Bu hafta siz değerli okurlarıma şarkılarımızın hikayesini yazmak istedim. Şarkıyı hikayesiyle dinlemek esere, okuyucu ve dinleyiciye ayrı bir anlam kattığını düşünüyorum.
Anadolu zengin bir tarihe ve kültüre ev sahipliği yapmış. Her yaşayan medeniyet var olduğu sürece sanatla da uğraşmış. Birbirinden güzel eserler ortaya koymuş. Şarkılarımızda bu sanatın görünen yüzü olmuşlar. Yaşanmışlıklar bu şarkılarımızı bugüne taşınmasına vesile olmuş. Ben de sizlere acizane Türk Sanat Müziğinin başucu eseri, fasılların olmazsa olmazı şarkımızın hikayesi şöyle başlıyor;
1972 yılında Turgut Yarkent’e
Bir arkadaşı sevdiği kız için bir şiir yazmasını rica eder.
Turgut Yarkent ‘’;peki nasıldır bu kızın gözleri ne renk mesela? Diye sorar.’’
Birkaç gün sonra kapısına gelen arkadaşı ‘’şiiri yazıp yazmadığını sorar.’’
‘’Peki! Kızın göz veya saç rengini hatırladın mı?’’
Sorusuna yanıt vermeyince;
‘’Yakında hazırlarım merak etme ‘’der.
Turgut Yarkent ne yazacağını düşünür ve sonunda kızın ağzından arkadaşına hitap edercesine şiiri yazar.
Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.
Yazık olmuş o gözlerden akan yaşlara
Bir zamanlar sevginle ateşlenen başımı dayasaydım taşlara
Hani bendim yedi renk, hani tende can idim.
Hani gündüz hayalin geceler rüyan idim.
Demek ki senin için aşk değil yalan idim.
Acırım heder olan o güzel yıllara.
Turgut Yarkent’in yazdığı şiir Muyaryerkürdi makamında Selahattin Altınbaş tarafından bestelenir ve Milliyet Gazetesi’nin 1977 yılında açmış olduğu yarışmada yılın en sevilen şarkısı ödülüne layık olur.
Ne diyelim iyi ki de unutmuş o gözlerinin rengini.
Yazımı burada noktalarken başka bir eser ve hikayesinde buluşuncaya kadar sağlık ve huzurlu kalın.
Neşeyle kalın…