Yalova’ya dışarıdan bakanlar için burası halen; “İstanbul’un yanı başında, denizi ve yeşili olan sakin bir şehir.” Ama bu cümlenin içinde görünmeyen bir soru var. Bu sakinlik gençlere bir gelecek vaat ediyor mu?
Sahil boyunca yürüyen gençlere sorun! Çoğunun hayali bir gün gitmek. İstanbul’a, Bursa’ya, İzmir’e… Hatta mümkünse yurt dışına. Çünkü Yalova, yaşamaya güzel bir şehir olabilir ama hayal kurmaya yeterince geniş bir şehir mi? İşte asıl soru bu.
Gençler yalnızca deniz manzarasıyla, termal tesislerle, temiz havayla doymaz, gelecek hayali kuramaz. Onlar iş ister, kariyer ister, sosyal hayat ister. Yalova’da bunların bir kısmı var ama yeterli mi? Üniversite bitiren kaç genç memleketine dönüp “Burada kalırım” diyebiliyor? Kaçı kendi alanında iş bulabiliyor? Kaçı “Yalova’da da olur” diye cesaret edebiliyor?
Tam da bu noktada Yalova’nın yıllardır kanayan bir yarasına geliyoruz. On binlerce gence iş hayali sunan Organize Sanayi Bölgesi.
Yıllardır konuşulan, umut bağlanan, “Yalova’nın kaderini değiştirecek” denilen OSB’ler, halen beklenen ölçüde faaliyete geçebilmiş değil. Altyapı gecikmeleri, bürokratik süreçler, yatırımcı çekme konusundaki ağır ilerleyiş… Bütün bunlar gençlerin geleceğini de doğrudan etkiliyor.
Bir şehir, gençlerine “kal” diyebilmek için önce iş göstermek zorundadır. Oysa OSB’ler tam kapasiteyle çalışmadığı sürece Yalova, nitelikli istihdam üretmekte zorlanıyor; gençler ise mecburen başka şehirlere yöneliyor. “Gitmeyin” demek yetmez, gidecek nedenleri ortadan kaldırmak gerekir. OSB’lerin sürüncemede kalması tam da bu nedenle sadece bir ekonomik mesele değil, aynı zamanda bir gençlik ve gelecek meselesidir.
Bir başka istihdam kaynağı olacağı umuduyla açılan tersaneler de tıpkı OSB’ler gibi beklenen etkiyi yaratmadı. Gençlerin istihdam seçeneği olmanın çok uzağında kaldı. Yalovalı gençlerin eğitim düzeyi göz önünde bulundurulduğun tersanenin doğru bir tercih olmadığı anlaşılıyor. Yalovalı gençler için istihdam yaratacak doğru sanayi yatırımları teşvik edilmeli.
Şehir merkezinde akşamüstleri kafelerde oturan gençlere kulak kabartın. Sohbetler hep aynı; “Burada kalmak güzel ama…”
Bu “ama”nın içinde işsizlik var, düşük maaş var, sınırlı imkan var, bazen de “sıkışmışlık” hissi var.
Oysa Yalova’nın potansiyeli büyük. Doğası, konumu, tarımı, turizmi, Termali… Aslında gençlere sunabileceği çok şey var. Ama bunun için tesadüfe değil, vizyona ihtiyaç var.
Gençlerin kalmasını istiyorsak:
•OSB bir an önce gerçek anlamda işler hale getirilmeli,
•Daha nitelikli istihdam alanları yaratılmalı,
•Girişimcilik desteklenmeli,
•Kültür-sanat alanları çoğaltılmalı,
•Gençlerin sesi yerel yönetimde daha fazla duyulmalı.
Aksi halde Yalova, sadece “emekli şehri” olarak anılmaya devam ederken; enerjisi, yaratıcılığı ve dinamizmi başka şehirlere akıp gidecek.
Belki de kendimize sormamız gereken soru şu:
Gençler Yalova’da kalmak istemiyor mu, yoksa Yalova gençleri burada tutacak kadar istemiyor mu?
Çünkü bir şehir, ancak gençleri kadar geleceğe sahiptir.