Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak kurtuluş mücadelesini başlattığı 19 Mayıs 1919 tarihi, 1939’dan itibaren “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak yurdun dört bir yanında kutlanırken, bu etkinliklerin bir adresi de Yalova oluyor.
Yalova Valiliği’nin öncülüğünde organize edilen resmî kutlama etkinliklerinin yanı sıra, Cumhuriyet Halk Partisi Yalova İl Başkanlığı da ayrı bir tören gerçekleştirdi. Yalova’da uzun süredir devam ettirdikleri geleneklerini sürdüren CHP Yalova İl Başkanlığı, 19 Mayıs Salı günü saat 14.00 itibarıyla 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı.
CHP’nin organizasyonuyla gerçekleştirilen törene; CHP Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı, CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ve CHP’nin Yalova’daki il ve ilçe yöneticilerinin yanı sıra Atatürkçü Düşünce Derneği Yalova Şubesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Yalova Şubesi, Türkiye Yardım Sevenler Derneği Yalova Şubesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Yalova Şubesi de katılım sağladı.
1 dakikalık saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan program, Atatürkçü Düşünce Derneği Yalova Şubesi, CHP Yalova İl Başkanlığı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Yalova Şubesi, Türkiye Yardım Sevenler Derneği Yalova Şubesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Yalova Şubesi’nin Atatürk Anıtı’na çelenk bırakmasının ardından devam etti.
Çelenk sunma işleminin tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma gerçekleştirdi. Başkan Doğancı, konuşmasının sonunda CHP Yalova Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından saat 19.19’da düzenlenecek yürüyüşü hatırlattıktan sonra Yalova Valiliği’nin öncülüğünde sabah saatlerinde düzenlenen 19 Mayıs programına yönelik eleştirilerde bulundu.

“Bilimsel ve laik eğitim sistematik biçimde zayıflatılırken, gençlerin özgür düşünmesi değil, itaat etmesi isteniyor”
Gerçekleştirdikleri kutlama programa katılanlara teşekkür ederek açıklamalarına başlayan Başkan Doğancı, “107 yıl önce Samsun’da yakılan o meşale, yalnızca işgale karşı verilen bir mücadelenin değil; yoksulluğa, teslimiyete, eşitsizliğe ve zifiri karanlığa karşı dimdik duruşun simgesidir. O meşale; mandacılığa ve saray rejimine karşı millet iradesinin ayağa kalkışıdır. 19 Mayıs, umudun örgütlenmesidir. 19 Mayıs, bir devrimin adıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti gençlere emanet ederken yalnızca bir gelecek tasarlamamış, aynı zamanda büyük bir sorumluluk da bırakmıştır. Ulu Önder, bu sorumluluğu yüklerken sarayların lüks odalarında oturanları değil; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesilleri rehber edinmiştir. Ancak ne yazık ki bugün gençlerimiz diplomalı işsizliğin pençesinde yaşam mücadelesi vermektedir. Milyonlarca genç, okusa dahi iş bulamamakta; çalışsa bile geçinememektedir. Bilimsel ve laik eğitim sistematik biçimde zayıflatılırken, gençlerin özgür düşünmesi değil, itaat etmesi istenmektedir. Buradan ilan ediyoruz: Hiçbir Türk gencini holdinglerin, tarikatların ve cemaatlerin insafına bırakmayacağız. Gençlik; karanlık odakların arka bahçesi değil, laik ve çağdaş Cumhuriyet’in öncüsüdür. Tepeden inme müfredatlarla, bilimi dışlayan programlarla bu ülkenin geleceğini karartmanıza izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

“Gençlerin terk etmek istediği bir tabloda umuttan söz edilebilir mi?
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan Mesleki Eğitim Merkezi’ne (MESEM) eleştiriler getiren Başkan Doğancı, “Çocuklarımız ve gençlerimiz bugün MESEM adı altında ucuz iş gücü olarak ağır çalışma koşullarında hayatını kaybediyor. Henüz okul sıralarında olması gereken evlatlarımız; sanayi atölyelerinde, fabrikalarda, denetimsiz iş yerlerinde yaşamını yitiriyor. Bir ülke düşünün ki gençlerini, çocuklarını ihmale ve ranta kurban veriyor. Biz buradan iktidara, o fildişi kulelerinde oturanlara soruyoruz: Çocuk işçiliğini normalleştiren, evlatlarımızı fabrikalarda hayattan koparan bu düzenin adı kalkınma olabilir mi? Gençlerin korkmadan hayal kuramadığı bir ülkede özgürlükten, çağdaşlıktan söz edilebilir mi? Bu ülkenin en iyi yetişmiş beyinleri, mühendisleri, doktorları yurt dışına gitmek için fırsat kollarken siz hangi Türkiye Yüzyılı’ndan bahsediyorsunuz? Gençlerin terk etmek istediği bir tabloda umuttan söz edilebilir mi? Bugün Türkiye’deki asıl kriz yalnızca cüzdanlardaki yangın ya da döviz kuru değildir. Asıl kriz; adalet krizidir, liyakat krizidir, özgürlük krizidir. Bu kriz; KPSS’de birinci olup mülakat odalarında hakkı yenen, arkasında bir dayısı ya da cebinde iktidar kartı olmadığı için emeği çalınan gençlerin krizidir. Buradan sözümüz olsun: O mülakat masalarını devireceğiz. Evlatlarımızın hakkını yiyenlerden hesap soracağız. Bu kriz; yalnızca fikrini söylediği, anayasal hakkını kullandığı için soruşturma geçiren, kelepçelenen öğrencilerin krizidir. Bir tweet attığı için, ülkenin gidişatını eleştirdiği için gözaltına alınan gençlerin krizidir. Gelecek kaygısıyla her sabah umutsuz uyanan bir neslin krizidir” dedi.

“Biz gençleri, bu ülkenin kurucu gücü ve devrimci iradesi olarak görüyoruz”
Gençlerin, kara düzen ve baskı rejimi olarak nitelendirdiği yönetime teslim olmayacağını işaret eden Başkan Doğancı, “Çünkü bu toprakların gençleri, Kurtuluş Savaşı’nın ruhunu taşıyan gençlerdir. Onlar; Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da imkânsıza meydan okuyanların, mandayı ve himayeyi reddedenlerin torunlarıdır. Çünkü bu ülkenin gençliği, muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda mevcut olduğunu çok iyi bilmektedir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak gençlere yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan, sandık ufukta göründüğünde kapısı çalınan bir kitle gözüyle bakmıyoruz. Biz gençleri, bu ülkenin kurucu gücü ve devrimci iradesi olarak görüyoruz. Hiçbir gencin torpile ihtiyaç duymadığı, hiçbir annenin evladını iş cinayetlerinde kaybetmediği, hiçbir öğretmenin cemaat yurtlarına mecbur bırakılmadığı bir ülke mümkündür. Ve o ülkeyi, o halkın iktidarını yine gençlerle birlikte kuracağız. Sevgili yol arkadaşlarım, umudunu kaybetmeyen gençlerimiz; Büyük Atatürk, Bursa Nutku’nda sizlere net bir görev vermiştir. Demiştir ki: “Türk genci, devrimlerin ve Cumhuriyet’in sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkes çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimlerini benimsemiştir. Bunları koruyacak güçte olduğunu göstermiştir.” İşte bu yüzden asla umudumuzu kaybetmeyiniz. Karamsarlık, bu toprakların genetiğine aykırıdır. Unutmayın ki 19 Mayıs 1919’da şartlar bugünden daha parlak değildi. Ülkenin fabrikaları zapt edilmiş, kaleleri ele geçirilmiş, tersanelerine girilmişti. Ama bir yiğit çıktı ve “Geldikleri gibi giderler.” dedi. Ve öyle oldu; gittiler. Bugün de bu ülkenin üzerine çöken bu sülale devri, bu rant ve talan düzeni; gençliğin iradesiyle geldikleri gibi gidecekler. Bu ülke sizin, bu Cumhuriyet sizin, bu gelecek sizin… Gözlerinizdeki ışığı, yüreğinizdeki cesareti selamlıyorum. Yaşasın 19 Mayıs! Yaşasın özgür ve aydınlık gençlik! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi” ifadelerini kullandı.

“Burada toplanan kalabalığın 10’da 1’i yoktu”
CHP Yalova Gençlik Kolları’nın akşam 19:19 itibarıyla yapacağı yürüyüş ü ve Yalova Belediyesi’nin öncülüğünde gerçekleştirilecek olan konserleri hatırlatan Başkan Doğancı, Yalova Valiliği tarafından sabah saatlerinde düzenlenen kutlama programını eleştirdi. Başkan Doğancı, “Açık söylemek gerekirse şu an burada bulunan kalabalığın onda biri bile yoktu. Sadece bir çelenk konuldu, hiçbir konuşma yapılmadı. Ata’ya saygı göstereceğimiz, Atatürk’ü anma günü olarak kutladığımız bu bayramı bir daha böylesine ruhsuz ve eksik kutlatmayacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
Tören, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından son buldu.



