Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk, Miraç Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Yılmaztürk, Miraç’ın Peygamber Efendimizin (s.a.v.) bütün insanlığı temsilen Yüce Allah’ın huzuruna kabul edildiği mukaddes bir yolculuk olduğunu belirtti.
Müftü Yılmaztürk, mesajında şu ifadelere yer verdi:“15 Ocak Perşembe gününü 16 Ocak Cuma gününe bağlayan gece, mukaddes bir yolculuğun ve Peygamber Efendimizin bütün insanlığı temsilen Cenab-ı Hakkın yüksek huzuruna kabulünün ifadesi olan İsra ve Miraç hadisesinin yıl dönümüdür. İsra ve Miraç; Peygamberimiz (s.a.v)’in önce Mescid-i Haram’ dan Mescid-i Aksa’ ya, oradan da Yüce Mevla’ nın sonsuz ayet ve kudretini müşahede etmek için semaya kadar uzanan içerisinde pek çok ilahi hikmet ve bereketi barındıran manevi bir yolculuktur.
Miraç, bir arınma ve Allah' a yükseliştir. Allah Teala Mekke Müşrik toplumunun Hz. Peygamberi tahkir etmelerine, Ona meydan okumalarına bir cevap, Hz. Peygamber ve inananlara büyük bir moral ve motivasyondur. Bugün miracın yücelme ve yükselme anlamlarını dikkate alarak kişinin, toplumun ve bütün insanlığın maddi-manevi yükselişi üzerinde yeniden düşünmeliyiz. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) Miraç' tan hediye olarak getirdiği emanetlere sımsıkı sarılmalıyız. Hz. Peygamber "müminin miracı namazdır." buyuruyor. Namazı "göz nuru" olarak niteliyor. Allah Teala biz insanları ve cinleri kendisine kulluk yapalım diye yarattığını hatırlatıyor. Yaratılış gayemizi unutmayalım. Allah'a ta'zım, yarattıklarına şefkat gösterelim. İslam Dininde Allah'ın kullarının birbirine üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvadadır. Güç, kuvvet ve kudret yalnız ve yalnız Allah'ındır. Mülk O'nundur. Bizler imkan ve imkansızlıklarımızla imtihan halindeyiz.
Yeryüzünün bütün canlılarına olduğu gibi yaratılmışların en seçkini ve şereflisi olan insana hürmet etmeye, İnsanın ve bütün canlıların hukukunu korumaya mecburuz. Bizler hayatımızın her anında birbirimizin rakipleri değil yardımcıları ve şahitleriyiz. Dolayısıyla fert, cemiyet ve toplum düzenini korumakla görevli olan herkesin, hepimizin, birbirimizin hukukunu koruması da en mukaddes görevlerimizdendir. Bu kutsal gün ve geceler, bizlere bireysel ve toplumsal olarak iman, ibadet ve ahlak bakımından kendimizi yenileme, geleceğimizi Allah’ın rızası doğrultusunda planlama ve ümitlerimizi yeniden tazeleme fırsatları sunar. Bu fırsatları ganimet bilerek, günahlarımızdan temizlenmek için Rabbimize yönelip tövbe etmeli, rızasına uygun yaşayabilmek için O’ndan yardım istemeli, yeni bir sayfa açabilme gayretinde olmalıyız.
Ayrıca İsra ve Miraç mucizelerinin gerçekleştiği mübarek bir mekan olarak da belirtilen Mescid-i Aksâ'nın ve Kuds'ü Şerifin, civarındaki Gazze’nin zalim- katil İsrail’in işgalinden, soykırımından bir an önce kurtulması en büyük duamızdır. Bu mübarek gecenin İslâm âleminin birlik, dirlik, huzur, güven ve beraberliğine, toplumsal birlikteliğimizin güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle tüm kardeşlerimizin hemşerilerimizin, âlem-i İslâm'ın Miraç Kandili’ni tebrik ediyor, bu gecede Yüce Allah’a açılan ellerin, yapılan dua ve yakarışların kabulünü yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. Gecemiz mübarek olsun.”




