Güven Peynircilik işletme sahibi Güven, “Bize gıdayla saldırıyorlar, biz de halkımızı doğal gıdayla ayakta tutmaya çalışıyoruz” dedi.
Dededen Toruna Uzanan Bir Esnaflık Hikâyesi
1971 doğumlu Fuat Güven, Yalova’da yıllardır süren bir aile mesleğinin üçüncü kuşak temsilcisi. Babası ve dayısının pazar yerinde başlattığı süt ve süt ürünleri ticareti, bugün Güven’in elinde aynı anlayışla sürdürülüyor.
“Dedemden babama, dayıma geçen bir iş bu. Onlar ayrı ayrı dükkânlarda yıllarca bu işi yaptılar. Sonra bayrağı ben devraldım. Şimdi çocuklarım var, inşallah onlar da devam edecek,” diyen Güven, mesleğini yalnızca ticaret değil, bir sorumluluk olarak görüyor.
“Çocuk Yaşta Pazarın Tozunu Yuttuk”
Mesleğe alışma sürecini anlatırken geçmişe dönen Güven, çocuk yaşta yaşadığı zorlukların bugün kendisini ayakta tuttuğunu vurguluyor:
“Millet Tom ve Jerry izlerken babam beni pazara götürürdü. Kaçardım, yakalanırdım, sopa yerdik ama o tokatların çok faydasını gördüm. İşe sahip çıkmayı, zor şartlarda mücadele etmeyi öğrendim.”
Zor bir çocukluk geçirdiğini anlatan Güven, bu sürecin kendisini hayata hazırladığını söylüyor:
“Bugün batsam yarın yine çıkarım. Çünkü çalışmayı seviyorum. Ama maalesef yeni nesilde bunu göremiyorum.”
“Yeni Nesil Çalışmayı Değil, Parayı Seviyor”
Günümüz gençliğine dair eleştirilerini de açıkça dile getiren Fuat Güven, masa başı beklentisinin üretimi bitirdiğini savunuyor:
“Telefon elde, masa başı iş olsun istiyorlar. Çalışıp kazanmanın tadını bilmiyorlar. Para yemeyi seviyorlar ama kazanmayı sevmiyorlar.”
Gıda Uyarısı: “Etiket Var, İçerik Yok”
Güven’in en sert çıkışı ise gıda güvenliği konusunda. Sertifikaların ve etiketlerin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Güven, vatandaşlara net bir çağrıda bulunuyor:
“ISO’lu, helal sertifikalı, TS belgeli diye bir sürü kötü ürünü yedirdiler bu millete. Denetimler etiket denetimi, içi açılmıyor. Sonuç ortada; hastalıklar, kanserler…”
“Bizim Kuralımız Net: Yemediklerimizi Satmayız”
Aileden gelen en önemli prensibi ise şu sözlerle anlatıyor:
“Dedemin de babamın da dediği bir şey vardı: Sen yemedikçe insanlara yedirme. Yiyemediğin malı satma, vebalini alma.”
Bu anlayışla Güven Peynircilik’te satılan tüm ürünlerin arkasında durduklarını belirten Güven, müşteri memnuniyetini ön planda tuttuklarını söylüyor.
Beğenmeyene Koşulsuz Değişim
İşletmenin en dikkat çeken uygulamalarından biri de koşulsuz değişim politikası:
“Malı aldın, eve götürdün, beğenmedin; getir değiştir. Burası da sizin dükkânınız gibi olsun istiyoruz.”
Art niyetli kullanımlar olsa da bu anlayıştan vazgeçmediklerini ifade eden Güven, “İnsanlarımız yeter ki sağlıklı olsun” diyor.
Geniş Ürün Yelpazesi, Doğal Üretim
İşletmede günlük ve doğal ürünlerin ağırlıkta olduğunu belirten Güven, ürün çeşitlerini şöyle sıralıyor:
- Günlük yumurta
- Günlük süt
- Tereyağı ve peynir çeşitleri
- Zeytinyağı, bal, tahin, pekmez
- Zeytin, sarma, unlu mamuller
“Bu Bir Gıda Savaşı”
Dükkân girişindeki çift bayrağa dikkat çeken Güven, yaşanan süreci bir mücadele olarak görüyor:
“Çift bayrak savaş zamanında asılır. Biz şu an manevi ve maddi bir savaşın içindeyiz. Devlet başka cephede mücadele ediyor, biz de gıdayla kendi cephemizde halkımızı ayakta tutmaya çalışıyoruz.”
“Sağlıklı Çocuk, Güçlü Gelecek Demektir”
Sözlerini geleceğe dair mesajla tamamlayan Fuat Güven, sağlıklı nesillerin ülkenin temeli olduğunu vurguluyor:
“Çocuğuna ne yedirirsen onu büyütürsün. Sağlıksız gıda verirsen ne kendine ne vatana faydası olur. Bizim derdimiz bu; çocuklarımız sağlıklı büyüsün, bu ülkeye hizmet etsin.”



