Nesilden Nesile” programı kapsamında konuşan Kanberoğlu, sporun çocukların hem karakter gelişimine hem de akademik hayatına büyük katkı sağladığını vurguladı.
Salonda Başlayan Bir Hayat Hikâyesi
Yalova doğumlu olan Hakan Kanberoğlu, ilk, orta ve lise eğitimini Yalova’da tamamladıktan sonra üniversite eğitimini Bursa’da Uludağ Üniversitesi’nde aldı. Wushu ile tanışması ise oldukça erken yaşlara dayanıyor.
Babası antrenör olduğu için çok küçük yaşlarda spor salonuna girdiğini belirten Kanberoğlu, o günleri şu sözlerle anlatıyor:
“İlk salona adım attığım anı hatırlamıyorum ama salonda büyüdüğüm günleri hatırlıyorum. Başlarda bizim için daha çok oyundu. Koşturma, oyun derken zamanla disiplinli antrenmanlara başladık ve adım adım ilerledik.”

Çalışarak Gelen Milli Takım Başarısı
Wushu sporunda ilerlemenin kolay olmadığını söyleyen Kanberoğlu, federasyonun kurulmasının ardından sistemin değiştiğini ve yoğun çalışmalarla başarıya ulaştıklarını ifade etti.
Başlangıçta dereceler elde edemediklerini anlatan Kanberoğlu, zamanla elde edilen başarıların milli takıma uzanan bir yol açtığını belirtti.
“İlk başlarda dereceye giremiyorduk. Sonra yavaş yavaş dereceler geldi, ardından şampiyonluklar ve milli takım süreci başladı.”

14 Yaşında Avrupa İkinciliği
Kanberoğlu’nun kariyerindeki dönüm noktalarından biri ise 2004 yılında yaşandı. Henüz 14 yaşındayken Avrupa Şampiyonası için milli takım kampına çağrıldı.
Kayseri’deki milli takım kampının ardından Rusya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’na katılan Kanberoğlu, Tao branşında büyük bir başarı elde etti.
“İlk kez milli takımla tanıştım, ilk kez yurt dışına çıktım. Çok heyecan vericiydi. Avrupa Şampiyonası’nda Nanquen branşında Avrupa ikincisi oldum. O anın mutluluğunu tarif etmek gerçekten çok zor.”

Wushu’nun Az Bilinen Branşı: Tao
Kanberoğlu, Wushu’nun Tao branşının Türkiye’de çok bilinmediğini belirterek bu branşı şöyle açıklıyor:
“Tao branşı biraz jimnastiğin yer hareketlerine benzetilebilir. Belirli bir koreografi var ve bunu belirlenen süre ve kriterler içerisinde sergiliyoruz. Hakemler de buna göre puan veriyor.”
Bu branşta kılıç, sopa gibi farklı ekipmanların kullanıldığı stiller bulunduğunu söyleyen Kanberoğlu, akrobatik hareketlerin de önemli bir yer tuttuğunu ifade ediyor.
“Taklalar, havada burgular, tekmeler ve akrobatik bağlantılar bu branşın önemli parçaları.”

Milli Takım Kamplarından Unutulmaz Bir Anı
Yıllar boyunca birçok ulusal ve uluslararası organizasyona katılan Kanberoğlu’nun hafızasında kalan ilginç anılar da var.
Dünya Şampiyonası için Malezya’da oldukları bir dönemde yaşanan bir olayı şöyle anlatıyor:
“Bir arkadaşımızla şakalaşırken güreşmeye başladık. Bir anda düşerken arkadaşımızın kafası duvarın köşesine çarptı. Ertesi gün maçı vardı ve yıllardır o gün için hazırlanıyordu. Çok korkmuştuk ama doktor müdahale etti. Neyse ki büyük bir sorun olmadı.”

“Babamdan Önce Ahlakı Öğrendik”
Hakan Kanberoğlu için en büyük ilham kaynaklarından biri babası. Uzun yıllar antrenörlük yapan babasının sporun yanı sıra karakter eğitimine büyük önem verdiğini söylüyor.
“Babam her zaman önce ahlak, sonra spor derdi. İnsanlara iyi davranmayı, düzgün bir insan olmayı öğütlerdi. Salonda hep ‘biz bir aileyiz’ derdi.”
Bugün hâlâ yıllar önceki öğrencilerin babasını ziyaret ettiğini söyleyen Kanberoğlu, bunun kendisi için en büyük gurur olduğunu dile getiriyor.

“Disiplin Yetenekten Daha Önemli”
Kanberoğlu, spor kariyerinde disiplinin en önemli unsur olduğunu vurguluyor.
“Babam hep şunu söylerdi: Yetenek önemli ama disiplin yoksa bir işe yaramaz. Disiplinli çalışan biri, yetenekli ama çalışmayan birini çok rahat geçebilir.”
Bu sözlerin yıllar sonra maçlarda karşılarına çıkan örneklerle daha iyi anlaşıldığını ifade ediyor.
Ailelere Çağrı: Çocuklarınızı Spordan Uzak Tutmayın
Röportajın sonunda ailelere önemli bir mesaj veren Kanberoğlu, bazı velilerin çocuklarının dersleri geri kalır düşüncesiyle spora göndermediğini belirtti.
Ancak bunun doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı:
“Bilimsel çalışmalar da gösteriyor ki spor yapan çocuklar zihinsel olarak daha rahatlıyor ve derslerine daha iyi odaklanabiliyor. Ayrıca sosyalleşiyor, özgüven kazanıyor ve kendilerini savunmayı öğreniyorlar.”
Kanberoğlu, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Çocukların evde telefon, bilgisayar veya televizyon başında geçirdiği zaman yerine spor yapmaları hem fiziksel hem de psikolojik açıdan çok büyük kazanımlar sağlıyor. Aileler çocuklarını spordan uzak tutmamalı.”
