‘’ Marifet iltifata tabidir , alıcısı olmayan mal zaidir ‘’ Ziya paşaya ait bu sözü pek severim ve yeri geldiğinde de sık sık kullanırım. Başarılı işler yapan takdir edilmelidir. Takdir edilen kişi daha iyisini başarmak için bilenir ve emeklerinin boşa gitmediğini düşünerek daha fazla çalışır. Bizim toplumun yapısında hak edene teşekkür etme, iltifat etme kültürü yeterince gelişmemiştir. Bir kuru teşekkürün bile büyük motivasyon yapacağı bilindiği halde bizim toplumumuzda kolay kolay kimse kimseye teşekkür ve iltifat etmez. Sanırım bu bizim genetik yapımızdan gelen bir sorun. Tarihin derinliklerinde saklı olan bu sorunun temel kaynağı sanırım göçebe yaşamın getirdiği zorluklardır diye düşünüyorum. Yerleşik düzenin sağladığı zerafet ve incelik kültürünün tam manası ile oluşması için biraz daha zamana ihtiyacımız var gibi .
‘’ Şark zihniyeti ‘’ olarak adlandırılan bir kültür bizde daha hakimdir . Çalışarak başarı kazanan kişinin takdir edilmesi ve onore edilmesi yerine daha ziyade çelme takılarak tökezletilmesi daha yaygındır. Hatta bu konu ile ilgili meşhur bir atasözümüz bile mevcut ‘’ Meyve veren ağaç taşlanır ‘’. Maalesef yurdumuzda güzel işlere imza atanlar genellikle bu tarz muamele ile karşılanır ve kişi ‘’ meyve verdiğin için başına bunlar geliyor sen aldırma’’ tarzı saçma sapan bir teselli ile avutulmaya çalışılır.
Oysa ülkemizde güzel işlere imza atan ve takdir edilmeyi bekleyen pek çok kurumumuz ve insanlarımız var. Bunlardan güncel olan birkaçını size örnek olarak yazmak istiyorum.
Eskişehir Tepebaşı Belediyesinin desteği ile kurulan ‘’ İki elin sesi var Çocuk Senfoni Topluluğu ‘’ kısıtlı imkanları ile katıldıkları uluslararası yarışmada Avrupa’ dan 3.lük ödülü ile döndüler. 2.yıl önce kurulan orkestra pek çok ulusal ve uluslar arası konserler verdi ve son olarak dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl SAY ile aynı sahneyi paylaştılar.
Konumuz sanat olsa da ilimizde spor alanında büyük başarı gösteren spor ekiplerimizden YOSOK ( Yalova Ortopedik Spor Kulübü ) teşekkürü hakediyor. Ulusal ve Uluslararası alanda kazandıkları başarılar gözardı edilmemeli.
Masa Tenisinde de Yalova’ nın spor tarihindeki bir ilk'e imza atan kızlarımızı tebrik ediyorum.Tüm spor branşlarında Yalova'dan bir kız takımı ilk defa 1.ligde şampiyon oldu. Türkiye Bayanlar arası Masa Tenisi 1.lig şampiyonu olan takımın oyuncaları Aybala, Ece ve Çiğdem'i canı gönülden kutluyorum. Kızlarımızı ve güzel çalışmalara imza atan bütün kardeşlerimizi ayakta alkışlıyorum.
Yerelden çıkarak ulusalda ve uluslararası alanda başarı gösterenler her zaman övgüyü hakediyorlar. Onları kutlamak , başarılarını takdir etmek gerekir. Toplum olarak bu insanlarımıza hakettikleri önemi ve desteği verirsek daha büyük başarıların gelmesine de katkı sunmuş oluruz . Kültür’de, sanat’ta , spor’ da başarı durduk yerde gelmiyor. Büyük emekler ve alınteri dökülerek bir yerlere ulaşabiliyorsunuz .
Yerel ve Merkezi yönetimlerin desteği ile bu tarz çalışmalar genişletilebilir , siyaset üstü zeminler yaratılarak ciddi kültür sanat çalışmaları yapan STK lar maddi manevi destek ile hizmet kalitelerini ve başarı grafiklerini yükseltebilirler. Bunun neticesinde bütün topluma daha çok güzellikler ve başarı hikayeleri sunulabilir.
Atatürk’ün bir sözü ile yazıyı noktalamak istiyorum. ‘’ Ben sporcunun zeki, çevik aynı zamanda ahlaklısını severim ‘’