediyemizin aldığı kararlarla bir kentsel dönüşüm hamlesi ısrarla, mütemadiyen devam ettirilmekte. Bu şu manaya geliyor: Benim Fevzi Çakmak, Rüstem Paşa ve Bahçelievler mahallelerimin birçoğu, ivedi şekilde ve ekonomik buhranda nihayete erince dönüşmeye başlayacaktır.
Peki, bu durumda burada şunu yorumlamamız lazım: Bizim burada bu okuldan istifade edecek kişi sayımız, öğrenci sayımız artacaktır. Peki, okulun yerinin taşınması mantıklı mı? Okul başka bir aksa, başka bir yere alındığı takdirde, az önce yorumladık ya, erişilebilirlik yönünden, erişilebilirlik puanı yönünden biz Atatürk İlköğretim Okulu’nun yeni yerinde problem yaşayabiliriz.
Şu anda bu bahsettiğim mahallelerle alakalı erişim çok kolaydır. Hatta evet, servisle taşımacılık vardır ama bir o kadar kişi de kentsel dönüşüm sürecinden sonra bu okula yaya olarak ulaşım sağlayacaktır. O zaman biz oda olarak burada şu çıkarımı yapıyoruz: Demek ki dönüşümden sonra bu okuldan aynı fonksiyonda, aynı yararlılıkla ve aynı randımanla istifade edileceği bellidir” ifadelerini kullandı.
Farklı Bir Çözümü İşaret Etti: “Karma fonksiyonlu bir üst yapı ve meydan tasarımı olabilir”
Tek bir yorumun ve cevabın içine sıkışılmaması gerektiğini belirten ve modern mimaride hibrit sistemlerin uygulanabildiğine dikkat çeken Uygun, “Belli bir kısmı küçük bir meydancık olabilir, belli bir kısmı okul alanı olabilir. Veyahut okul yapımızı kısmen bir kat yukarı kaldırmak kaydıyla... Şimdi böyle ivedi şekilde birçok farklı çözümü sıralayabiliriz. Çok farklı çözümlerle burada karma fonksiyonlu bir üst yapı ve meydan tasarımı da yapılabilir.
Bu sayede geleceğin Yalova’sında İstanbul Caddesi aksında veya birçok aksında öğrenci olarak benim ihtiyaçlarımı da karşılar. Öte yandan bir soluklanma meydanı, bir soluklanma alanı ve kısmi bir toplanma alanı olarak da bu 3 bin 200 metrekarelik alanın bize fayda verme ihtimali bulunmaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.


