Bu hafta sizlere dayanışma kültürünü ve ülkemizdeki karşılığı hakkında birşeyler yazma ihtiyacı hissettim.Bu konu hakkında siz değerli okurlarımla paylaşmak beni ayriyeten mutlu kılacaktır.
Dayanışma değeri bizim gibi toplumlarda ayrı bir öneme sahiptir.Eskiye doğru gidecek olursak Anadolu’da Ahilik Teşkilatı dayanışma kültürünün ne güzel örneklerinden biridir.Meslek örgütleri kendi aralarında kurdukları yardım sandıkları sayesinde üyelerine zor günlerde nefes almaları için kredi vermişler.Eğer o gün siftah yapmışlarsa yapmayan esnaf arkadaşına müşteriyi yönlendirerek onun da ayakta kalmasına vesile olarak bir tür dayanışma örneği gösterirlermiş.
Böyle örnekleri geçmişte ve şimdi Avrupa ülkelerinde görmek imkansız.Bu kültürel dayanışma Anadolu ‘dan bizlere gelen bir miras olduğunu düşünüyorum.
Bizlerde Yalova’da yaşayan Mersinliler olarak bulunduğumuz toplumun bir parçasıyız.Bizlerinde yapabileceğimiz şeyler olduğunu düşündüğümüz için bir çocuğumuza dokunarak üniversitede rahat okuması için katkıda bulunmaya karar verdik.Hepside isimlerinin grupta açıklanmasını isteyerek yardımın gizli olmasını istediler.Ne kadar anlamlı bir davranış olduğunu söyleyebilirim.Ülkemizde her çocuk okula başlarken aynı heyecanla okula başlama şansını bulamıyor.
Kendi çalıştığım 19 Temmuz İlkokulu’nda değerli öğretmen arkadaşlar yardımlaşma sandığı kurdular Bu sayede bir öğreten arkadaşın iyi veya kötü gününde ona yardımcı olmayı kendilerine bir misyon edindiler.Bizlerde bu sürece destek vererek okul kültürüne katkı sağlayarak destek olduk.
Güven ve adaletin olduğu kurumlarda dayanışma olgusunun daha kalıcı olacaktır.Ülkemizde bu dayanışma ile ilgili yanlış olaylar olsa da Anadolu insanı merhametli ve duyarlı bir kimliğe sahip olduğunu düşünüyorum.Eskilerin bir sözü vardır;Yedirdin mi doyuracan mantığını benimsemişlerdir.
Dayanışma kültürünün bizlerde geçmişe dayandığını akıldan çıkarmadan birimiz hepimiz,hepimiz birimiz düşüncesiyle yazımı burada noktalarken herkese sağlık ve huzur dolu günler dilerim.
Neşeyle kalın değerli okurlarım…