Yalova’nın tanınan gazetecilerinden Kutsi Aksay, Yalova Gözde FM’deki “Kutsi ile Okyanus” programı kapsamında, Yalova protokolünden önemli isimleri ağırlayarak kent gündemine ilişkin keyifli sohbetler gerçekleştiriyor ve merak edilen soruları yöneltiyor. Geçtiğimiz haftalarda programın konuğu, Cumhuriyet Halk Partisi Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı olmuştu. Programın son konuğu ise İYİ Parti Yalova İl Başkanı Osman Kendir oldu.
Yalova ve Türkiye gündemine ilişkin soruları yanıtlayan Başkan Kendir, birçok soruya samimi cevaplar vererek merak edilen konulara açıklık getirdi.
“Çarşı pazar erken seçim istiyor”
Türkiye’nin erken bir seçime ihtiyacı olup olmadığına ilişkin soruya cevap vererek açıklamalarına başlayan Başkan Kendir, “Bu sorunun cevabını aslında sokağa çıkan her vatandaş, konuştuğunuz her insan veriyor. Artık ülkemizde erken seçim bir ihtiyaç haline gelmiş durumda. Pazara gittiğinizde pazarcı bunu söylüyor, pazardan alışveriş yapan teyzem, amcam, abim, arkadaşım aynı şeyi söylüyor. Emekli bunu söylüyor. “21.000 lira veriyorlar, 25.000 lira yola harcıyorum” diyor. “Eşim kanser, Bursa’ya gidip geliyoruz” diyor. Ve herkes aynı noktaya geliyor: Artık yeni bir seçim, yeni bir nefes lazım. “Nefes alamıyoruz” diyor vatandaş” dedi. İYİ Parti’nin olası bir erken seçime hazırlığına dair konuşan Başkan Kendir, “Politikalarımızı oluşturduk ve olası bir seçime tüm kadrolarımızla hazırız. Tabii erken seçimin oluşabilmesi için gerekli koşullar var. Birincisi, Sayın Cumhurbaşkanı erken seçim kararı alabilir; ancak böyle bir durumda kendisinin yeniden aday olamaması gibi bir durum söz konusu. Bu nedenle bu seçeneği çok gerçekçi görmüyoruz. İkincisi ise Meclis’te nitelikli çoğunlukla, yani 360 milletvekiliyle erken seçim kararı alınabilir. Bu da farklı ittifakların kurulmasını gerektirir. Daha önce bizi çeşitli ittifaklarla suçlayanlar, bugün farklı birliktelikler kurarak hareket ediyorlar. Bu da siyasi anlamda bir pazarlık sürecini beraberinde getirir. Açıkçası çok sağlıklı bir siyaset yöntemi değildir. Nasıl olur, nasıl ilerler bilemiyorum ama şu anda çarşı pazar erken seçim istiyor. İktidarın da bu talepten rahatsız olduğunu sahada net şekilde görüyoruz” şeklinde konuştu.
“Halk değişim istiyor”
Cumhuriyet Halk Partisi Yalova İl ve İlçe Teşkilatları’nın sahaya inip çalışmalar gerçekleştirmesinin hatırlatılması üzerine Başkan Kendir, “Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Yalova kamuoyu da yakından takip ediyordur. Bir yere “inmeniz” için oranın dışında olmanız gerekir. Biz zaten sahadayız. Türkiye’nin 81 ilinde teşkilatlarımız aktif olarak çalışıyor ve her an seçime hazır durumdayız. Bizim için “sahaya inmek” diye bir kavram yok, çünkü zaten sahadayız. Tüm muhalefet partilerinin de sahada olması gerektiğini düşünüyoruz. Bugünkü iktidarın uygulamalarını ve çözüm önerilerini vatandaşla paylaşmak gerekiyor. Bu da farkındalık oluşturur. Çünkü biliyoruz ki ana akım medya muhalefeti büyük ölçüde görmezden geliyor. Bu sansürü kırmanın yolu meydanda olmak, köylerde, pazarlarda, sokaklarda, marketlerde vatandaşla bir araya gelmektir. İnsanların dertlerini dinlemek ve çözüm üretmektir. Bunu sadece İYİ Parti değil, tüm muhalefet yapmalıdır” ifadelerini kullandı. İYİ Parti’nin mevcuttaki oy oranı hakkındaki soruyu cevaplandıran Başkan Kendir, “Akşamdan sabaha türetilen, mühendislik ürünü anketler var. Bir kesimi aşağıda tutmak, bir kesimi yükseltmek üzerine kurgulanmış çalışmalar yapılıyor. Biz yakın zamanda bir anket yapmadık. Ancak kuruluşumuzdan bu yana iki yerel, iki genel seçim gördük.2018’de kurulduğumuzda %10 barajını geçtik. 2023’te de benzer şekilde önemli bir oy oranına ulaştık. Biz anketi sahada yapıyoruz. Esnafa dokunarak, vatandaşla konuşarak gerçek tabloyu görüyoruz. Siz vatandaşla temas ederseniz, onların sorunlarına çözüm üretirseniz karşılık alırsınız. Ben şuna inanıyorum: AK Parti’nin Yalova’da artık eski gücü yok. Halk değişim istiyor. Bunu çarşıda, pazarda, köy kahvesinde net şekilde görüyorsunuz. Biz iddialıyız. Siyasette iddia olmazsa olmazdır. Aynı zamanda liyakat ve enerjiye sahibiz. Bunların halk tarafından görülmesini istiyoruz. Ne olacağını halk belirleyecek. Ama sahada çok net bir değişim talebi var. Bunu görmemek mümkün değil. Pazara gittiğimizde vatandaşın yaşadığı sıkıntılar ortada. “Dört kollu olsak anca rahat ederiz” diyen insanlar var. 70 yaşına gelmiş, ömrünü çalışarak geçirmiş ama hâlâ geçim derdi çeken vatandaşlarımız var. Bizim insanımız buna layık değil. Biz siyasetimizi ikbal için değil, Yalova ve ülkemiz için yapıyoruz. Tüm arkadaşlarımız da aynı düşüncede. Artık bu ülkenin insanı daha iyi bir yaşamı hak ediyor.” dedi.
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi herkesi birbiriyle hareket etmeye mecbur bırakıyor”
İYİ Parti’nin önümüzdeki dönemde CHP ile ittifaka girip girmeyeceğine dair soruyu cevaplandıran Başkan Kendir, “Biliyorsunuz bu ittifak meselesi üzerine çokça tartışıldı. Bir Altılı Masa süreci yaşadık. Genel Başkanımız bu konuda bazı şeyleri net bir şekilde ifade ediyor. Bunu herkesin doğru anlaması lazım. Bir ittifaktan ziyade, ittifaklarda partilerin kimlikleri kayboluyor. “O parti var diye oy vermeyeceğiz” ya da “öteki parti var” gibi tartışmalar ortaya çıkıyor. Bu da siyaset içinde kısır tartışmaları beraberinde getiriyor. Genel Başkanımız çok güzel bir ifade kullanıyor: “Memleketin ve milletin lehine siyaset yapalım.” Nedir bu milletin lehine siyaset? Bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi 50+1 gibi bir zorunluluk getirerek herkesi birbiriyle hareket etmeye mecbur bırakıyor. Oysa siyaset neden vardır? Farklı partiler vardır çünkü ideolojileri, tüzükleri, bakış açıları farklıdır. Beş parmağın beşi bir değildir. Bu nedenle herkesin sesinin duyulması gerektiğini düşünüyoruz. Genel Başkanımızın “Konuşan Türkiye” vurgusu da bunu ifade eder. Herkes konuşmalı. Bu yüzden de bütünleşik muhalefet kavramı ortaya konmuştur. Buradaki amaç, muhalefetin ortak noktalarını artırmasıdır. Doğru yerlerde doğru duruşların sergilenmesi gerekir. Örneğin “terörsüz Türkiye” gibi bir başlık üzerinden yürütülen süreçler var. Mecliste tek başımıza kaldığımız durumlar da oldu. Eğer halk birleşin diyorsa, siyasetin de buna kulak vermesi gerekir. Ortak noktaları artırmadan birlikte siyaset yapmak mümkün değildir. Biz millet için, memleket için her türlü birlikteliğe açığız. Ancak bunun bir yol haritası olmalı. Kırmızı çizgilerimiz nettir: Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyetin kazanımlarıdır. Bunların kaybolduğunu da görüyoruz. Kadın cinayetlerinde, çocukların korunamamasında, eğitimde fırsat eşitsizliğinde bunu görüyoruz. Gençlerimizin işsizlik nedeniyle yurt dışına gitmek istemesi de bunun bir göstergesidir. İnsanlar burada nefes alamıyor. Bu ortamı değiştirmek zorundayız. Ama kimsenin “ben” deme hakkı yok. Biz de dahil olmak üzere herkes egolarını bir kenara bırakmalıdır. 50+1 sistemine uygun hareket edilmelidir. Öncelikle kendi partimizi büyütmeli, kendi değerlerimizle ilerlemeliyiz. Sonrasında milletin sesine kulak vermeliyiz. Kaçan gerçek budur: Milletin sesine kulak vermek. Rüzgâra karşı siyaset yapılmaz; aksi halde ıslanırsınız” şeklinde konuştu.
“Hep birlikte bir deprem master planı oluşturalım”
Tonami Köprüsü’ndeki çalışmalar hakkında yaptığı açıklamalar sonrası köprünün ulaşıma açılmasının hatırlatılması üzerine Başkan Kendir, “AK Parti milletvekillerine teşekkür ediyorum. Sözümüzü yere düşürmediler ve köprüyü kısa sürede açtılar. Demek ki bunlar yapılabiliyormuş. Aslında bunlar olması gereken işlerdir. Bunları “müjde” diye sunarsanız, insanlar da size “ne yapıyorsunuz?” diye sorar. Şunu net söyleyeyim: Yalova’da iktidar temsilcileri kamuoyu vicdanında ve algısında ciddi şekilde düşmüştür. Ancak aynı şekilde ana muhalefet de değildir. Yerelde durum biraz farklıdır. Belediye Cumhuriyet Halk Partisi’nin elindedir. AK Parti tarafında ise güçlü bir muhalefet de yoktur. Yani tablo biraz karmaşıktır. Eğer ana muhalefet görevini kim üstleniyor diye sorarsanız, biz iktidara talibiz. Ana muhalefet olmak gibi bir hedefimiz yok. Biz doğrudan iktidar hedefiyle siyaset yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Yalova’daki kentsel dönüşümde hiçbir ilerlemenin sağlanamadığını söylemenin haksızlık olacağını belirten Başkan Kendir, “Deprem sonrası birçok plan değişikliği yapıldı. Türkiye’de de iki kez deprem yönetmeliği değişti, Yapı Denetim Kanunu çıktı, imar yönetmelikleri güncellendi. Yalova’da da 2004’ten itibaren beton sınıfları yükseltildi, yapı standartları geliştirildi. Zemin etütleri, sıvılaşma ve heyelan riskleri konusunda önemli adımlar atıldı. Ancak bunlar yeterli değildir. En büyük sorun, planlamanın bütüncül olmamasıdır. Çevre düzeni planı bir şehrin anayasasıdır. Eğer bunu uygulamazsanız, eksik kalırsınız. Örneğin su ihtiyacıyla ilgili planlarda 2035 projeksiyonları yapılmış, barajlar, göletler, su kaynakları belirlenmiş. Ancak bugün bu planların gerisinde kalmış durumdayız. Bu da sorun yaratıyor. Yalova’nın acilen bütüncül bir planlamaya ihtiyacı vardır. Deprem konusunda ise hâlâ yeterli seviyede değiliz. Ben burada bir siyasetçi olarak değil, bir mühendis olarak konuşuyorum. Şehrin yöneticilerine sesleniyorum: Gelin hep birlikte bir deprem master planı oluşturalım. Siyasi ayrım yapmadan tüm kurumları, STK’ları ve üniversiteleri bir araya getirelim. Eksiklerimizi birlikte tespit edelim ve çözüm üretelim. Çünkü eğer hazırlıklı olmazsak, olası bir depremde 1999’dan daha ağır bir tabloyla karşılaşabiliriz. İstanbul’da konuşulan riskler Yalova için daha doğrudan ve daha güçlü bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle herkesin bu konuya ciddi şekilde eğilmesi gerekiyor. Ben defalarca açıklama yaptım ancak henüz “gel, ne yapabiliriz?” diyen olmadı. Yeni valimize de buradan çağrıda bulunuyorum: Hazırım, birlikte çalışabiliriz. Belediye başkanlarımızla, kurumlarımızla, herkesle iş birliği yapmaya varız. Bu mesele çok hassastır ve ertelenemez. Yalova’nın vakit kaybetme lüksü yoktur” dedi.
Büyükgümüş’ü Eleştirdi: “Sizden Yalova’ya gelip kahve içmenizi beklemiyoruz”
Yalova’nın depreme hazırlık konusunda ciddi bir fırsatı teptiğine ilişkin yapılan yorumlar hakkında konuşan Başkan Kendir, “Şimdi, depremin üzerinden 27 yıl geçti. 27 yıl geçti ve riskli zeminlerde hâlâ riskli binalar duruyor. Öncesini, sonrasını bilmem ama geride olduğumuz kesin. Bir şeylerin kaçırıldığı da kesin. Bu nedenle herkes kendi penceresinden değerlendirmeler yapıyor. Bu değerlendirmelerde haklı olan yönler de olabilir. Ancak Yalova’nın öncelikle bir ortak akla ihtiyacı var. Acil olarak Yalova’da belediye başkanlığı yapmış, bu konuda uzman insanları bir araya getirmek gerekiyor. Herkes fikirlerini ortaya koymalı. Vefa Bey’in söyledikleri sadece gazete manşetlerinde kalmamalı. Aynı masada daha önce görev yapmış belediye başkanları bir araya gelmeli. Yakup Bey olsun, Barbaros Bey olsun, Mustafa Bey olsun, Mehmet Başkan olsun, önceki belediye başkanlarımızdan hayatta olan İbrahim Uzun olsun. Yalova’ya hizmet etmiş Hüseyin Uygun gibi isimler de dahil edilmeli. Bu insanlar, teknik bilgiye sahip olanlar, sahada çalışanlar, sorunları yaşayanlar bir araya gelmeli ve şehre bir vizyon çizmelidir. El elden üstündür. Herkes bir şey söyler, ortak bir akılla yol alınır. Bence Yalova’nın en büyük ihtiyacı budur” şeklinde konuştu. AK Parti’ye ve onun Yalova’daki temsilcilerine eleştirileri olduğunu işaret eden Başkan Kendir, “Türkiye’nin en büyük STK’sı, aslında AK Parti’nin teşkilat yapısıdır. Bu yapının başında Teşkilat Başkanı olarak Ahmet Büyükgümüş vardır; aynı zamanda Yalova milletvekilimizdir. Sayın vekilime sesleniyorum: Sizden Yalova’ya gelip kahve içmenizi beklemiyoruz. Bizim beklentimiz farklı. Bu büyük teşkilat yapısının gücünü kullanarak Yalova’yı deprem dönüşümünde pilot il yapmanızı bekliyoruz. Bizi dönüştürün ki Türkiye’ye örnek olalım. Eğer bu güç ve kudret varsa bunu kullanın. Yoksa, o koltukta oturmanın bir anlamı yok. En azından yarın “Benim böyle bir gücüm yoktu” deme imkânınız olur. Ama bugün bu gücü kullanıyorsanız, bunun karşılığını görmek de bizim hakkımızdır. Yalova’yı pilot il yapacağınızı söylediğinizde, yanınızda olacağıma da söz veriyorum. Çünkü bu şehir için, özellikle deprem gibi hassas konularda parti ayrımı yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Bilgi birikimimizi paylaşmaya hazırız” dedi.
Bağlarbaşı Hakkında Konuştu: “Mülkiyetle ilgili çok ciddi problemler var”
Roman Mahallesi’ne yaptığı ziyaretin hatırlatılması ve oradaki vatandaşlardan nasıl dönütler aldığının sorulması üzerine Başkan Kendir, “Bu süreç 2006 yılında başladı. 2006’dan 2026’ya geldik, 20 yıl geçti. İnsanlar “Tükendik, psikolojik olarak dayanacak gücümüz kalmadı. Bizi ikinci sınıf vatandaş gibi görmeyin” diyorlar. Vatandaşın en temel ifadesi bu. Bölgeyi bilenler için anlatayım: Eski Bursa Caddesi’nin alt ve üst taraflarında toplam 717 konut var. Yaklaşık 200 konut alt bölgede, geri kalanı üst bölgede yapılıyor. Bir kısmının kaba inşaatı bitmiş, bir kısmının ince işleri devam ediyor. Vatandaşın beklentisi net: Bir an önce bitirilip teslim edilmesi. Çünkü prefabriklerde veya kirada yaşayan insanlar var. Ancak Roman vatandaşlar, aile yapıları nedeniyle kiralık ev bulmakta da zorlanıyorlar. 4.500 TL kira yardımı verildiği söyleniyor ancak bu rakamın uzun süredir artmadığı ifade ediliyor. Bugün Yalova’da 15-20 bin TL’nin altında kira kalmadığı düşünüldüğünde ciddi bir makas var. Vatandaşlar zor durumda. Yeni yapılan konutların süreci de uzamış durumda. Müteahhit firmayla görüştüğümüzde “1,5 yıl içinde bitiririz” deniyor ama süreç sürekli öteleniyor. İnsanlar artık güvenli bir ortamda bile yaşamıyor. Evlerine bakım yaptıramıyorlar, çatılarını onaramıyorlar, temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Umutları ciddi şekilde azalmış durumda. Ayrıca mülkiyetle ilgili çok ciddi problemler var. Alan “riskli alan” ilan edilmiş. Belediye ve bakanlık arasında bir sözleşme yapılmış ancak vatandaş bu sözleşmeden habersiz olduğunu söylüyor. Ellerinde sadece bir muvafakatname olduğu ifade ediliyor. Vatandaş “Tapumu alacağım ama 30 hissedar var, bunları nasıl bulacağım?” diyor. Bu tür sorunlar çözülmeden süreç ilerlemiyor. Ayrıca ekonomik olarak da ciddi sıkıntılar var. Birçok kişi pazarcılık, müzisyenlik gibi işlerle geçimini sağlıyor. Ancak pazar hareketliliği azaldığı için esnaf da zor durumda. Eskiden çevre ilçelerden bile insanlar gelirdi, şimdi gelirler düştü. Vatandaşın derdi büyüktür ve bu insanlar bu şehrin birer parçasıdır. Onları değersizleştirirsek daha büyük sorunlar ortaya çıkar. Bu nedenle herkesin daha duyarlı olması gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret etmişler. Umut Güçlü’nün konuyu bakanlığa ileteceğini söylediği ifade ediliyor. Ben de buradan çağrı yapıyorum: Lütfen bu konular siyasi şova dönüştürülmeden, çözüm odaklı şekilde ele alınsın. Bu insanlar yıllardır bu şehirde yaşayan, emeği olan vatandaşlardır. Onların sorunlarını çözmek hepimizin görevidir” ifadelerini kullanarak sözlerini tamamladı.




