Sığınmacı ya da mülteci konusu önemlidir ve günceldir.

Türkiye’ye sığınanlar Bireysel ve Toplu Sığınmalar olarak iki başlık altında ele alınabilir.

Bugün, bireysel sığınmalardan küçük örnekler görelim:

KARAKOYUNLU KARA YUSUF İLE CELAYİRLİ AHMET: Timur’un kalabalık Moğol ordusu Anadolu’ ya yönelince, Karakoyunlu Hükümdarı Kara Yusuf ile Celayirli Ahmet, Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid’ e sığındılar. Bu iki hükümdarın durumu, Timur ile Yıldırım arasında çok sert yazışmalara neden oldu. Sonunda 28 Temmuz 1402’de Çubuk Ovası’nda iki ordu karşı karşıya geldi. İlginçtir, buradaki muharebede Kara Tatarlar ve bazı Anadolu beyliklerine ait askerler karşı tarafa geçince Osmanlı ordusu bozuldu.

 THÖKÖLY IMRE: Macar milliyetçilerinin önde gelenlerinden olan Thököly Imre, Macar Protestanlarının Avusturya Habsburg hanedanına karşı yürüttükleri mücadelenin önderlerindendi. Direniş hareketinde başkomutan seçilen Imre, mücadelede başarılı olamadı ve 1699’da Osmanlı Devleti’ne sığındı. O dönemde Osmanlı Devleti’nin başında bulunan Padişah II. Mustafa, iltica eden Thököly Imre’ye İzmit’te bir malikâne hediye etti. 13 Eylül 1705 tarihindeki ölümüne kadar bu malikânede yaşayan Thököly Imre’nin kemikleri, 1906’da düzenlenen büyük bir törenle İzmit’ten Macaristan’a nakledildi.

İSVEÇ KRALI XII. KARL:  İsveç’te erken aydınlanma döneminin mutlakiyetçi hükümdarlarından olan Kral XII. Karl, ülkesinde önemli reformlar yapmış ve Büyük Kuzey Savaşı’nda 18 yıl boyunca ülkesini savunmuştu. Gelişen olaylar sonunda Karl’ın 1709 yazında Ruslarla savaşmak ya da Polonya’ya çekilmekten başka şansı kalmamıştı. Kral Karl, ayağından yaralı olduğu ve orduya doğrudan komuta edemediği halde savaşı seçerek 8 Temmuz 1709’da Poltova’ daki müstahkem Rus kampına saldırdı. Saldırı başarısızlıkla sonuçlandı ve üç gün sonra İsveç ordusunun büyük bölümü Perevolaçna’ da Ruslara teslim oldu.

Kral Karl ise, Osmanlılarla ittifak kurmak umuduyla Osmanlı sınırları içindeki Bender’e (günümüzde Benderi- Moldova) sığındı. Bender Kalesi dışında Varinci (Varniztzi) Köyü’ne Kral Karl için konak ve adamları için de kışlalar yaptırıldı. Osmanlı Padişahı III. Ahmet, mülteci Kral’ı misafir olarak kabul edip, bütün masraflarının hükûmet tarafından karşılanmasını emretti.

Osmanlı topraklarında 5 yıl 3 ay gibi uzun bir süre kalan Kral Karl, Kasım 1714’te, Habsburg ve Alman topraklarından gizlice geçerek 14 gün süren yolculuktan sonra İsveç Pomeranyası’ na döndü. Bender’de kaldığı 5 yıl boyunca Osmanlı Devleti’ni Rusya’ya karşı savaşa sokmaya çalışan Karl (Türk tarihinde çok yerde Demirbaş Şarl olarak tanınır), ülkesine döndükten sonra, Kasım 1718’de Norveç’e düzenlediği bir seferde, Frederiksten Kalesi kuşatması sırasında vurularak öldürüldü.

 FERENÇ RAKOCZİ: Macarların Erdel (Transilvanya) Prensi Ferenç Rakoczi (1676- 1735), Habsburglara karşı Macaristan’da başlattığı ulusal ayaklanma başarısızlıkla sonuçlanınca, 1711’de ülkesinden ayrıldı. Bir süre Polonya ve Fransa’da yaşadıktan sonra, ömrünün geri kalan kısmını 1720 yılında geldiği Osmanlı topraklarında geçirdi. Bir süre Boğaziçi’nde Yeniköy’de oturduktan sonra, Tekirdağ’da ikameti sağlandı.

1735 yılında, 15 yılını geçirdiği Tekirdağ’daki evinde öldü. Kemikleri 1907 yılında yapılan bir törenle Macaristan’a taşındı.

Rakoczi’ nin oturduğu ev, Macar Hükûmeti tarafından 1932 yılında bir Macar mimarına aslına uygun onartılarak Müze haline getirildi. Girişindeki Türkçe ve Macarca kitabede binanın ne zaman ve ne maksatla restore edildiği yazılıdır. İkinci kattaki büyük bir odada Macar istiklâl mücadelesi kahramanının yağlı boya bir tablosu ile muhtelif eşyaları ve tarafından yapılan tahta oymalarının kopyaları teşhir edilmektedir.

KOMTE DE BONNEVAL: Tam adı Claude Alexandre Comte de Bonneval (1675- 1747)’dır. Fransa’da doğdu. Fransız ordusuna girerek İspanya ve İtalya savaşlarına katıldı. XIV. Louis ile arası açılınca, 1706’da Avusturya’ya kaçtı, Avusturya ordusuna katıldı.

 Prens Eugene’nin ordusunda Fransa’ya (yani kendi ülkesine) ve Osmanlı Devleti’ne karşı savaştı. 1716’daki Peter Varadin Muharebesi’ne katılarak Osmanlı Devleti’ne karşı savaştı ve burada gösterdiği üstün başarı nedeniyle Mareşal’ liğe yükseltildi. Varadin’ de yenilen Osmanlı, Dalmaçya kıyılarını Venedik’e bırakırken; Belgrad, Banat Yaylası ve Eflâk’ı Avusturya’ya terk etti.

Bonneval, Avusturya’da Prens Eugene ile arası bozulunca, bu sefer, 1729’da, düşmanı olduğu Osmanlı topraklarına sığındı. Müslüman oldu Ahmet Paşa adını aldı. Osmanlı’da Humbaracı ocağını ıslah ve yeniden kurmakla görevlendirildi. Bu nedenle Humbaracı Ahmet Paşa olarak tanındı. Bir süre sonra Osmanlı ile de arası açılınca Fransa’ya dönmek istedi ama ömrü yetmedi, İstanbul’da öldü.