Bu hafta sizlere yaşadığımız ilimizde bir özel müzenin hikayesini anlatacağım. Türkiye’de ilk ve tek olan yoğurt müzesi görülmeye değer bir varlık olarak Yalova Ticaret ve Sanayi Odasının bünyesinde faaliyet göstermektedir.
Geçtiğimiz hafta basında bir haber dikkatimi çekti. Çiftlikköy’de özel bir okul Ayşen Hanım’ın nezaretinde ailesinin kurmuş olduğu yoğurt müzesini öğrencilerine gezdirdi. Ben de hep bu müzeyi görmek istemiştim. Üşenmedim müzeyi yakından görme şansına sahip oldum.
Ayşen Hanım babasının yapmış olduğu ticari faaliyet olan yoğurt üretme işlemlerini ve yapılış aşamalarını geçmişten bugüne taşımış oldu. Müzeyi yakından gördüğünüz zaman o zamana ait eşyaları ve firmanın kuruluş hikayesini okuma şansınız olacak. Yurdumuza göçmen olarak gelen bir ailelerin başarı hikayesini yakından tanıma şansınız olacak.
Ben müzeyi gezdiğimde hemen aklıma çocukluğum ve kuzenlerim geldi. Yörük ailesinin bir ferdi olarak Mersin ‘in Gülnar İlçesi’nin Toroslar bölgesine gittiğim zaman yörükleri ve o topraklarda yaşam hikayelerini yakından tanıma şansım oluyor. Sütün nasıl yoğurt ve tereyağı ve olma aşamalarını görüyorum. Zorlu coğrafyada nasıl hayvan güttüklerini ve nasıl ekin derdiklerini bizzat görmüş biri olarak bu müze çocukluğumu ve köyümde kuzenlerimle oynadığım oyunları çağrıştırdı.
Gelelim bu yoğurt müzesinin hikayesine okuduğum kadarıyla;1969 yılında Akif Turna’nın oğlu Muzaffer Turna ile Recep Vardarlı’nın kızı Nuran evlenir. Bu evlilik TİKVEŞLİ yoğurdunun Yalova’da üretilmesini sağladı.1978 yılına kadar bu birliktelik sürer. Daha sonra TURNALAR Markası İstanbul ‘da dağıtılmaya başlar.1982 yılında Sakarya’da kurulan ikinci fabrika markalaşmanın yolunu açar. Tikveşli de büyüyerek devam eder ve rakip olurlar.
1986 yılında Nuran Turna hayatını kaybeder. Daha sonra Emine Vardarlı ve Doğan Vardarlı hayata gözlerini yumar. Bu acı kayıplar neticesinde Tikveşli Sabancı grubuna satılır. Turnalar ise 2007 yılında ticari hayatına son verir. Tabiri caizse bedenleri ölür ama ruhları ebediyen yaşar.
Bu yoğurt müzesinin hikayesi artık Yalova’dan çıkarak dünyaya doğru evrilmeye başlamıştır. Ayşen Hanımdan aldığım bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim. UNESCO tarafından Çin’de Aralık ayında yapılacak olan etkinlikte Ayşen Hanım bu kültürel değerimizi anlatan bir sunum yaparak herkese anlatacak.
Yolunuz Çınarcık yolunda bulunan Yalova Sanayi Ticaret odasında bulunan bu yoğurt müzesini gezmesini tavsiye ederim. Bir yoğurt tarihini yakından görme imkanına sahip olacaksınız. Kaçırmayın derim. Böyle bir değeri bizlere taşıyan Ayşen Hanım’ ve ailesine teşekkürü borç biliriz.
Yazımı burada noktalarken yeni gündemlerde buluşmak dileğiyle esen kalın…