Yalova’da uzun yıllar eczacılık faaliyeti yürüten, sufi müziği alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla dikkat çeken ve "Hasat Vakti" müzik topluluğunun iki kurucusundan biri olan Kürşat Emre Çandır, geçtiğimiz aylarda yayımladığı ilk solo albümü "Bahar Dalı"nda yer alan "Bahar Dalı", "Fikrimin İnce Gülü", "Gamzedeyim", "Gel Ey Deniz'in Nazlı Kızı" ve "Manastır Türküsü" adlı beş eseri, "Nüvaz Müzik"in YouTube kanalında dinleyicilerinin beğenisine sunmuştu.
YouTube'un yanı sıra Spotify, Deezer ve Apple Music gibi önemli dijital müzik platformlarında da yayımlanan "Bahar Dalı" albümüne ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Albüme adını veren "Bahar Dalı" eserine çekilen klip, "Nüvaz Müzik"in YouTube hesabında yayımlanarak dinleyicilerle buluştu.
İlk solo albümüne ait ilk klibini yayımlamanın heyecanını yaşayan Kürşat Emre Çandır, Yalova Gazetesi'ne değerlendirmelerde bulundu.
"Bahar Dalı" adlı albümüne ismini veren eserin sözlerinin merhum Mustafa Yazgan tarafından 1961 yılında kaleme alındığını, yıllar sonra ise yakın arkadaşı Serkan Güven'in bestesiyle yeniden hayat bulduğunu belirten Çandır, bu iki ismi anmadan böyle bir çalışmanın hayata geçemeyeceğini vurguladı.
"Bu şarkıyı en çok sevdiğiniz kişiye ithaf edebilirsiniz"
Yayımlanan klibe ilişkin detayları paylaşan Çandır, "Yönetmenimiz sevgili Aysun Küçükbayraktar, çok kıymetli bir çalışmaya imza attı. Klip için son derece etkileyici bir senaryo hazırlandı. Klibin baştan sona akışını izlediğinizde adeta bir film şeridi gibi ilerleyen bir hikâyeyle karşılaşıyorsunuz. En sevdiğimizden geliş ve en sevgiliye dönüş yolculuğunu anlatan bir anlatım kurgulandı." dedi.
Eserde geçen, "Saz da sensin, söz de sensin; inan ruh da sen, öz de sensin." dizelerinin dinleyiciye geniş bir anlam dünyası sunduğunu ifade eden Çandır, "Siz bu şarkıyı en çok sevdiğiniz kişiye ithaf edebilirsiniz. Bu bazen yüce Yaradan olur, bazen Peygamber Efendimiz olur, bazen de gönül verdiğiniz kişi olur. Bu tamamen dinleyenin gönül dünyasına göre değişir. Mustafa Yazgan ağabey bugün hayatta olmadığı için bu sözleri tam olarak kime ithaf ettiğini bilmiyoruz. Ancak muhtemelen o engin gönül coğrafyasında yer alan en kıymetli varlığa ya da kişiye ithaf etmiştir." ifadelerini kullandı.
Yalova'dan görüntüler yer alıyor
Klip sürecinin hem çok keyifli hem de oldukça meşakkatli geçtiğini söyleyen Çandır, "Bu klipte öncelikle Yalova'nın yer almasını istedik. Daha önce de ifade ettiğim gibi Türkiye'nin birçok farklı şehrinde konser verdik. Gittiğimiz her yerde konserlerimize, 'Yalova'nın selamını getirdik.' diyerek başladık. Adeta yıllardır Yalova'nın fahri tanıtım elçisi gibi çalıştık. Bu nedenle ilk klibimizin de Yalova'dan izler taşımasını istedik. Böylesine güzel bir coğrafyada yaşayıp da klip için uygun mekân bulamamak mümkün değil. Yürüyen Köşk klibimizin en önemli unsurlarından biri oldu. Bunun yanı sıra Termal'de çekilen tüm doğa görüntüleri, yemyeşil alanlar ve çiçek açmış dallar tamamen Termal'in doğal güzelliklerini yansıtıyor. Şehir merkezinde de çeşitli planlar kullandık. Örneğin Kent Müzesi önünde yaklaşık 10-15 saniyelik bir sahne yer alıyor." şeklinde konuştu.
Yapay zekâdan faydalanıldı: "Klipte suyun üzerinde yürüyen şey beden değil, ruhtur"
Klipte duyguları ve manevi unsurları daha iyi yansıtabilmek amacıyla yapay zekâ teknolojisinden de faydalandıklarını belirten Çandır, "Özellikle en sevgiliden geliş ve en sevgiliye dönüşü anlatan sahnelerde buna ihtiyaç duyduk. Suyun üzerinde yürüyüş sahnesi aslında maneviyatı temsil ediyor. Ne kadar geniş bir hayal gücünüz olursa olsun, bunu yalnızca kamera ya da dijital bir cihazla anlatmanız mümkün olmuyor. Suyun üzerinde yürüyebilmek, suyla ve canla bir olabilmek, hayatın kendisi olabilmek ilahi yaratılışı simgeliyor. Tasavvuf ehli de insanın Allah'ın özünden bir parça taşıdığını ifade eder. Biz de bu düşünceyi anlatabilmek için su üzerindeki yürüyüş metaforunu tercih ettik. Aslında biz maddi varlıklarız ve kâinatta bir yer işgal ediyoruz. Bu nedenle normal şartlarda suya girdiğimizde batmamız gerekir. Ancak klipte suyun üzerinde yürüyen şey beden değil, ruhtur. O ruh geldiği yere geri dönmektedir. Elbette bunu sevdiklerimize, dostlarımıza ve hayat yolculuğunu birlikte paylaştığımız insanlara da ithaf edebiliriz. Fakat klibin asıl amacı, insanın nereden geldiğini ve nereye döneceğini sanat müziği eşliğinde manevi bir bakış açısıyla anlatabilmektir. Umarım bunu izleyicilerimizin gönlüne ulaştırabilmişizdir." dedi.
"Sponsorluk ya da ortak projeler gibi her türlü iş birliğine sıcak bakıyoruz"
"Bahar Dalı" albümündeki diğer eserler için de yeni klip çalışmalarının gündemde olduğunu belirten Çandır, "Belki sıradaki klibimiz 'Gamzedeyim' adlı eser için olabilir. Bu noktada resmî kurum ve kuruluşlar ile farklı tüzel kişiliklere de kapımız açık. Sponsorluk ya da ortak projeler gibi her türlü iş birliğine sıcak bakıyoruz. Yalova'nın tanıtımına katkı sağlayacak her adımın içinde bugüne kadar olduğumuz gibi bundan sonra da yer almaya gayret edeceğiz. Olmasa bile biz yine bu şehre karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek adına elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Yalovalı hemşehrilerimizden, sevenlerimizden ve dostlarımızdan tek ricamız, klibimizin daha fazla kişiye ulaşabilmesi için küçük de olsa destek vermeleri. Bazen sosyal medyada yapılacak küçük bir paylaşım, bazen de sizin yaptığınız gibi Yalova Gazetesi'nin kıymetli çalışanlarının bu çalışmayı haberleştirerek kamuoyuna duyurması çok değerli. Herkesin elinden gelen küçük katkıyı sunması, bir sohbet sırasında bile bu çalışmadan bahsetmesi bizim için büyük anlam taşıyor. Böyle bir destek sağlanırsa hem bizim çalışmalarımız hem de Yalova'nın tanıtımı adına önemli bir adım atılmış olacaktır." diyerek sözlerini tamamladı.





