Bu hafta sizlere beğenerek okuduğum Ender Saraç’ın ‘’AYURVEDA’’ adlı eserinde okuduğum sevginin gücü hakkında birşeyler yazmak istedim.

Sevginin gücü üzerine küçük bir masalla başlayan bölümde;Aslında bir zamanlar hiçbirşey yoktu ,sadece tek yaratan vardı.Hiçbir zaman nedenini tam olarak bilemiyeceğimiz bir şekilde bir zamanda ,aslında zamanında olmadığı bir boyutta,bizi yaratan yalnızlığını kırmak istedi.

Belki de nedenini bilemediğimiz başka şeyleri tecrübe etmek istedi ve bu boyutta beş duyu ve sezgilerimizle algıladığımız makrokosmosu ,evreni yarattı.

Bütün bu yaratılışı oluşturan ve en büyük enerji titreşim ve gücü sevgiydi.Bütün evren bilgi ve sevgi üzerine kurulmuştu.Kim bilir Yaratan belki de sevme ve sevilme ihtiyacı hissetti.Özünde hepsinin bir olduğu ,sayılamayacak derecede çok değişik türde canlılar yaratıldı.

Hepsi de sevginin başka bir ifadesiydi.Bu güneş sistemi içerisindeki canlıların belki de en mükemmeli ve ayrıcalıklısı olan insanoğlu her türlü sorunu,sevinci,üzüntüyü,hastalığı,mutluluğu tecrübe edebile ceği özel bir fizyolojle yaratılmıştı.İnsanoğlunun üstünlüğü,belki atom bombasından,silahlardan çok çok daha güçlü olan bir şeye sahip olmasıydı.Bu da içinde yatan sevgiydi.Ama gerçek ve derin düzeyde sevgi bütün evreni’’sevme gücü’’ydü.

Dünya gezeninde ,önceleri mükemmel bir uyum içerisinde yaşayan insanoğlu giderek doğa yasala rından yavaşça kopmaya sadece kendi cinsine ve türüne değil ,aynı gezene kendisi gibi misafir olarak gelmiş diğer canlı türlerine de acılar çektirmeye başladı.

Özünden o kadar uzaklaştı ki,huzur ve barışla dolu muhteşem bir doğa içerisinde yaşarken,sevgi özeliklerinden uzaklaşıp negatif özelliklere yöneldi.Savaşlar yaptı,yalan söyledi,kin ve nefret güttü,öldürdü.Teknolojiyi yaratırken ,manevi değerlerden uzaklaştı.

Sevgi kendisini çeşitli zamanlarda ,değişik isim ve bedenlerde ifade etme ihtiyacını hissetti.İnsanlara ,Yaratanın bir parçası olduklarını hatırlattı.

Zaman zaman pek çok bilge seçilmiş kişi ,çekilen bu acıları dindirmek için çeşitli yöntemler geliştirdi.,deneyimler yaşadı.Derken bir gün insanoğlu,hem cinslerine ve diğer canlılara sevgi enerjisiy le yaklaşırsa unuttuğu mutluluğu ve huzuru yakalayabileceğini anlamaya başladı.Ait olduğu bütünün başka parçasını üzdüğünü ve aslında bunu kendisininde üzüleceği anlamına geldiğini farketti.

Sevgi o kadar önemli bir muhteşem bir güçtü ki ;insanoğlu ,kendini ,tüm canlıları ve yaratanı tekrar sevmeyi denedi.Ve ondan sonra istendiği şekilde ,gerçek ve derin düzeyden severek ,Yaratanla temas kurmaya ve tekrar muhteşem kaynaktan beslenmeye başladı.Sonra ,dünya üzerinde savaşlar ,ölümler açlık tekrar azaldı.’Sevgi’’nin gücüyle insanoğlu öyle bir noktaya geldi ki makrokosmosun bir parçası olduğunu fark etti.

Her kalpten çıkan küçük ‘’sevgi ‘’ damlacıkları birleşti,ırmak oldu,göl oldu,deniz oldu.Denizlerde sonsuz sevgi ve mutluluk okyanusuna dönüştü.Artık damlalar yok;sonsuz mutluluk ve sevgi okyanusu vardı.

Her şey başladığı noktaya geri dönmüştü.

Ender Saraç’ın kitabında giriş bölümünde aldığı ve kendisine ait yazmış olduğu ‘’Ayurveda ‘’ kitabın dan alınmıştır.Bizlere unutulan sevgi ve gücünü çok güzel ele almış.

Yazımı burada noktalarken sevgiyle kalın…