Yılmaz Öztekin: “Van Kırgızları adlandırmasını literatüre biz kazandırdık”

Öztekin, “Bu eserle hem literatüre yeni bir kavram kazandırdık hem de unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel hafızayı kayıt altına aldık” dedi.

“Türk Halk Bilimine Olan İlgim Ortaokulda Başladı”

Profesör Doktor Halil İnalcık Anadolu Lisesi’nde Müdür Yardımcısı olarak görev yapan, 25 yıllık Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Yılmaz Öztekin, akademik yolculuğunun temelinde çocukluk yıllarında filizlenen bir ilginin yattığını belirtiyor.

Öztekin, Türk folkloruna yönelişini şu sözlerle anlatıyor:

Yalova’da 628 Trafik Levhası Kaldırıldı
Yalova’da 628 Trafik Levhası Kaldırıldı
İçeriği Görüntüle

“Ortaokuldayken Dirse Han Oğlu Boğaç Han hikâyesiyle karşılaşmıştım. Türkçe öğretmenimin teşvikiyle Türk folkloruna özel bir ilgi duymaya başladım. O günden bugüne Türk Halk Bilimi benim için sadece bir akademik alan değil, bir gönül meselesi oldu.”

Bu ilgi, üniversite yıllarında daha da derinleşmiş. Fakülteden birincilikle mezun olan Öztekin, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde eğitimine devam ederken, Kırgızistanlı Türk Halk Bilimi uzmanı Prof. Dr. Sulayman Turduyeviç Kayıpov ile yollarının kesiştiğini söylüyor.

Van Kırgızlarının Unutulmuş Hafızası Gün Yüzüne Çıktı Haber (1)

“Van Kırgızları Üzerine Daha Önce Ağıt Çalışması Yapılmamıştı”

Yüksek lisans sürecinde özgün bir konu arayışına girdiklerini belirten Öztekin, Van’ın Erciş ilçesinde yaşayan ve “Ulu Kırgızlar” olarak bilinen topluluk üzerine yoğunlaştıklarını ifade ediyor:

“Daha önce bu grupla ilgili coğrafyacılar, tarihçiler, sosyologlar ve belgeselciler çalışmalar yapmıştı. Ancak müstakil bir folklor türü olarak ağıtlar hiç ele alınmamıştı. Biz de bu boşluğu doldurmak istedik.”

Çalışmanın merkezine, Van Kırgızlarının “tarihi kişiler” olarak adlandırdığı önder şahsiyetler için yakılan ağıtlar alınmış.

“Onlar Afgan Değil, Van Kırgızlarıdır”

Öztekin’in çalışmasının en dikkat çekici yönlerinden biri de, yanlış bilinen bir kimliğin düzeltilmesi olmuş. Yörede bu grubun “Afgan” olarak adlandırıldığını hatırlatan Öztekin, bunun tarihsel olarak doğru olmadığını vurguluyor:

“Bu insanlar Afgan değil. Göçebe yaşam sürmeleri ve bir dönem Afganistan ile Pakistan’da yaşamış olmaları nedeniyle böyle anılıyorlar. Oysa biz literatüre ‘Van Kırgızları’ adını kazandırdık. Artık bu adlandırma akademik çalışmalarda kullanılıyor.”

1982 yılında Türkiye’ye gelen Van Kırgızlarının, soğuk iklim ve yüksek rakıma alışık olmaları nedeniyle Van-Erciş’e yerleştirildiğini belirten Öztekin, bu göç sürecinin de ağıtlara doğrudan yansıdığını ifade ediyor.

Van Kırgızlarının Unutulmuş Hafızası Gün Yüzüne Çıktı Haber (3)

“Ağıtlar Bir Roman Gibi: Binlerce Mısra, Ezgi ve Tarih”

Van Kırgızlarının ağıt geleneğinin Anadolu’daki ağıtlardan ciddi biçimde ayrıştığını dile getiren Öztekin, şu farklara dikkat çekiyor:

“Anadolu ağıtları genelde kısadır ve çoğunlukla kadınlar tarafından söylenir. Van Kırgızlarında ise erkekler de ağıt yakar. Üstelik bu ağıtlar üç-beş dörtlükten ibaret değil; binlerce mısradan oluşur ve ezgiyle icra edilir.”

Bu ağıtların sadece bir yas ifadesi olmadığını vurgulayan Öztekin, doğa tasvirlerinden göç hikâyelerine, hayvanlardan liderlik anlayışına kadar tüm yaşam biçiminin bu metinlerde yer aldığını söylüyor.

Van Kırgızlarının Unutulmuş Hafızası Gün Yüzüne Çıktı Haber (2)

Hacı Rahman Kul Han: Gerçek Bir Tarihi Lider

Çalışmada ağıtları derlenen isimlerin hayali kahramanlar olmadığını özellikle vurgulayan Öztekin, Van Kırgızlarının Aksakallılar Meclisi ve onun lideri Hacı Rahman Kul Han hakkında şunları söylüyor:

“Hacı Rahman Kul Han, bu küçük göçebe grubun lideridir. Bir devletin başkanı neyse, onlar için de odur. Vefatı, topluluk için adeta bir duygu dünyası yıkımıdır. Söylenen ağıtlar da bunun en açık göstergesidir.”

“Bu Eser Akademik Dünyada Karşılık Buldu”

“Van Kırgızlarının Tarihi Kişiler Hakkındaki Ağıtları” adlı çalışma kitap olarak yayımlandıktan sonra akademik çevrelerde de dikkat çekmiş. Öztekin, eserin farklı üniversitelerden çok sayıda atıf aldığını belirterek bunun önemine değiniyor:

“Bir akademik eserin atıf alması onun değer gördüğünün göstergesidir. Kitabımız dört-beş farklı akademik çalışmada referans gösterildi. Bu bizim için son derece kıymetli.”

Ayrıca çalışmanın, Van Kırgızlarının Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu hem Türkiye’ye hem de yurt dışındaki akademik çevrelere göstermesi açısından önemli bir misyon üstlendiğini söylüyor.

Van Kırgızlarının Unutulmuş Hafızası Gün Yüzüne Çıktı Haber (4)

“Bu Çalışmayla Bir Kültürel Hafızayı Dünya Kamuoyuna Taşıdık”

Yılmaz Öztekin, çalışmanın sadece akademik değil, kültürel bir sorumluluk taşıdığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Hem literatüre yeni bir adlandırma kazandırdık hem de daha önce hiç çalışılmamış bir folklor alanını gün yüzüne çıkardık. Bu eserle Van Kırgızlarını, onların hafızasını ve ağıt geleneğini dünya kamuoyuna tanıtmış olduk.”

Muhabir: Sezgin Altınel