Bu hafta sizlere Ezop ve Ezop ‘un dilini anlatmak istedim. Masallarını çocukken okumuşsunuzdur. Hikayelerinde hep insanoğluna bir ders verme amacı vardır. Bazen bu yengeç bazen de bir kuş olur. Amaç hep bir şeyler öğretme isteğidir. Ders almak isteyene güzel öğütler bağışlar.
Ben de Ezop’un bir masalını günümüze taşıyarak insanoğlunun nerde yanlış yaptığının görmesini sağlamak. Tabi ki görmek isteme cesaretini gösterenlere. Müsaadenizle masala başlamak isterim.
Ezop’un efendisi Ksantus kendini dönemin en büyük bilgesi gören kibirli ve cahil biridir. Her ziyafette, yaptığı yemekler anlattığı öykülerle konuklarını eğlendiren Ezop her zamanki gibi bilgili ve zeki haliyle Ksantus’u rahatsız eder. Çelişkili ve ucu açık emirler vererek Ezop ‘u köşeye sıkıştırmak ister.
Ksantus bir gün önemli filozofları ve asilleri evinde ağırlamak için büyük bir ziyafet düzenlemeye karar verir. Ezop’u çağırarak pazara gitmesini ;pazardan paranın satın alabileceği en lüks yiyeceği alıp bir sofra kurmasını ister. Konuklarına da dünyanın en iyi yemeğini ikram edeceğini söyler.
Ezop çarşıya gider parasını tamamını kullanarak en iyi şeyleri alır. Konuklar sofraya oturduklarında gördükleri karşısında şaşırırlar. Bütün yemekler dilden yapılmıştır. Dil çorbası, dil salatası, dil kavurması ve dil tatlısı.
Ksantus rezil olduğunu düşünür. Ezop ‘’Efendim dünyada dilden daha ne iyi olabilir ki? Dil, felsefenin ve bilimin anahtarıdır. İnsanlar onunla eğitilir, onunla anlaşılır, onunla adalet sağlanır. Onunla aşklar ilan edilir. Dil insanı hayvandan ayıran en asil organdır.’’
Ksantus ve konuklar bu sözler karşısında bir şey diyemezler. Köle Ezop cezalandırlamaz.
Ksantus ertesi gün bu kez hiç sevmediği, arasının bozuk olduğu rakiplerini ve siyasetçileri ağırlayacaktır.
Ezop’tan intikam almak ve onu haksız çıkarmak için ‘’Git çarşıdan dünyanın en berbat, en zehirli, en kötü yiyeceğini alıp getir; onu ikram et der.
Ziyafet saatinde Ezop mutfaktan tabakları getirince herkes çok şaşırır; bütün yemekler dilden yapılmıştır.
Misafirlerin önünde küçük düştüğünü gören Ksantus dün dil en iyi şey dildir dedin bugün de en kötü şey diye önümüze koydun diye bağırır.
Efendim dünyada dilden daha kötü ne olabilir ki;
Tüm yalanlar dilden dökülür, iftiralar onunla atılır. Kalpleri kıran, dostlukları bitiren, aileleri yıkan dildir. Savaşlar onun yüzünden çıkar, krallıklar ve şehirler dilin kışkırtmasıyla yıkılır. Dil, adaleti yanıltan yalan yere yeminlerin, ihanetlerin ve hilelerin yuvasıdır. İnsanlığın başına gelen en büyük felaket dilden gelir.
Ksantus ve konuklar, onun bu sözlerinin karşısında bir şey söyleyememişler. Ezop ceza almaktan kurtulmuş.
Atalarımız boşuna söylememişler; Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Biz bu dili kaybetmemeliyiz dileğiyle sağlıcakla kalın, huzurla kalın…