GÜNAYDIN/ TÜNAYDIN Değerli Okurlar;
Her zaman, her fırsatta yazarım. Yöneten Lider geleceği gören ve ona göre önlem alan, olası sorunu oluşmadan çözen demektir.
Yıllardır dile getiriliyor, tüm dünya kuraklık ve seller dönemine girdi diye haber ve yorumlar arka arkaya yayımlanıyor.
Son haber oldukça çarpıcı: “ Süper El Nino geliyor: Türkiye’yi kavuracak tarih belli…”
Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından aylık yayımlanan iklim bültenlerine göre, kış dönemi ile bahar mevsiminin ilk ayında küresel ortalama yüzey hava sıcaklıkları, referans dönemlerin üzerinde seyrederek ısınma eğilimini sürdürdü. Süper El Nino etkisiyle 2026 yazı ve sonbaharında Türkiye’de sıcaklık rekorları bekleniyor. Uzmanların açıklamalarına göre, temmuz sonundan itibaren aşırı sıcaklar artacak, eylül-ekim döneminde ise sıcaklıklar ortalamaların çok üzerine çıkarak kuraklık riskini büyütecek.
Ülkemizde baş gösteren mevsim değişikliği ve beklenen çok büyük ölçüdeki kuraklık düşünülerek kentimizin yani Yalova’ nın bir bütün olarak kuraklığa karşı yeni bir yol haritası var mı?
Yoksa yağmur yağarsa su var, yağmur yağmazsa su yok mantığı mı uygulanıyor?
Barajlarda biriken suyun kritik seviyeye inmeden ve kritik seviyeye inmesi durumunda alınacak önlemler neler?
Kuraklık olacağı düşünülerek bölgesel tarım ve hayvancılığın kalkınması için alınması ve hızla hayata geçirilmesi gereken hayatî önlemler neler?
Örneğin Yalova Belediyesi’ nin kuraklığa karşı yeni bir yol haritası var mı?
Gelecekte su sorunu yaşayacaksak ve bunu şimdiden biliyorsak, tarımsal üretimle ilgili yeni bir plânlamaya ihtiyacımız var demektir. Şimdiden radikal kararlar ve çözümler üretmemiz gerekmiyor mu? Yoksa yine iş, su kesintileri ve vatandaş suyu tasarruflu kullansın ile mi sonuçlanacak? Çözüm bu mu olacak?
Silaj, sığır, koyun ve keçi gibi geviş getiren memeli hayvanların yem ihtiyacını karşılayan ve silolarda saklanan yüksek nem içeren fermente edilmiş yemlerdir.
Fiğ, yeşil ot, kuru ot, silaj ya da dane olarak değerlendirilebilen iyi bir yem bitkisidir. Fiğ, yeşil gübre olarak da organik maddece fakir toprakların iyileştirilmesinde kullanılır. Ayrıca toprağı azotça zenginleştirdiği için, kendisinden sonra ekilen ürünün verimini artırır.
Konunun uzmanlarının açıklamalarına göre, hayvan besini olarak geniş bir üretim alanına sahip silajlık mısırda tek bir mısır bitkisi büyümek için 84 litre su tüketiyor. Bu nedenle silaj yerine daha az su tüketen fiğ ekimine ağırlık verilmesi gerekmiyor mu?
Bir litre büyükbaş hayvan sütü için 800 litre su tüketildiğinden, küçükbaş hayvancılığın teşvik edilmesi önemli değil mi?
Önümüzde zor günler var. Yağan her yağmur damlasını nasıl tutarım, bundan nasıl yararlanırım diye düşünmek gerek.
Bölgedeki mevcut barajlardan yararlanacak toplum nüfusunun artması ve sanayi tesislerinin çoğalması bu zorluğu artıracak ve dönülmez bir noktaya getirecek. Şimdiden mevcut barajdaki suyun korunması, barajın su toplama kapasitesinin artırılması, dağıtımının titizlikle yapılması, derelerle denize akan suların en verimli şekilde değerlendirilmesi ve suyun daha bilinçli kullanımı için önlemler almak gerekmiyor mu?
Gelecek nesillere çölleşmiş değil ürünleri çok daha çeşitlenmiş, güçlenmiş bir memleket bırakmak amacımız olmalı… Korkarım bazı konularda geç kalınıyor.
Zorluklar üreticiyi üretimden uzaklaştırmaya başladı. Çiftçinin yanında olmak gerekir!
Çiftçi üretmeyi bırakırsa, yaşam da olmaz!
Merkezî ve yerel yönetim kadrolarının, çeşitli nedenlerle büyüyen krizde tarımsal ürün yapanların en az etkilenmesi için plânları olması gerektiğini düşünüyorum.
Elbette bunları gecikmeksizin uygulamaya geçirmelerini umuyorum.
Konunun ayrıntısını bilemem. Bu uzmanların işi… Ben sadece endişemi dile getirmek istedim.
ATATÜRK diyor ki:
“Millî ekonominin temeli tarımdır. Bunun içindir ki tarımda kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar bu amaca ulaşmayı kolaylaştıracaktır. Fakat bu çok önemli işi isabetle amacına ulaştırabilmek için önce ciddi etütlere dayalı bir tarım politikası tespit etmek ve onun için de, her köylünün ve bütün vatandaşların kolayca kavrayabileceği ve severek tatbik edebileceği bir tarım rejimi kurmak lâzımdır.”
***
GÜNÜN SÖZÜ:
“ EKONOMİK SORUNLAR ER GEÇ ÇÖZÜLÜR AMA SOSYAL ÇÖKÜNTÜ KOLAY KOLAY DÜZELTİLEMEZ!”
GÜNÜNÜZ AYDINLIK VE ESENLİK DOLU OLSUN.
NE MUTLU TÜRK’ ÜM DİYENE!
NE MUTLU ATATÜRK’ ÜN İZİNDEN GİDENE!