Yaklaşık 1,5 ay önce Süleymanbey Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki yerinde Yalova halkına ayakkabı bakımı ve tamiri hizmetini vermeye başlayan Yalova Lostra Salonu’nun işletme sahibi Mustafa Cengizhan, Yalova Gazetesi’nin “Nesilden Nesile” programına konuk oldu.
Dede mesleğini sürdürerek zanaatını devam ettiren Cengizhan, kendisini tanıttıktan sonra işletmesindeki faaliyetler hakkında bilgi verdi ve ayakkabı bakımı için yapılan işlemleri açıkladı.
“İşletmemizde ayakkabıya dair her şey var”
Ailesinin 1965 yılı itibariyle İstanbul’da ticari hayata adım attığını belirten Cengizhan, “İstanbul’da açılan ikinci lostra salonunun sahibi dedemdir. Daha sonra bu meslek babama aktarılmış, babamdan da bana devredilmiştir. Mesleki hayatımız yaklaşık 60 yıllık bir geçmişe sahiptir. Çok uzun zamandır bu mesleğin içerisindeyiz. Amcalarım ve babam hâlâ İstanbul’da ve Kayseri’de bu işi devam ettiriyor” dedi. Çalışma hayatının ilk yıllarından günümüze kadar aile mesleğinin devam ettireceğini düşünmediğini itiraf eden Cengizhan, “Ancak zamanla Yalova’da bu alanda büyük bir hizmet açığının olduğunu fark ettik. Bizim işletmemizde ayakkabıyla ilgili aradığınız her şey mevcut. Temizlik, yıkama, bakım, ortopedik ve medikal ürünler, ayakkabı bağcıkları… Akıllı bağcıklar, klasik bağcıklar; yani ayakkabıya dair birçok ürünü ve hizmeti burada bulabilirsiniz” diyerek Yalova halkına mesaj verdi.
“Bakım, onarım ve küçük tadilatların ardından ayakkabı yenilenmiş hâle gelirse o zaman gerçekten lostra yapılmış olur”
İşletmelerine neden “Lostra Salonu” adını verdiklerine ilişkin soruyu cevaplayan Cengizhan, “Lostra” kelimesi aslında Fransızca kökenli bir kelimedir. Ayakkabıya bakım yapılması, cilalanması ve boyanması anlamına gelir. Bir müşteri ayakkabısını bize getirdiğinde, ayakkabının eski hâlinden çıkıp neredeyse yeni gibi teslim edilmesi gerekir ki lostra kelimesinin anlamı tam olarak karşılığını bulsun. Yani sadece boya yapmak değildir. Bakım, onarım ve küçük tadilatların ardından ayakkabı yenilenmiş hâle gelirse o zaman gerçekten lostra yapılmış olur” ifadelerini kullandı ve bu ismin günümüze kadar kullanıyor olmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyledi. Yalova’da ayakkabı taban imalatı yapan bir atölyeleri olduğunu belirten ve bu atölyenin günümüzde de faaliyetlerini sürdürdüğünü açıklayan Cengizhan, “Atölyemizde Türkiye’nin 45 iline ürün gönderiyoruz. Ayrıca dört farklı ülkeye de ihracat yapıyoruz. Yalova’da böyle bir hizmeti sunmanın bize verdiği ayrı bir mutluluk ve gurur var. Çünkü yıllarımızı bu mesleğe verdik. Bu nedenle Yalova’da da bir lostra salonu açarak Yalova halkına hizmet etmek istedik” şeklinde konuştu.
“Ayakkabı bakımı ve tamiri birçok aşamadan geçiyor”
Yaptıkları işin tamamen el zanaatı olduğunu işaret eden Cengizhan, “Müşteriler bazen çok yıpranmış ayakkabıları getirip mutlaka yapılmasını isteyebiliyor. Ancak sanatın da bir sınırı vardır. Biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz ama olmayacak bir şeyi de baştan dürüstçe söylüyoruz. Benim yaklaşık 30 yıllık ticari hayatım var. İşletmecilikte dürüst olmak çok önemlidir. Olabilecek bir şey varsa yapılır, olmayacaksa da açıkça söylenir” dedi. Ayakkabı tamirinin birçok aşamadan geçtiğine dikkat çeken Cengizhan, “Öncelikle ayakkabının gerekli onarımları yapılır. Daha sonra yıkama veya boya işlemi uygulanır. İç astarları ve iç fileleri değiştirilir. Hatta bazen ayakkabının sadece iskeleti kalır. Sonrasında tabanı, iç tabanı ve diğer parçaları yenilenir. Boya yapılacaksa önce özel temizleme losyonlarıyla ayakkabı tamamen arındırılır. Eski boyalar temizlenir ve ardından kaliteli yeni boyalar uygulanır. Biz işimizi en iyi şekilde yapmanın huzurunu yaşamak istiyoruz. “Yaptım oldu” mantığıyla değil, gerçekten olması gerektiği gibi yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Yüzde 90-95 oranında başarılı sonuç alıyoruz”
Yaptıkları el işçiliğinin yanı sıra işletmelerinde makinelerin de kullandığını belirten Cengizhan, “Örneğin özel yıkama makinelerimiz var. Yalova’da bu konuda tek olduğumuzu söyleyebilirim. Türkiye’de de sayılı işletmede bulunan makinelerden bunlar. Spor ayakkabıları ve diğer ayakkabıları özel şampuanlarla içi ve dışı tamamen yıkıyoruz. Bu sayede ayakkabılar neredeyse ilk günkü hâline dönüyor. Bez ayakkabılar da aynı şekilde çok temiz bir şekilde teslim ediliyor. Bazı lekeler tamamen çıkmayabiliyor ama genel olarak yüzde 90-95 oranında başarılı sonuç alıyoruz. Çıkmayacak bir leke varsa bunu da müşteriye açıkça söylüyoruz. Biz ne umut tacirliği yapıyoruz ne de haksız kazanç elde etmek istiyoruz” şeklinde konuştu. Çalışma saatleri ve ücretlendirme politikaları hakkında konuşan Cengizhan, “Hafta içi sabah 09.00’da iş başı yapıyoruz ve akşam 19.00’a kadar hizmet veriyoruz. Cumartesi günleri de yine sabah 09.00’dan akşam 19.00’a kadar çalışıyoruz. Pazar günleri ise saat 12.00 ile 17.00 arasında hizmet veriyoruz. Ücretlendirme konusuna gelince; burada el emeği yoğun bir iş yapılıyor. Ancak piyasanın şartlarını ve halkımızın durumunu da biliyoruz. Bu nedenle minimum kârla çalışıyoruz. Çünkü bu benim mesleğim ve ben bu işi severek yapıyorum. Bazen müşteriler ücret sorduğunda “Siftah sizden olsun.” diyoruz. Bizim için önemli olan insanların buradan memnun ve güler yüzle ayrılmasıdır. Hakkımız neyse onu alırız, fazlasını istemeyiz” diyerek sözlerini tamamladı.