Sektör temsilcilerinin taleplerinden bahseden Başkan Dündar, diğer Avrupa ülkelerindeki örnek göstererek Türkiye’deki KDV oranlarının %10’a kadar düşürülmesi talebini iletti.

Türkiye’de son yıllarda büyümeye başlayan sektörlerden başında gelen Süs Bitkisi’nin tüm Türkiye’deki temsilcisi olan Süs Bitkileri Üreticileri Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar, geçtiğimiz haftalarda Marmara’da yaşanan lodos fırtınası sebebiyle ortaya çıkan sıkıntıları Yalova Gazetesi ile paylaşmıştı. Fırtınadan etkilenen çiftçilerin Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) yoluyla zararlarının karşılanmaya başlandığı bilgisini veren Başkan Dündar, gazetemize yeniden konuk olarak süs bitkisi sektörüne ilişkin merak edilenler hakkında açıklamalar yaptı.

“Sektörde çalışmak isteyen üreticiler belge almak zorunda”

Süs bitkilerinin, 2006 yılında yürürlüğe giren Tohumculuk Kanunu ile birlikte bir çerçeveye oturtulduğunu ve 2008 yılında ise süs bitkileri üretiminin bir meslek olarak tescil edilmesiyle resmiyet kazandığını belirten Başkan Dündar, “2008 yılında kurulan Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği, yani SÜSBİR, kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüdür. Bu ne demek? Süs bitkileri üretimini gerçekleştiren tüm işletmelerin bu birliğe üye olması zorunludur. 2008 yılından itibaren, süs bitkisi üretimi yapan ve bu faaliyeti ticari anlamda sürdüren tüm işletmeler, süs bitkisi üretici belgesi almak zorundadır” dedi.

“SÜSBİR’e üye olmadan ya da süs bitkisi üretici belgesi almadan üretim yapmanın 360 Bin Lira cezası var”

Üretici belgesinin alınabilmesi için belli kriterlerin karşılanması gerektiğini işaret eden Başkan Dündar, “Bu belgenin alınabilmesi için de bazı kriterler vardır. İşletmenizin olması, fiilen üretim yapmanız ve bu üretimi ticari olarak gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Aynı zamanda sektörümüzde yıllardır tartışma konusu olan kayıtlılığın sağlanması amacıyla ticaret siciline kayıt şartı da getirilmiştir. Bu şartları yerine getirerek süs bitkisi üretici belgesi alan işletmeler, verilen süre içerisinde, yani bir yıl içinde, SÜSBİR’e üye olmak zorundadır. Faaliyetlerini bu yasal çerçeve içerisinde sürdürmek durumundadırlar. Aksi takdirde kanuna muhalefet edilmiş olur ve bu da kaçak üretim anlamına gelir. Bu durumun yaptırımı da vardır. SÜSBİR’e üye olmadan ya da süs bitkisi üretici belgesi almadan üretim yapmanın bugün itibarıyla 360 bin lira idari para cezası bulunmaktadır. Ayrıca bu şekilde üretilen ürünlerin tamamına Tarım ve Orman Bakanlığı’nın el koyma yetkisi vardır” ifadelerini kullandı.

“Haksız rekabeti ortadan kaldırıyoruz”

SÜSBİR’in Türkiye genelinde yaklaşık 1.200 üyesinin bulunduğunu söyleyen Başkan Dündar, “Türkiye’nin hemen her bölgesinden, neredeyse her ilinden üreticilerimiz vardır. Rize’de de üreticimiz var, Batman’da da var, Edirne’de de var, Muğla’da da var. Ancak üreticilerimizin yoğunlukta olduğu iller Antalya, İzmir, Yalova, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bursa, Balıkesir, Manisa ve Muğla olarak sıralanabilir” dedi. SÜSBİR’in varlığının haksız rekabetin ortadan kalması noktasında çok önemli bir işlevi olduğuna dikkat çeken Başkan Dündar, “Her işletmenin vergi mükellefi olarak bu faaliyeti sürdürmesini sağlamıştır. Bunun yanı sıra, üretici sayısı az olan illerde dahi bu üreticilerin devlet nezdinde temsil edilmesini sağlayan bir yapı oluşturmuştur.” şeklinde konuştu.

76 Barodan TBMM’ye Çağrı: “Avukatlara Yönelik Şiddete Dur Deyin”
76 Barodan TBMM’ye Çağrı: “Avukatlara Yönelik Şiddete Dur Deyin”
İçeriği Görüntüle

“110 Milyon Euro ihracatımız var”

Türkiye’deki süs bitkisi üreticiliğinin tarihçesi hakkında konuşan ve sektörün mevcut durumu hakkında bilgiler veren Başkan Dündar, “Türkiye’de süs bitkileri üretimi, 1950’li yıllarda kesme çiçek üretimiyle, özellikle Yalova ve İstanbul çevresinde başlamıştır. Yıllar içerisinde ihtiyaçların gelişmesiyle birlikte canlı bitki üretimi de artmıştır. Canlı bitki dediğimizde; parklarda, bahçelerde kullanılan ağaçları, bodur bitkileri, çalı grubu bitkileri ve yüzlerce, hatta binlerce çeşidi kapsayan geniş bir üretim alanından bahsediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada üretim alanları ölçeğinde İzmir, yaklaşık yüzde 50’lik bir paya sahiptir. Ardından sırasıyla Antalya, Sakarya, Yalova ve Bursa gelmektedir. Dünyadaki konumumuza baktığımızda ise Hollanda’nın yaklaşık 12 milyar avroluk bir ihracatı bulunmaktadır. İtalya’nın ihracatı 1 milyar avro seviyesindedir. Almanya’nın da yine 1 milyar avroya yakın bir ihracatı vardır. Türkiye ise bu ülkelerin gerisinden gelen, ancak hızlı bir gelişim gösteren bir ülkedir. Bugün yaklaşık 110 milyon avroluk bir ihracatımız bulunmaktadır. Ancak altını çizmek isterim ki, bundan yalnızca 7 yıl önce ithalatçı konumda olan süs bitkileri sektörü, bugün ihracatını ithalatının yaklaşık 2,5 katına çıkarmış durumdadır. Bu, sektörümüz ve üreticilerimiz adına gerçekten önemli bir başarıdır” ifadelerini kullandı.

“Araziye ihtiyacımız var”

SÜSBİR olarak hedeflerini açıklayan Başkan Dündar, “Öncelikli hedefimiz, Türkiye’deki üretimi geliştirerek ihracatı artırmak ve ithalatı azaltmaktır. Bununla birlikte üretim çeşitliliğini sağlamak da büyük önem taşımaktadır. Ancak sektörün uzun yıllardır dile getirdiği bazı temel talepler ve ihtiyaçlar vardır. Bunların başında KDV oranları gelmektedir. Bugün tarım sektöründe KDV oranı genel olarak yüzde 1 iken, süs bitkileri sektöründe bu oran istisnai bir şekilde yüzde 20 olarak uygulanmaktadır. Örneğin Hollanda’da genel KDV oranı yüzde 21’dir, ancak süs bitkilerinde yüzde 9 olarak uygulanmaktadır. İtalya’da genel KDV yüzde 22 iken, süs bitkilerinde yüzde 10’dur. Biz de en azından yüzde 10 seviyesinde bir KDV oranı talep ediyoruz ki dünya ülkeleriyle rekabet edebilelim” dedi. Süs bitkisi sektörünün üretim alanlarına ihtiyaç duyduğunu belirten Başkan Dündar, “Biz tarlada, arazide ve seralarda üretim yapan bir sektörüz. Üretim alanlarımız büyüdükçe üretim de artmaktadır. Bu nedenle arazi ihtiyacımız hayati bir konudur. Geçmişte orman vasfını yitirmiş alanların süs bitkileri sektörüne tahsisine yönelik bir düzenleme yapılmıştı, ancak bu düzenleme daha sonra iptal edildi. Bu imkânın yeniden düzenlenerek sektöre sunulmasını bekliyoruz. Sonuç olarak şunu söylemek isterim ki, süs bitkileri sektörü iklim avantajları açısından son derece elverişli bir bölgede faaliyet göstermektedir. Zorluklarımız elbette var, ancak bu zorlukları aşmak için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz” diyerek sözlerine son verdi.

Muhabir: Göktuğ Doğukan Yüksel