GÜNAYDIN Değerli Okurlar,
Günümüzde yaşanan olayları değerlendirmek ve geleceğe yön vermek için tarih bilgisi şart… Bu köşede tarih yazmak istemememe rağmen, zaman zaman hatta sık sık tarih sayfalarını aralamak ve bazı konuları hatırlatmak gerekiyor. Bir ülkenin geleceğinin hamasetle değil de, bilgi ve bilginin doğurduğu ileri görüşlülükle şekilleneceğine inanıyorum.
Bu kısa değerlendirmenin sonuna bazı yabancı kaynakları ekledim. Kendi yazarlarımızı almadım. Yani Arap ayaklanmasını anlatanlar yabancı tarihçiler… İlgi duyanlar okuyup araştırabilirler.
Osmanlı’ ya karşı Arap İsyanı 10 Haziran 1916 tarihinde başlamış, 25 Ekim 1918’ de sonuçlanmıştı. Birinci Dünya Savaşının patlak vermesiyle birlikte İngilizler Arapları kendi tarafına çekmek ve Osmanlı'yı parçalayarak güçsüzleştirmek konusunda yoğun çaba sarf etmişlerdi. Daha savaş başlamadan önce İstanbul'daki İngiliz elçisi olası savaş halinde Türkiye'ye karşı bir Arap harekâtının desteklenmesi gerektiğini bildirmişti.
Şerif Hüseyin 18 Şubat 1916 tarihli mektubu ile McMahon'dan, Osmanlıya karşı kullanılmak üzere 50.000 £ altın, silâh, mühimmat ve yiyecek talebinde bulundu. McMahon, 10 Mart 1916 tarihli yanıtı ile bu isteğin kabul edildiğini bildirdi. O zamana kadar resmî olarak Osmanlı tarafında gözüken Hüseyin, artık Üçlü İtilâf 'a yaptığı yardımın, büyük bir Arap imparatorluğu ile ödüllendirileceğine tam olarak ikna olmuştu.
İşte bu desteği arkasına alan Şerif Hüseyin, Haziran 1916 tarihinde Osmanlı Hükümeti'nin Müslümanlığın kutsal değerlerini çiğnediği ve "Arapların haklarının çiğnendiği" iddialarını sebep göstererek isyan etti.
Arapça Al- Yhawra al- Arabiya, İngilizce Arab Revolt olarak adlandırılan Arap isyan ve ihaneti, Birleşik Krallık Yüksek Komiseri Henry McMahon ile Şerif Hüseyin arasında gerçekleşen ve Araplara bağımsız devlet sözü verilen Hüseyin-McMahon Yazışmaları'nın ardından 10 Haziran 1916 sabahı Mekke'de resmî olarak başlatıldı. Daha öncesine de Şerif Hüseyin'in oğulları Ali ve Faysal 5 Haziran'dan beri Medine'de isyan faaliyetlerine girişmişlerdi. Arap isyancılar 10 Haziran sabahı Mekke'deki hükûmet konağına ve kışlalara saldırdı. Mekke'nin müdafaası ancak 1 ay kadar sürebildi ve 9 Temmuz 1916'da şehir isyancıların eline geçti. İsyancıların öncelikli hedefi, İngiliz hükûmetinin de tanıma sözü verdiği, Halep'ten Aden'e kadar uzanan bağımsız ve birleşik bir Arap devleti kurmaktı.
10 Haziran 1916'da İngiliz savaş gemileri ve deniz uçaklarının bombardıman yardımıyla birlikte 3500 Arap Cidde limanına saldırı gerçekleştirdi. Osmanlı garnizonu 16 Haziran'da teslim oldu. Eylül 1916'nın sonuna gelindiğinde Şerif Ordusu, Kraliyet Donanması'nın da yardımıyla Rabigh, Yanbu ve Kunfudha gibi kıyı şehirlerini ele geçirmişti ve 6.000 Osmanlı askerini esir almıştı.
Emir Abdullah, 1917 başında Eşref Bey liderliğindeki bir Osmanlı konvoyunu çölde pusuya düşürdü. 1917'nin başlarından itibaren Haşimi gerillaları Hicaz demiryoluna saldırmaya başladı. Şubat 1917'de ilk kez hareket halindeki bir lokomotif mayınla havaya uçuruldu. Mart 1917'de Lawrence, Hicaz demiryoluna ilk saldırısını gerçekleştirdi. Ağustos 1917'de Yüzbaşı Raho, bir Bedevî kuvvetine komuta ederek Hicaz demiryolunun 5 kilometresini ve dört köprüyü yok etti.
Ocak 1918'de yaşanan Tafilah Muharebesi ile Lawrence'ın da aralarında olduğu isyan güçleri büyük bir zafer elde etti. Nisan 1918'de Cafer el-Askari ve Nuri es-Said önderliğindeki Arap Düzenli Ordusu, Ma'an'daki Osmanlı tren istasyonuna saldırı düzenledi.
1918 baharında Hicaz demiryolunu yok etmeye yönelik olan Kirpi Harekâtı başlatıldı. Mayıs 1918'de Hicaz demiryolunun 25 köprüsü yok edildi.
27 Eylül 1918'de Tefes köyü yakınlarında gerçekleşen muharebede yakalanan Osmanlı askerleri ile onlarla birlikte olan yaklaşık 250 Alman ve Avusturyalı askeri Lawrence'ın emri ile makineli tüfeklerle vurularak Tefes Katliamı gerçekleştirildi.
Lawrence daha sonra bu olayı şöyle anlattı: “ Çılgınca öldürdük ve öldürdük, hatta ölenlerin ve hayvanların kellelerini uçurduk."
19 Eylül - 21 Eylül 1918 arasında yaşanan Megiddo Muharebesi ile Osmanlı Devleti tüm Suriye'yi kaybetti. Eylül sonu ve Ekim 1918'e gelindiğinde morali giderek bozulan Osmanlı Ordusu geri çekilmeye başladı.
İsyancı Arap güçleri, 30 Eylül 1918'de Şam'a ulaştıklarında şehir halkının evlerinin duvarlarına Arap isyanı bayrağını asmış olduğunu gördüler. Şam ele geçirilince Hüseyin'in oğlu I. Faysal tarafından yönetilen Suriye Arap Krallığı ilân edildi.
İsyan sonucunda, Şerif Hüseyin tarafından liderlik edilen ve Birleşik Krallık Mısır Sefer Kuvveti tarafından da desteklenen Haşimi ordusu Hicaz ve Ürdün'ün büyük bir kısmını eline geçirdi.
Birleşik Krallık, isyan öncesinde Araplara ve Şerif Hüseyin'e bağımsız bir devlet sözü vermiş olmasına rağmen isyanın ardından anlaşmadan vazgeçti. Sonuçta Sykes- Picot Antlaşması ile Osmanlı Devleti parçalandı, Hicaz bağımsızlığına kavuştu; İngilizler Kudüs’ ü, Ürdün ve Irak’ ı, Fransızlar Şam ve Lübnan’ ı işgal etti. Osmanlı ordusu, bölgeyi elden çıkardığı gibi ( ölü- yaralı, esir, hasta) 60 bin civarı kayıp verdi.
Batı Arabistan'daki Hicaz bölgesinde Hüseyin'in kontrolü altında kısa süre devam eden ve diğer ülkeler tarafından tanınmayan bir yönetim kuruldu. Bu yönetim 1925'te İbn Suud tarafından feshedildi.
Günümüzdeki Arap devletlerinin pek çoğu Arap İsyanı' nın bir yansıması ve devamında yaşanan olaylar sonucu ortaya çıkmıştır. Osmanlı iktidarının kalkmasından bu yana bölgede siyasî karışıklıklar yaşanmış ve düzen oturtulamamıştır. Merak edenlere, Arap ülkelerin bayraklarını ve bayraklarındaki renklerin ne anlama geldiğini öğrenmelerini öneririm. GERÇEK ORTADA AÇIK DURUYOR. SAKLANMIYOR.
Bazı Yabancı Kaynaklar:
David Murphy, (Illustrated by Peter Dennis), The Arab Revolt 1916–18: Lawrence Sets Arabia Ablaze, Osprey Publishing, 2008./ Military Intelligence and the Arab Revolt: The first modern intelligence war, Polly a. Mohs, ISBN 1-134-19254-1, Routledge, page 41./ Sean McMeekin, The Berlin-Baghdad Express, p.288,297/ Ṭībī, Bassām; Ṭībī, Bassām (1981). Arab nationalism: a critical enquiry. New York, NY: St. Martin's Press./ Zayn, Zayn Nūr al-Dīn (1976). The Emergence of Arab nationalism: with a background study of Arab-Turkish relations in the Near East. 3rd ed. Delmar (N.Y.): Caravan books.