Dünya ısınıyor, kuraklık kapıda… Uzmanların açıklamaları bu yönde… Korkutan bir senaryo bu!
Uzmanlar, Türkiye’ de sıcak hava dalgalarının mevsim normallerini aşabileceği; özellikle temmuz, ağustos ve eylül aylarında sıcak hava dalgalarının peş peşe gelebileceği uyarısında bulunuyorlar.
Açıklamalar ve uyarılar önemli… Süreç sadece meteorolojik bir gelişme değil… Enerji, tarım, su yönetimi, kuraklık ve yangın gibi afetler açısından da önemle üzerine durulması gerektiği unutulmamalı…
Su kaynaklarının korunması, ilâve su kaynaklarının düşünülmesi, kuraklık ve yangın risklerine karşı alınan önlemlerin geliştirilmesinin ve güçlendirilmesinin önemi ise çok açık ve net!
Gecikmeksizin afet riski açısından stratejik bir hazırlık dönemi olarak ele alınması gerekir.
Şu sıralar Avrupa’dan gelen meteorolojik haberler pek iç açıcı değil!
Avrupa, mevsim normallerinin 12-13 derece üzerine çıkan ve "bin yılda bir görülebilecek kadar nadir" olarak nitelendirilen aşırı sıcak hava dalgasıyla mücadele ediyor.
Televizyon haberlerinde izliyoruz, Mayıs ayı sıcaklık rekorları arka arkaya kırılırken, aşırı sıcaklar pek çok kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu ve halen oluyor.
Avrupa genelinde etkili olan ve uzmanlar tarafından "erken, olağanüstü ve uzun süreli" olarak tanımlanan sıcak hava dalgası, bölgeyi etkisi altına almaya devam ediyor ve edecek gibi görünüyor.
İklim araştırmacıları, artık yalnızca yaz aylarında değil, yılın büyük bölümünde aşırı sıcak riskine hazırlıklı olması gerektiğini ifade ediyorlar.
Mevsim dışı sıcaklıkların yaşandığı Avrupa ülkelerinde aşırı sıcaklara karşı alınan önlemler şöyle özetlenebilir(zihninizin bir tarafında bulunsun):
Birçok ülkede sıcaklık belirli eşikleri aşınca kırmızı alârm ilân ediliyor. Bu durumda halka dışarı çıkmama, bol su içme ve yaşlıları kontrol etme çağrıları yapılıyor.
Özellikle Fransa, İspanya ve İtalya'da belediyeler klimalı kamu binalarını, kütüphaneleri ve spor salonlarını ücretsiz serinleme merkezi olarak açıyor.
Bazı bölgelerde ders saatleri azaltılıyor veya okullar geçici olarak kapatılıyor.
İnşaat ve tarım işçileri için öğle saatlerinde çalışma yasakları veya kısıtlamaları uygulanıyor. Bazı bölgelerde gece çalışmasına geçiliyor.
Risk altındaki yaşlılar ve kronik hastalar telefonla aranıyor, ev ziyaretleri yapılıyor. Bu uygulama özellikle 2003'teki büyük felaketten sonra Fransa'da yaygınlaştırıldı.
Kent merkezlerinde sıcaklığın birkaç derece düşürülmesi hedefleniyor. Bunun için: daha fazla ağaç dikimine önem veriliyor, duraklar gölgelikli yapılıyor, su püskürtme sistemleri devreye sokuluyor, binalarda açık renk / yeşil çatı projelerine öncelik veriliyor.
Meteoroloji kurumları artık sıcak hava dalgalarını günler öncesinden duyuruyor ve SMS, mobil uygulama ve medya aracılığıyla halka uyarı gönderiyor.
Uzmanların ortak görüşü, Avrupa'nın iklim değişikliği nedeniyle küresel ortalamadan daha hızlı ısındığı ve aşırı sıcakların artık istisna değil, düzenli bir yaz riski haline geldiğidir.
***
Ayrıntıya girmeden yazayım; ilgili kanunlarda “ afetlerden veya bunların zararlarını azaltmak amacıyla beldenin özelliklerini de dikkate alarak gerekli afet ve acil durum plânları yapılır, ekip ve donanımını hazırlanır” şeklinde ifadeler var. Konunun yetkilileri elbette gereken plânlarını yapmışlar ve önlemlerini almışlardır.
Televizyonlarda afet görüntüleri insanın içini ürpertiyor ve doğal olarak insan kendi yaşadığı ortamı düşünüyor. Benim de sade bir vatandaş olarak aşırı sıcaklara karşı alınacak önlemler hakkındaki önerilerim şöyle:
Yalova'da yazın sadece sıcaklık değil, yüksek nem de etkili olduğu için hissedilen sıcaklık oldukça yükselebiliyor. Marmara kıyısındaki deniz meltemleri akşamları bir miktar rahatlama sağlasa da özellikle temmuz-ağustos döneminde sıcak stresine karşı önceden hazırlık yapmak faydalı olur.
Değerli okurlar, şimdiden konutlar için alabileceğiniz pratik önlemler bence şunlar olabilir:
Güneş alan pencere ve balkon kapılarında stor, perde veya güneş kırıcı kullanın. Öğle saatlerinde pencereleri kapalı tutup sabah erken ve gece geç saatlerde havalandırın. Klima kullanıyorsanız bakımını ve filtre temizliğini bir an önce yaptırın. Klima yoksa taşınabilir vantilatör ve serinletici çözümleri önceden temin edin. Su kesintilerine karşı evde bir miktar içme ve kullanma suyu bulundurun. Bahçe ve balkonlarda bitkiler için damlama sulama veya zaman ayarlı sulama sistemleri kurun. Gölgelik, tente veya file kullanarak balkon ve terasların ısınmasını azaltın. Yağmur suyu toplama imkânınız varsa gereken hazırlık yapın.
Susamayı beklemeden düzenli su içme alışkanlığı edinin. Açık renkli, bol ve nefes alan kıyafetler hazırlayın. Şapka, güneş gözlüğü ve güneş koruyucu kullanın. Özellikle 10.00–16.00 saatleri arasında zorunlu değilse dışarıda uzun süre kalmayın. Spor ve yürüyüşleri sabah erken veya gün batımına yakın saatlere kaydırın. Yaşlı akrabalarınızı, kronik hastalığı olanları ve yalnız yaşayan komşularınızı düzenli kontrol edecek bir plân oluşturun. En azından telefonla bir “Nasılsın?” demek zor olmamalı… Tansiyon, kalp, böbrek veya şeker hastalığı olanlar kullandıkları ilâçların sıcak havalarda sıvı dengesi üzerindeki etkilerini doktorlarıyla görüşebilir. Risk gruplarının sıcaklardan daha fazla etkilendiğini unutmayın. Aracınız varsa aracınızda her zaman su bulundurun. Güneşlik kullanın. Çocukları, yaşlıları veya evcil hayvanları kısa süreliğine bile park edilmiş araçta bırakmayın. Araç içi sıcaklık çok hızlı yükselir.
Sade bir vatandaş olarak düşüncelerimi paylaşmak istedim, umarım hoş görülür.
Aydınlık ve esenlik dolu günler diliyorum.