Orkide Motel işletmecisi Bahadır Görür:
“Termal, Atatürk’ün mirası ama hak ettiği değeri hâlâ göremiyor”
Dedesi Fehmi Görür’den devraldığı aile işletmesini yaklaşık 15 yıldır işleten Görür, Termal’in geçmişten bugüne uzanan turizm hikâyesine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
43 yaşındaki Bahadır Görür, ailelerinin turizm serüveninin 1970’li yıllara dayandığını belirterek, “Dedem Fehmi Görür, Termal’den emekli olduktan sonra burada ev pansiyonculuğunu başlatan isimlerden biri oldu. O dönem emekli olan büyüklerimiz evlerinin alt katlarını gelen turistlere kiralardı. Hatta bazıları kendi evindeki bir odayı bile verirdi. Böylece Termal’de pansiyonculuk kültürü gelişmeye başladı” dedi.
“Önce Ermeni aileler, sonra Arap turistler geldi”
Termal’in geçmişte özellikle Ermeni turistlerin yoğun ilgisini gördüğünü ifade eden Görür, 1980’li yıllarla birlikte bölgedeki turist profilinin değiştiğini söyledi.
Görür, “İlk yıllarda özellikle Ermeni aileler geliyordu. Köy halkıyla çok samimi ilişkiler kurulurdu. Sonra 80’li yıllarda Arap turistlerin yoğun ilgisi başladı. Arap turistlerin gelmesiyle birlikte Ermeni turistler daha çok Çınarcık tarafına yöneldi. Ama Termal her dönem İstanbul ve çevre iller için önemli bir cazibe merkezi oldu” diye konuştu.
Çocukluk yıllarından unutamadığı bir anısını da paylaşan Görür, “Toplumda Ermenilerle ilgili bazı ön yargılar var ama biz onları yakından tanıdık. Çok iyi insanlardı. Her yaz Hoannes amca diye bir misafirimiz gelirdi. İstanbul’da kot fabrikası vardı. Geldiğinde bize kot pantolon getirirdi. Onun geldiğini duyunca çok mutlu olurdum. Yıllar sonra onu tanıyan başka ailelerden Amerika’ya taşındığını öğrendik. Hiç unutamadığım bir anıdır” ifadelerini kullandı.
“2010’dan sonra işletmeyi tamamen yeniledik”
Kamu yönetimi mezunu olduğunu söyleyen Görür, devlet memurluğu yerine aile işletmesini devam ettirmeyi tercih ettiğini belirtti.
2009-2010 yıllarında işletmeyi devraldığını anlatan Görür, “Eskiden sadece yaz sezonunda açılırdı. Dedem mayısta açar, eylülde kapatırdı. Ben devraldıktan sonra yaz-kış açık hale getirdik. Ciddi bir tadilat yaptık. Odaları yeniledik, banyoları büyüttük, küvet koyduk, kalorifer sistemi kurduk. Kaplıca suyunun pansiyonlara dağıtılmasıyla birlikte hizmet kalitemizi artırdık” dedi.
Bugün 12 oda ve 35 yatak kapasitesiyle hizmet verdiklerini belirten Görür, işletmenin hâlâ aile pansiyonculuğu kültürünü taşıdığını söyledi.
“İnsanla uğraşmak işin en zor kısmı”
Turizm sektöründe en büyük zorluğun insan ilişkileri olduğunu ifade eden Görür, zaman zaman ilginç müşteri profilleriyle karşılaştıklarını anlattı.
“Genel olarak müşterilerimizden memnunuz ama bazen gerçekten zor insanlar geliyor” diyen Görür, “Rezervasyon yapıp ödeme yapan, sonra birkaç saat kalıp ‘odayı beğenmedim’ diyerek ücret iadesi isteyen insanlar oluyor. Bu tarz durumlar küçük işletmeler için ciddi sorun oluşturabiliyor” şeklinde konuştu.
Dedesi Fehmi Görür’den unutamadığı bir öğüt aldığını da söyleyen Bahadır Görür, “Dedem hep ‘Bir işin cefasını çekmeden sefasını süremezsin’ derdi. Bu söz hep aklımdadır” dedi.
“Termal’in marka tanıtımı eksik”
İlerleyen yıllarda işletmeyi spa ve havuz konseptiyle butik otele dönüştürmek istediklerini belirten Görür, ekonomik koşullar nedeniyle yatırımların zorlaştığını söyledi.
“Destek kredilerine ihtiyaç var ama yeterli destek göremiyoruz” diyen Görür, kredi faizlerinin düşmesini beklediklerini ifade etti.
Termal’in turizm potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini söyleyen Görür, bölgenin tanıtım eksikliğine dikkat çekti.
“İstanbul gibi büyük bir metropole bu kadar yakın olup bu potansiyeli yeterince kullanamıyoruz” diyen Görür, “Termal için ciddi marka çalışmaları yapılmalı. Çeşme ve Alaçatı’daki gibi festivaller düzenlenmeli. İnsanların buraya akın edeceği organizasyonlar yapılırsa Termal yeniden çok güçlü bir merkez haline gelebilir” ifadelerini kullandı.
“Termal hak ettiği değeri görmeli”
Termal’in bakım ve çevre düzenlemesi konusunda yetersiz kaldığını savunan Görür, özellikle park ve peyzaj alanlarının ziyaretçiler tarafından sıkça eleştirildiğini söyledi.
“Termal, Atatürk’ün mirasıdır” diyen Görür, “Rahmetli dedem burada başbahçıvandı. Dedem, Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’ndan getirttiği Rum Pandelli Usta’nın yanında yetişmiş ve onun vasiyetiyle kendisinden sonra başbahçıvan olmuş. O dönem onlarca kişi vardiyalı çalışırmış. Şimdi ise koca arboretum alanına birkaç kişi bakmaya çalışıyor. Bu yeterli değil” dedi.
Termal’in yönetimine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Görür, belediyenin bölgeyi devralma girişimlerinin olumlu sonuç verebileceğini belirterek, “Belediyeye geçerse daha iyi yönetilebileceğini düşünüyorum. Ama ne olursa olsun doğa korunmalı, sit alanı zarar görmemeli. Termal artık hak ettiği değeri bulmalı” diye konuştu.
