Sosyal medya üzerinden paylaştığı içeriklerle dikkat çeken genç sporcu Mustafa Tuksal, “Koşarak Şehir Değiştiriyorum” adlı proje kapsamında Türkiye’nin dört bir yanındaki şehirler arasında koşular gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz aylarda başladığı proje kapsamında ilk olarak Isparta ile Burdur arasında 30 kilometrelik bir koşu gerçekleştiren Tuksal, daha sonra Manisa ile İzmir arasında 42,5 kilometre, son olarak da Kocaeli ile Sakarya arasında 44,5 kilometre koşarak sınırlarını zorladı. İçeriklerini resmî YouTube ve Instagram hesaplarından paylaşmayı sürdüren Tuksal’ın son durağı ise Yalova oldu.

71 Kilometre Koştu
Türkiye’nin 81 ili arasında koşarak şehir değiştirmeyi amaçlayan Tuksal, geçtiğimiz günlerde Yalova’daydı. Yalova’dan başlayarak Bursa’ya ulaşmayı hedefleyen Tuksal, hazırlıklarını tamamladıktan sonra Cengiz Koçal Caddesi’nden koşusuna başladı. Eski Bursa yolunda yaptığı zorlu tırmanışın ardından Orhangazi’nin Gedelek Köyü’ne ulaşan Tuksal, burada kısa bir mola verdi ve meşhur “Gedelek turşusu”ndan tattı.
Yağmurlu hava gibi zorlu şartlara rağmen koşusuna devam eden Tuksal, Gemlik’i geçtikten sonra Bursa’ya ulaştı. Şehir merkezine kadar koşmayı sürdüren genç sporcu, toplam 71 kilometrelik parkuru tamamlamayı başardı.
Yalova’dan Bursa’ya kadar belirlediği güzergâhı 8 saat 7 dakikada tamamlayan Tuksal, koşunun ardından ödül olarak belirlediği İskender’in tadını çıkardı.

“Yapamam" dediğin ne varsa onun üzerine gitmen gerek”
Yalova’dan Bursa’ya kadar ki yolculuğundan önemli anları resmi İnstagram hesabından paylaşan Tuksal, duygu ve düşüncelerini de açıkladı. Başlattığı projeyle sınırları aşmayı amaçlandığını belirten Tuksal, “İster ders çalışmak için masanın başına geçmek olsun, ister resim yapmak, ister spor... Hayatın her alanında o konfor alanından çıkıp, "yapamam" dediğin ne varsa onun üzerine gitmen gerekiyor. Mesafenin uzun olduğunu ve tırmanışların olduğunu biliyordum fakat hava durumunun bu kadar değişken olacağını hiçbir zaman öngöremedim. Gelmeden önce her baktığımda yağmur ne Bursa'da ne de Yalova'da gözükmüyordu ama yolun tam ortasında beni doluyla beraber şiddetli bir yağmur karşıladı. O an yanımda sadece bir adet yedek kıyafetim vardı. Yan tarafta ablaları gördüm ve beni yanınlarına çağırdılar; çay ikram ettiler, yemek verdiler. Bu kadar insan benim için uğraşıyorken, araçtakiler saatlerce beni takip ediyorken ben sadece ıslandım diye, yağmur yağdı diye bırakamazdım. Biraz mola verdikten sonra hava günlük gülistanlık oldu ve yedek kıyafetlerimi giyip 70 kilometrelik bu zorlu rotayı güzel bir şekilde bitirdim. Bana çay ikram eden ablalara teşekkür ederim. 8 saat boyunca araba kullanan, tüm gününü bana ayıran Yalçın abiye çok teşekkür ederim. Sınırlarını aş yolculuğu devam ediyor. Sen de kendi hayatında neyi yapamıyorsan, neye cesaret edemiyorsan bugün onun üzerine git” ifadelerine yer verdi.



