“Aile mesleğinde en büyük sermaye güvendir”
Yalova’da otomotiv ve galericilik sektöründe faaliyet gösteren Emek Şirketler Grubu yöneticisi Mustafa Emek, Yalova Gazetesi’nin “Nesilden Nesile” yayın serisi kapsamında meslek hayatına ve aile geleneğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
32 yaşındaki Mustafa Emek, Sakarya Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü mezunu olduğunu belirterek, çocukluktan itibaren aile mesleğinin içinde büyüdüğünü ifade etti.
“Ben Mustafa Emek. 32 yaşındayım Sakarya Üniversitesi dış ticaret mezunuyum Yalova’da ailemle birlikte uzun yıllardır otomotiv ve galericilik sektörünün içindeyiz. Küçüklüğümden beri araçlarla iç içe büyüdüm. Şu anda aile mesleğimizi daha modern ve kurumsal bir yapıyla devam ettirmeye çalışıyorum.” dedi.
“Kararım zamanla doğal şekilde oluştu”
Aile mesleğini devralma sürecinin bilinçli bir tercihten çok doğal bir akışla geliştiğini belirten Emek, üniversite sonrası sürece aktif olarak dahil olduğunu söyledi:
“Aslında bu mesleğin içinde büyüdüğüm için kararım zamanla doğal şekilde oluştu. 2015 üniversiteyi bitirip geldikten sonra bizzat kendim devam ettirmeye başladım. Küçükken sadece araba sevgisi vardı, zamanla işin emek, güven ve insan ilişkileri tarafını görmeye başladım. İlk başlarda sorumluluk kısmı zor geliyordu ama zamanla bu işi sahiplenmeye başladım. Şimdi hayatımın önemli bir parçası oldu.”

“En önemli değer: Güven”
Mesleki hayatında en önemli ilkenin güven olduğunu vurgulayan Emek, aileden gelen ticaret kültürünün bu anlayış üzerine kurulu olduğunu ifade etti:
“En önemli değer güven kazanmak oldu. Babamdan ve büyüklerimden öğrendiğim şey, ticarette bir kere güven kaybedersen onu geri kazanmanın çok zor olduğudur. Dürüstlük ve sözünün arkasında durmak bizim için her zaman ön planda oldu.”
“Eski kuşak tecrübeye, yeni kuşak teknolojiye dayanıyor”
Kuşaklar arası iş yapma anlayışını da değerlendiren Emek, en doğru yaklaşımın iki sistemi birleştirmek olduğunu söyledi:
“Eski kuşak daha çok tecrübeye ve yüz yüze ilişkilere dayanıyordu. Yeni kuşak ise teknolojiye, sosyal medyaya ve hızlı iletişime daha önem veriyor. Bence en doğrusu ikisini birleştirmek; hem eski usul güveni korumak hem de yeniliklere ayak uydurmak.”
“Geleneksel güven, modern iletişimle birleşiyor”
İş modelinde hem geleneksel hem modern yöntemleri birlikte kullandıklarını belirten Emek, müşteri ilişkilerinde güveni merkezde tuttuklarını söyledi:
“İkisini dengeli kullanmaya çalışıyorum. Geleneksel tarafta müşteri memnuniyeti ve güven anlayışını koruyoruz. Modern tarafta ise sosyal medya, dijital ilanlar ve yeni pazarlama yöntemlerini aktif kullanıyoruz.”
“En büyük sorumluluk güveni korumak”
Aile mesleği sürdürmenin avantajları ve zorluklarına değinen Emek, en büyük sorumluluğun beklentiyi karşılamak olduğunu ifade etti:
“En büyük avantajı hazır bir tecrübe ve güven ortamının olması. İnsanlar sizi ailenizden tanıyor ve bu önemli bir avantaj sağlıyor. En zor tarafı ise o güveni aynı şekilde devam ettirme sorumluluğu. Çünkü insanlar sizden de aynı kaliteyi bekliyor.”
“Aidiyet duygusu en önemli unsur”
Mesleği nesilden nesile taşıyan temel unsurun aidiyet olduğunu söyleyen Emek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bence üçünün birleşimi ama en önemlisi aidiyet duygusu. İnsan yaptığı işi sahiplenmezse ne ustalık ne de emek uzun süre devam eder. Aidiyet varsa insan işini geliştirmek için zaten emek de veriyor, ustalaşmaya da çalışıyor.”
“Devam etmesini isterim ama isteyerek yapılmalı”
Aile mesleğinin gelecek nesillere aktarılmasını önemli bulduğunu belirten Emek, bunun zorunluluk değil tercih olması gerektiğini ifade etti:
“Tabii ki isterim. Çünkü bu sadece bir iş değil, aynı zamanda aile kültürü ve emeğin devamı. Ama yeni neslin bunu severek ve isteyerek yapması daha önemli.”
“Gençler daha özgür ama fırsatlar da artıyor”
Günümüz gençlerinin aile mesleklerine bakışını değerlendiren Emek, değişimin doğal olduğunu ancak doğru yönetildiğinde fırsata dönüşebileceğini söyledi:
“Eskisine göre gençler daha özgür düşünmek istiyor ve farklı alanlara yöneliyor. Bu normal bir durum. Ama aile meslekleri doğru şekilde geliştirilirse gençler için hâlâ çok büyük fırsatlar sunabiliyor. Özellikle yeniliklere açık olunduğunda gençler bu işleri daha istekli sürdürebiliyor.”
