İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne atanan Suat Parıldar’ın yerine 2025 yılının Temmuz ayında Yalova İl Tarım ve Orman Müdürü olarak atanan Mustafa İlmeç, son bir yıl içerisinde gerçekleştirilen çalışmaları anlatmak ve Yalova’nın tarımdaki son durumu hakkında bilgi vermek için basın toplantısı gerçekleştirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Yalova’ya gelmesiyle birlikte geçtiğimiz aylarda açılan Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, Yalova’daki yerel basın mensupları da geniş katılım gösterdi.

Yalova’nın tarımsal üretimi hakkında açıklamalarda bulunan Müdür İlmeç, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Son aylarda Türkiye genelinde gündem olan tarım arazilerinde kaçak yapılaşma konusuna da değinen İlmeç, ilgili kanunda yapılan değişikliğin ardından tarım arazilerindeki kaçak yapılaşmaya ciddi para cezalarının uygulanmaya başladığını açıkladı. İlmeç’in verdiği bilgilere göre, 1 dönüm tarım arazisine kaçak yapılaşma kuran kişilere 10 milyon Türk Lirası’na kadar para cezası uygulanabilecek.

“Tarım alanları kısıtlı olmasına rağmen potansiyelimiz yüksek”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile birlikte açtıkları Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nde basın mensuplarıyla görüşme yapmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek açıklamalarına başlayan Müdür İllmeç, “Benim Yalova’daki görev sürem yaklaşık 10-11 ay oldu. Bu süre boyunca Yalova’ya hizmet etmekten büyük mutluluk duyduk. Elimizden geldiğince çiftçilerimizin, üreticilerimizin, yetiştiricilerimizin ve işletmelerimizin yanında olmaya gayret ediyoruz. Yalova’nın gündemini sizler aracılığıyla yakından takip ediyor, bu gündeme göre kendimize yön veriyor, ihtiyaç duyulan alanlara yoğunlaşıyoruz. Karşılaştığımız sorunları çözmek için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Yalova’nın özel bir şehir olduğuna dikkat çeken Müdür İlmeç, “Tarım alanlarımızın sınırlı olmasına ve Türkiye’nin yüzölçümü bakımından en küçük ili olmasına rağmen, tarımsal potansiyeli yüksek, beklentileri fazla ve tarım gündemi oldukça yoğun olan bir kent. Bu nedenle Yalova’ya hizmet etmeye, tarımla ilgili sorunları çözmeye ve üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak bitkisel üretimden hayvancılığa, su ürünlerinden gıda denetimlerine, arazi yönetiminden diğer teknik hizmetlere kadar oldukça geniş ve yoğun bir çalışma alanına sahibiz. Bu çalışmaların merkezinde ise üretmeye devam etmek isteyen çiftçilerimiz bulunuyor. Valiliğimiz ve İl Özel İdaremizle birlikte üreticilerimize destek olmaya, girdi maliyetlerini azaltmaya ve yeni fırsatlar sunmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Yalova Il Tarim Orman Mudur Marmara Su Kontrol Merkezi Basin Aciklama (2)

“Üreticiler, tarım alanları küçük olduğu için katma değeri yüksek ürünlere yöneliyor”

Yalova’da toplam 218 bin dekarlık tarım arazi bulunduğunun bilgisini veren Müdür İlmeç, “Bunun yaklaşık 122 bin dekarlık kısmında aktif olarak tarımsal faaliyet yürütülüyor. Burada şu soru akla gelebilir: “218 bin dekarlık alanımız varsa neden sadece 122 bin dekarlık bölümünde üretim yapılıyor?” Bu konuda bazı dezavantajlarımız bulunuyor. İlimizin yaklaşık yüzde 60-65’i ormanlarla kaplı. Kalan alanların içerisinde ise sanayi bölgeleri, konut alanları ve diğer kullanım alanları yer alıyor. Tarım alanı olarak değerlendirilebilen toplam alan 218 bin dekar olsa da bunun yaklaşık 122 bin dekarlık kısmında aktif üretim gerçekleştiriliyor. Yalova’da 41 bin 600 tarım parseli bulunuyor. Bu parsellerin yüzde 72,5’i maalesef 5 dekarın altında ve oldukça küçük parçalardan oluşuyor. Bu durum hem üreticilerimizin işini zorlaştırıyor hem de bizim yönetim süreçlerimizi güçleştiriyor. Çünkü kayıtlılık oranı, ülkemizdeki bazı diğer illere kıyasla daha düşük seviyelerde seyrediyor. Elbette tarım alanlarının küçük olması bazı fırsatları da beraberinde getiriyor. Üreticilerimiz birim alandan daha fazla verim ve gelir elde etmek zorunda olduklarının farkında. Bu nedenle daha yüksek katma değer sağlayan üretim modellerine yöneliyorlar” ifadelerini kullandı.

“Yalova’da kullanılmayan tarım arazilerini kiralayarak üretime kazandırmak isteyen bir talep oluşmadı”

Tarım arazilerinin yeteri kadar kullanılmamasının kaynağı hakkında bilgi veren Müdür İlmeç, “Kullanılmayan alanların önemli bir kısmı, büyük şehirlerin arasında bulunan Yalova’da yatırım amacıyla satın alınmış ancak üretime kazandırılmamış arazilerden oluşuyor. Bunun yanı sıra çeşitli nedenlerle ekime uygun olmayan alanlar da bulunuyor. Bazı araziler uzun yıllar ekilmediği için iklim ve yağış koşullarının etkisiyle yeniden doğal bitki örtüsüyle kaplanmaya ve ormanlaşmaya başlamış durumda. Bu konuda Bakanlığımız geçtiğimiz yıllarda önemli bir yasal düzenleme yaptı. İki yıl üst üste ekilmeyen tarım arazilerinin kiraya verilmesine yönelik uygulamayı yakından takip ettik. Yalova’da da ekiplerimiz yoğun bir çalışma yürüttü ve yaklaşık 1.300 parsel için ilana çıktık. Bu parsellerin toplam büyüklüğü yaklaşık 10 bin 500 dekardı. Ancak tüm duyurulara ve düşük kira bedellerine rağmen bu 1.300 parsele yalnızca bir başvuru yapıldı. O başvuruyu yapan kişi de sözleşme aşamasında vazgeçti ve üretim yapmayacağını belirtti. Yani Bakanlık olarak hem yasal altyapıyı hazırladık hem de gerekli ilan süreçlerini yürüttük. Ancak maalesef Yalova’da bu arazileri kiralayarak üretime kazandırmak isteyen bir talep oluşmadı. Bu durumun arkasında arazilerin küçük ve parçalı yapısının yanı sıra çeşitli fiziki koşulların da etkili olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

“Süs bitkileri Yalova’nın altın bileziği haline gelmiş”

Yalova’da bitkisel üretim alanında ÇKS’ye kayıtlı 1.933 işletme bulunduğunu açıklayan Müdür İlmeç, “Bunun yanında 1.665 hayvancılık işletmemiz, yaklaşık 3.300 gıda işletmemiz ve su ürünleri yetiştiriciliği yapan 10 tesisimiz mevcut. Ayrıca ticari balıkçılık faaliyetinde bulunan yaklaşık 400 teknemiz bulunuyor. Bu yönüyle Yalova, tarım ve gıda alanında oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi üreticilerimiz birim alandan daha fazla gelir elde edebilmek için katma değeri yüksek ürünlere yöneliyor. Süs bitkileri, kesme çiçek, aronya, yaban mersini ve kivi gibi ürünlerin üretimi bu nedenle her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Üreticilerimiz de bu ürünlerin yetiştiriciliğini bilinçli ve profesyonel bir şekilde gerçekleştiriyor” dedi. Süs bitkilerinin Yalova için vazgeçilmez bir alan olduğunu işaret eden Müdür İlmeç, “Şehirde köklü bir kültür oluşturmuş, adeta Yalova’nın altın bileziği haline gelmiş bir meslek dalı. Bu nedenle sektörün gelişmesi için elimizden gelen tüm çalışmaları yürütüyoruz. Son olarak ithal edilen ürünleri inceledik ve şu soruyu sorduk: “Bu ürünleri neden biz üretmiyoruz? Neden dışarıdan almak zorunda kalıyoruz?” Amacımız, mümkün olduğu kadar bu ürünlerin Yalovalı üreticiler tarafından yetiştirilmesi ve ithalatın azaltılmasıdır. Bu doğrultuda çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

Yalova Il Tarim Orman Mudur Marmara Su Kontrol Merkezi Basin Aciklama (4)

“Vatandaşlarımız QR kod okutarak işletmelerin en son ne zaman denetlendiğini görebiliyor”

Gıda güvenliği konusunda herkesin büyük bir hassasiyete sahip olduğunu belirten İlmeç, “Hepimiz marketlerden, manavlardan alışveriş yapıyoruz ve zaman zaman tükettiğimiz ürünlerle ilgili çeşitli soru işaretleri oluşabiliyor. Bu nedenle geçtiğimiz yıl yaklaşık 6 bin 500 denetim gerçekleştirdik ve ciddi yaptırımlar uyguladık. Özellikle hijyen kurallarına ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlere karşı tavizsiz bir yaklaşım sergiliyoruz. Çünkü vatandaşlarımız işletmelerin mutfak kısmını görmüyor; yalnızca kendilerine sunulan ürünü görüyor. Bu nedenle işletmelerimizi düzenli ve titiz bir şekilde denetlemeye devam ediyoruz. Yapılan yeni düzenlemelerle birlikte QR kod uygulamasını da hayata geçirdik. Vatandaşlarımız satış veya toplu tüketim yapılan işletmelerde bulunan QR kodları okutarak işletmenin en son ne zaman denetlendiğini ve hangi sıklıkla denetlenmesi gerektiğini görebilecek. Böylece vatandaşlarımızın da denetim süreçlerine daha kolay erişebileceği bir sistem oluşturduk. Bu konuda da sıkı bir takip içerisindeyiz. Malumunuz yaz aylarına giriyoruz. İlimizde özellikle toplu yemek hizmeti verilen yerlerde ve toplu tüketim alanlarında zaman zaman gıda kaynaklı zehirlenme vakaları yaşanabiliyor. Bu nedenle ekiplerimize gerekli talimatları verdik. Havaların ısınmasıyla birlikte özellikle toplu yemek üretimi ve toplu tüketimin yapıldığı işletmelerde denetimlerimizi daha da sıklaştırıyoruz. Vatandaşlarımızın evlerine götürdükleri, sofralarına koydukları ve tükettikleri gıdaların sağlık ve hijyen standartlarına uygun olması için yoğun bir çalışma yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

“B Reçete Sistemi, 1 Temmuz itibarıyla Türkiye’de yaygınlaşacak”

Tarım Bakanlığı’nın yalnızca mevcut durumun denetlenmesiyle ilgilenmediğini; aynı zamanda da yeni mevzuat düzenlemeleriyle de süreci yakından takip ettiğini söyleyen Müdür İlmeç, “Uzun süredir kamuoyunun gündeminde olan pestisit kalıntıları ve tarımsal ilaç kullanımı konusunda vatandaşlarımızın aklında çeşitli soru işaretleri bulunuyordu. Bu kapsamda Bakanlığımız, geçtiğimiz ocak ayından itibaren pilot uygulama olarak “B Reçete Sistemi”ni hayata geçirdi. İlk etapta dört ilde uygulanan bu sistemle birlikte insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ve analizlerde sıkça karşılaşılan beş etken maddenin kullanımına yönelik yeni bir kontrol mekanizması oluşturuldu. Bu sistemde, nasıl ki doktor reçetesiyle eczaneden ilaç alıyorsak, tarımsal ilaçlar da yetkili ziraat mühendisleri tarafından düzenlenen reçetelerle temin edilecek. Böylece hangi ilacın, hangi üründe, hangi parselde kullanıldığı; ne zaman uygulandığı, hasat tarihi ve bekleme süreleri gibi tüm bilgiler kayıt altına alınacak. Söz konusu uygulama yılbaşından itibaren Ankara, Kırklareli, Mersin ve Antalya gibi illerde uygulanmaya başladı. 1 Temmuz itibarıyla ise B Reçete Sistemi tüm Türkiye’de yaygınlaştırılmış olacak” şeklinde konuştu.

Yalova Il Tarim Orman Mudur Marmara Su Kontrol Merkezi Basin Aciklama (3)

Yalova’daki Hayvancılık Verilerini Paylaştı

ADD Yalova’dan Babalar Günü Mesaisi
ADD Yalova’dan Babalar Günü Mesaisi
İçeriği Görüntüle

Yalova’nın büyük bir hayvancılık potansiyeline sahip olduğunu dile getiren Müdür İlmeç, “Yalova’da 909 büyükbaş hayvancılık işletmesi ve 288 küçükbaş hayvancılık işletmesi bulunuyor. Ayrıca çoğunluğu tescilli bir ırk olan Yalova Kıvırcığı olmak üzere yaklaşık 25 bin küçükbaş hayvanımız mevcut. Bunun yanında 349 arıcılık işletmemiz ve yaklaşık 22 bin arılı kovanımız bulunuyor. Coğrafi işaret tesciline sahip Yalova kestane balı da ilimizin önemli değerlerinden biri. Üreticilerimizi zaman zaman ziyaret ederek çalışmaları yerinde takip ediyoruz. Bu yıl yağışların yeterli olması ve su kaynakları açısından verimli bir dönem geçirilmesi nedeniyle arıcılık sektöründe rekor seviyede bir üretim bekleniyor. İnşallah üreticilerimiz bu yıl çok daha yüksek verim elde edecekler” dedi.

“Tarım arazilerindeki betonlaşmaya karşı sıkı bir denetim var”

Tarım alanlarındaki betonlaşmayla mücadele hakkında açıklamalarda yapan Müdür İlmeç, “Bu konuda yoğun bir baskıyla karşı karşıyayız. özellikle imar talepleri, bağ evi yapımı ve imarsız arazilerde yapılaşma istekleri nedeniyle önemli bir talep söz konusu. Malumunuz, ülkemiz büyüyor ve nüfus artıyor. Yalova da bildiğim kadarıyla nüfusu en hızlı artan illerden biri. Dolayısıyla bu nüfusun barınma ihtiyacını karşılayacak alanlara ihtiyaç duyuluyor. Aynı şekilde ekonomik büyümeyle birlikte sanayi alanlarına olan ihtiyaç da artıyor. Örneğin, geçmişte Türkiye genelinde yaklaşık 80-90 organize sanayi bölgesi bulunurken bugün bu sayı 400’ün üzerine çıkmış durumda. Hem büyüyen ekonomi hem de artan nüfus, doğal olarak yeni yerleşim ve üretim alanlarına ihtiyaç doğuruyor. Bu noktada elimizde orman alanları, hazine arazileri, tarım alanları ve mera alanları bulunuyor. Planlama süreçleri içerisinde bu alanların belirli bölümlerinin farklı amaçlarla kullanıma açılması söz konusu olabiliyor. Ancak bu süreçler oldukça sıkı bir denetim ve değerlendirme mekanizması içerisinde yürütülüyor” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl içerisinde tarım dışı kullanıma açılmış bir arazi yok”

2025 yılı içinde Yalova’da yaklaşık 2 bin dekarlık alanın tarım dışı kullanıma açılmış olduğunu bilgisini veren Müdür İlmeç, “Bu alanlar sanayi, konut ve turizm gibi çeşitli amaçlarla kullanıma açılan bölgeleri kapsıyor. 2024 yılında ise tarım dışına çıkarılan alan miktarı yaklaşık 222 dekar olmuş. Dolayısıyla rakamlar, ihtiyaçlara ve projelere göre yıllara göre artabiliyor ya da azalabiliyor. Buradaki temel hassasiyetimiz ise şudur: Şehir için gerçekten elzem olmayan hiçbir talebe olumlu yaklaşmıyoruz. Yalova'nın nüfus projeksiyonları ve geleceğe yönelik ihtiyaçları değerlendirilirken kamu yararı ilkesi ön planda tutuluyor. Toprak Koruma Kurulumuz bu konuda son derece hassas davranıyor. Sayın Valimiz de tarım alanlarının korunması konusunda oldukça duyarlı ve kararlı bir yaklaşım sergiliyor. Bu nedenle değerlendirmeler büyük bir titizlikle yapılıyor. Hatta bu yıl içerisinde henüz tarım dışına çıkarılmış ve onaylanmış bir alanımız bulunmuyor. Sadece bir dere ıslahı çalışmasıyla ilgili bir dosya söz konusu oldu. O süreç de hâlen Bakanlık aşamasında devam ediyor. Bunun dışında bu yıl için onaylanmış herhangi bir tarım dışı kullanım kararı bulunmuyor. Elbette bu uzun vadeli bir süreç. Bundan sonraki dönemde de tarım alanlarının korunması temel önceliğimiz olmaya devam edecek. Kurul olarak hedefimiz, şehrin büyümesini daha planlı bir şekilde yönlendirmek, mümkün olduğunca marjinal alanlara yönelmesini sağlamak ve verimli tarım arazilerini gelecek nesiller için korumaktır” şeklinde konuştu.

Yalova Il Tarim Orman Mudur Marmara Su Kontrol Merkezi Basin Aciklama (5)

“Tarım arazilerinde kaçak yapılaşmaya karşı metrekareye düşen ceza 25 kat arttı”

Kaçak yapılaşmayla ilgili Resmi Gazete’de yayımlanan kanun değişikliği hakkında konuşan Müdür İlmeç, “Daha önce tarım arazisini bozan ya da tarım dışı kullananlara metrekare başına yaklaşık 100 lira idari para cezası uygulanıyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte bu ceza metrekare başına 2.500 liraya çıkarılmıştır. Yani yaklaşık 25 katlık bir artış söz konusudur. Bu oldukça caydırıcı bir düzenlemedir. Artık tarım arazisine izinsiz yapı yapan veya araziyi tahrip eden kişilerin bir kez daha düşünmesi gerekecektir. Bu yaptırımlar bununla da sınırlı değildir. Örneğin bir dönümlük alanda yapılan izinsiz bir müdahale için 2,5 milyon lira ceza uygulanmaktadır. Eğer kişi bu alanı iki ay içerisinde eski haline getirip tarımsal niteliğini yeniden kazandırmazsa, bu cezanın üç katı daha uygulanmaktadır. Böylece toplamda bir dönümlük alan için 10 milyon liraya kadar ceza söz konusu olabilmektedir. Bu düzenleme oldukça caydırıcıdır. Zira bugün bir hesap yapıldığında, aynı maliyetle farklı bir yatırım yapmak yerine bu tür kaçak yapılaşmaya yönelmenin ekonomik olarak mantıklı olmadığı açıktır. Ancak buna rağmen Yalova’da ciddi bir kaçak yapılaşma sorunu bulunmaktadır. Hobi bahçeleri, izinsiz yapılar ve tarım dışı kullanımlar bu kapsamda değerlendirilmektedir” dedi.

“Balıkçı barınaklarındaki hareketlilik anlık olarak takip ediliyor”

Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin, kaçak avcılığa müdahale etme konusunda çok önemli işlev gördüğünü dile getiren Müdür İlmeç, “Merkez açılalı çok uzun zaman olmamasına rağmen, deniz ve kıyı alanları artık çok daha etkin şekilde izlenebilmektedir. Balıkçı barınaklarındaki hareketlilik anlık olarak takip edilmekte ve ekipler buna göre yönlendirilmektedir. Kaçak avcılıkla mücadelede de önemli bir aşamaya geçilmiş durumdadır. Av yasağı döneminde olduğumuz için denetimler özellikle yoğun şekilde sürdürülmektedir. Geçmiş yıllarda da olduğu gibi ekiplerimiz sahada aktif olarak görev yapmaktadır. Örneğin merkezden tespit edilen bir olayda, midyenin kara taşımasına ilişkin bir ihlal belirlenmiş, soğuk zincir kurallarına uyulmadığı tespit edilmiştir. Ürünlere el konulmuş, imha edilmiş ve ilgili işletmeye cezai işlem uygulanmıştır. Ayrıca su üstü radar sistemleri, kontrol tekneleri ve ihbar mekanizmaları ile denetimler sürekli olarak yürütülmektedir. Balıkçı gemilerinin takip ve izleme sistemleri sayesinde hangi geminin nerede bulunduğu, hangi bölgede avcılık yapıldığı anlık olarak görülebilmektedir. Bu sistem sayesinde hem açık hem de kapalı alanlar kontrol edilmekte, gerektiğinde çevre illerin ekipleri de yönlendirilerek daha geniş bir denetim ağı oluşturulmaktadır. Bu yapı bize hem zaman kazandırmakta hem de daha etkin bir kontrol imkânı sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.

“8 tonluk midye üretimi kapasitesi dolarsa kapasite artışı gündeme gelebilir”

Yalova’nın midye üretimi hakkındaki soruyu cevaplayan Müdür İlmeç, “Yalova, özellikle midye üretimi açısından Türkiye’de örnek gösterilen bir lokasyon haline gelmiştir. Bu alanda her geçen gün artan ve katlanarak devam eden bir üretim söz konusudur. Elimizdeki bilgilere göre önemli bir üretim kapasitesine ulaşıldığı görülmektedir. Bu kapsamda yeni talepler de gelmektedir. Ancak Bakanlığımızın bu konuda yaklaşımı nettir. Şu anda ilimiz sınırları içerisinde su ürünleri yetiştiriciliği için belirlenen kapasite dolmuş durumdadır. Yaklaşık 8.000 tonluk bir kapasiteye sahip tesis alanımız bulunmaktadır. Mevcut üretim ise yaklaşık 1.500 ton seviyelerindedir. Öncelikle mevcut kapasitenin tamamlanması gerekmektedir. Yani 8.000 tonluk izin verilen kapasitenin doldurulması önceliklidir. Bunun ardından yeni tesis talepleri yeniden değerlendirilebilir. Talep var mı? Evet, vardır. Ancak önceliğimiz mevcut kapasitenin etkin şekilde kullanılmasıdır. Bu durumun bazı hassas yönleri de bulunmaktadır. Çünkü midye tesislerinin bulunduğu alanlar aynı zamanda avlak sahalarıdır. Bir kişiye alan tahsis ederken, dışarıda faaliyet gösteren balıkçılarımızın da durumu dikkate alınmak zorundadır. Bu nedenle denge gözetilerek hareket edilmesi gerekmektedir. Midye, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan önemli bir canlıdır. Denizlerin temizlenmesine katkı sağlayan bir yapıya sahiptir. Bu nedenle bu üretimin artmasını elbette isteriz; ancak diğer yandan balıkçılarımızın haklarını da korumak zorundayız” şeklinde konuştu.

Balıkçılara Müjde Verdi

Yalova İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç’in Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma sonucunda Marmara Denizi’nin İstanbul bölgesindeki gemilerin ihtiyaç halinde Yalova’daki 1 ve 2 numaralı demirleme sahalarına yönlendirilmesi konusu da gündeme geldi. Balıkçıların avlanma sahalarının kısıtlandığına yönelik şikayetlerin kendilerine de iletildiğini açıklayan Müdür İlmeç, “Sayın Bakanımızın Yalova ziyareti sırasında da hem Sayın Valimiz hem de milletvekillerimiz tarafından konu doğrudan Sayın Bakanımıza aktarıldı. Biz de bu meseleyle ilgili gerekli girişimlerde bulunduk. Sayın Valimizin bizzat takip ettiği süreç kapsamında, Valiliğimiz tarafından Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na resmi bir yazı gönderildi. Gelinen noktada konuyla ilgili önemli bir gelişme yaşandı ve sorun büyük ölçüde çözüme kavuştu diyebiliriz. Yapılan görüşmeler sonucunda, önümüzdeki av sezonunun başlamasıyla birlikte demirleme sahalarının kontrollü bir şekilde su ürünleri avcılığına açılması yönünde olumlu bir süreç işletildi. Dolayısıyla balıkçılarımızın dile getirdiği mağduriyetlerin giderilmesi adına önemli bir adım atılmış oldu. Mevcut durumda sorunun büyük ölçüde ortadan kalktığını söyleyebiliriz” dedi.

Basın toplantısının sona ermesinin ardından, yerel basın mensuplarına Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’ni gezdiren Müdür İlmeç, yapılan denetimler ve çalışmalar hakkında detaylı bir bilgilendirmede bulundu. Müdür İlmeç, Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin Türkiye’de 1. sırada olduğunu, Avrupa ülkeleri arasında da 2. sırada yer aldığını belirterek merkezin önemini bir kez daha vurguladı.

Muhabir: Göktuğ Doğukan Yüksel