Son günlerde Prof. Dr. Salâhi R. SONYEL’ in, Türk Tarih Kurumu yayınları arasında olan “ Lawrence, Haşimi Araplarını Osmanlı İmparatorluğu’na Karşı Ayaklanmaları İçin Nasıl Aldattı (İngiliz Gizli Belgelerine Göre)” başlıklı yazısını inceliyorum. Ayaklanma, gizli İngiliz belgelerinden yararlanılarak bütün ayrıntılarıyla anlatılıyor. Konuya ilgi duyanlar ve konu hakkında hiçbir bilgi sahibi olmayanlar için kısa bir giriş yapacağım.

1916 Haziranında, Haşimi Araplarının önderi Mekke Emiri Şerif Hüseyin İbn-i Ali, kendisine, “Arapların bağımsızlığını sağlayacağını iddia eden İngilizlerin kesin olmayan sözlerine kapılarak, bağlı bulunduğu Osmanlı Sultan-Halifesine karşı ayaklandı ve Halifeliğin Hıristiyan devletlerce bölünmesine araç oldu.

İngiliz yazan Robert Lacey’in deyimine göre, “onun (Hüseyin) akımı, bir Arap ayaklanmasından çok bir İngiliz-Haşimi komplosu” idi ve bir milyon Sterline yaklaşan İngiliz altınlarıyla finanse edilmişti. ( Robert Lacey, TheKingdom (Krallık), Londra 1981, s. 119; Ronald Storrs, Orientations (Hedefler), Londra 1945, ss. 152-6.)

Bununla birlikte, Cidde’deki İngiliz Konsolosu Reader Bullard’a göre Şerif Hüseyin, “kurnaz, yalancı, safdil, kuşkucu, inatçı, kendini beğenmiş, kibirli, bilgisiz, arsız ve gaddar bir Arap şeyhiydi.” (Robert Lacey, a.g..e. s. 182)

Şerif Hüseyin, kimi Müslüman bilginlerince İslâm’a karşı “ihanet” olarak nitelenen davranıştan ona bir çıkar sağlamadığı gibi onu tahtından da yoksun bıraktı.

Böylece, İslâm arasında bugün bile etkisinden bölgenin acı çektiği en büyük bölünmeye neden olan Şerif Hüseyin, bunu pahalıya ödedi.

lmpact lnternational dergisine göre, “Osmanlı Halifeliğine karşı ayaklandıkları günden bu yana, Arapların kendi kendilerini yıkmak sendromu sona ermemiştir” (Impact International: “Can’t buy peace througy supplication. (Yalvarmalarla barış satın alınamaz), 15:19, Londra, 11-24 Ekim 1985, s. 9.)

Haşimi Arap ayaklanmasının başrolünü “Arabistan’ın ‘El Aurens’i” olarak bilinen Thomas Edward (Ned) Lawrence oynamıştır. (David Holden ve Richard Jones, The House of Saud (Suud Hanedanı), Londra 1981, s.53.)

Kimi yerel Araplarca “altınları taşıyan adam” olarak anımsanan Lawrence ölümünün 50. yıldönümünde, İngiltere’nin Dorset iline bağlı Moreton köyünde, 19 Mayıs 1985’de, kendi yandaşlarınca anıldı.

Buna ilişkin olarak 20 Mayıs 1985 tarihli The Guardian adlı İngiliz gazetesinde yayınlanan bir habere göre, Lawrence’in mezarı üzerinde, “ihanete uğramış milyonlarca Arap adına” ve SM simgesini taşıyan bir yazı bulunmuştur. Bu yazıda şunlar da belirtiliyordu:

“Biz Araplar için büyük düşleriniz (rüya) vardı ve biz de, sizin ve yönetiminizin yardımlarıyla, yalnız Osmanlıdan özgürlük kazanmakla kalmayıp, aynı zamanda, 500 yıllık işgalden sonra, bir ulus olarak kendi hüviyet ve gururumuzu yeniden sağlayacağımızı umut etmiştik. Heyhat, Aurens, ölümünüzden 50 yıl sonra, bugün Arap dünyası, savaşlarla, komplolarla ve bölünmelerle kaynıyor ve geleceğimiz karanlık görünüyor… “

Ölümünden 51 yıl ve Arabistan’da Osmanlı Halifeliğine karşı patlayan Haşimi ayaklanmasının ilk kıvılcımından 70 yıl sonra, yansız araştırmacılar, Lawrence’ın bu ayaklanmadaki rolü veya buna yaptığı katkıların karışıklığını hâlâ çözmeye çalışıyorlar. Lawrence’ın yandaşları onu Arap halkının kurtarıcısı olarak tanrılaştırmaya yeltenirken, muhalifleri, onu, geçmişi belirsiz ve Arap savına bağlılığı kuşkulu “İrlandalı bir haylaz” olarak aşağılamaktadırlar. Ayrıca, muhasımları, örneğin Richard Aldington adlı İngiliz yazarı, onu bir homoseksüel olarak da nitelendirmektedir, ama bunu kanıtlayacak pek delil yoktur. ( Bkz. Richard Aldington, Lawrence of Arabia: Biographical Enqui (Arabistan’ın Lawrence’ı: Bir Biyografik Araştırma), yeni baskı, Londra 1969./ H. Montgomery Hyde, Solitary in the Ranks: Lawrence of Arabia as airman and private soldier (Rütbelerde Tek Başına: Arabistan’ın Lawrence’ı havacı ve alelade asker), Londra 1977, s. 37.)

Lawrence’la ilgili birçok yayımlar, özgeçmişi, yayımlanmış mektupları, İngiliz Devlet Arşivi (Public Record Office)’nde korunan Dışişleri, Savaş ve Sömürgeler Bakanlıkları ve İngiliz Kabinesi belgeleri ve çeşitli arşivlerde araştırmacılara açılan ona ilişkin öteki birçok kaynaklar, Lawrence’ın kişiliğine ve çalışmalarına epeyi ışık serpmektedirler. Bununla birlikte, onun öğrenci olarak bulunduğu Oxford’daki Jesus (İsa) Kolejinde o sıralarda uzman-araştırmacı (Emeritus Fellow) olan John Griffith, aradan bu kadar zaman geçmiş olması dolayısıyla, böyle bir “hayran edici ve aldatıcı (illusive) kişi” hakkında tam olarak objektif bir karara varma olanağından kuşkulu bulunduğunu açıklamıştır.

Thomas Edward (Ned) Lawrence, 16 Ağustos 1888’de, İngiltere’nin Galya bölgesine bağlı Caernarvonshire ilinin Tremadoc kasabasında, evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya geldi. Babası, yarı İngiliz yarı İrlandalı toprak ağası Sir Thomas Chapman ve annesi, onun metresi ve kızının mürebbiyesi olan, yarı İskoçyalı Sara Maden idi. Lawrence, 1909’dan beri Araplarla ilgileniyor; arkeoloji kazılarına katılmak amacıyla 1911’de Trablus’a gidiyor; kazıların sona erdiği her mevsim sonunda çoğu kez Arap giysilerine bürünerek çevrede dolaşıyor; Arapların ve yerel Müslüman aşiretlerinin aralarında yaşıyordu. (David Garnet (ed.), The letters of T. E. Lawrence of Arabia (Arabistan’ın T. E. Lawrence’ının mektupları), Londra 1964, s. 40.)

Onun Arap halkına karşı olan ilgisi ve Türklere karşı olan beğenmezliği, 1912-3 Balkan savaşları sırasında açıklanıyordu. Lawrence Trablus’dan 5 Nisan 1913’de Bayan Reider’a gönderdiği mektupta şöyle diyordu:

” … Türkiye’ye gelince, Türkler aşağı! Ama korkarım ki onlarda hayat değil, yapışkanlık var. Onların kayboluşu, bir zamanlar iyi yönetim yetenekleri olan Araplar için bir fırsat oluşturacak.“ (David Garnet (ed.), a.g.e. s.152)

1914 yılı başlarında Lawrence, arkeolog Sir Leonard Wolley ve Yüzbaşı S. F. Newcombe, Filistin Keşif Fonu (Palestine Exploration Fund) hesabına, Gazze ile Akebe arasındaki bölgeyi gezerek oranın haritasını çizmeye çalışırken, Süveyş’in doğusunda, Türk hududunda bulunan kuzey Sina’yı keşfediyorlardı.

Lawrence’ ın, Haşimi Araplarını Osmanlı İmparatorluğu’na Karşı Ayaklanmaları İçin Nasıl Aldattığını (İngiliz Gizli Belgelerine Göre) ve Arap isyanının nasıl oluştuğunu öğrenmek isteyenlere adı geçen kaynağı okumalarını öneririm. Bilerek konuşmak ya da fikir ileri sürmek her zaman iyidir. Gerçek tekdir, değişmez! Hamaset boş!

Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun.