GÜNAYDIN Değerli Okurlar,

Dünya, NASA verilerine göre kuraklık ve seller dönemine girdi.

Yine meteoroloji uzmanlarına göre, bir bölgeye örneğin bir yılda yağan yağış miktarı aşağı yukarı biliniyor.

Bu yağışların belirli periyotlarda/ dönemlerde belirli aralıklarla yağdığı da belli…

Örneğin bir bölgeye yılda 25 bin metreküp yağmur yağıyorsa, bu bir seferde değil de, yine abartarak söylüyorum, 15 veya 20 seferde kısa aralıklarla yağsın.

Ancak, kuraklık ve seller döneminde yine aynı yağışın olduğu ama bunun 20 seferde değil de 5-6 kez olduğunu düşünün. Yani aynı miktar çok daha kısa zamanda yağıyor ve toprak suya doyamadan sel akıp gidiyor. Bu sudan yararlanılamıyor.

Bu safhada aklıma takılan sorular var.

Örneğin, Yalova’ ya bir yılda yağan yağış miktarı kaç metreküp?

Bu yağışın aylara bölünmüşlüğü biliniyor mu ve takip ediliyor mu?

Yalova il bölgesine yağan yağışın ne kadarı, hangi mevsimde, barajlarda toplanabiliyor?

Mevcut derelerle Gökçe Barajı’ na her mevsim ne kadar su toplanabiliyor?

Derelerin debileri her gün kontrol ediliyor mu? ( Bir zamanlar, Yalova dışında bir bölgede, bölgedeki derenin suyunu her gün kontrol edip bildiren birini tanımıştım. Bu soru oradan aklıma geldi.)

Yağışlı dönemlerde, derelerin getirdiği sular dışında, baraj bölgesinde toplanan su miktarı biliniyor mu?

Yağışlı dönemlerde, Yalova il bölgesine ne kadar yağış yağdığı ve bunun ne kadarının baraja gittiği, ne kadarının sel olarak denize aktığı belirlendi mi?

Suyu tutacak, yönetecek ve geleceğe aktaracak yeterli bir plânlama, icraat ve bunun altyapısı var mı?

Gökçe Barajı yapıldığında, kaç metreküp su toplama kapasitesi vardı, günümüzde ne kadar? Arada fark varsa, bunun nedeni nedir? Bu sorunu çözmek için ne gibi önlemler alındı, ya da alınması gerekirken alınamadı? Bu hesap soruldu mu, sonuç nedir, biliniyor mu ve gereken önlemler alınıyor mu?

Gökçe Barajı’ ndan aylara göre dağıtılan su miktarı nedir?

Su satırları Gökçe Barajı doluyken yazıyorum. Kuraklık dönemi olacağı bilindiğinden, kurak döneme girildiğinde, nereden nasıl su alınacağı belirlendi mi? Bu konuda son ana kalmadan gerekli hazırlıklar yapıldı mı önlemler alındı mı?

Gökçe Barajı’ ndan dağıtılan suyun neredeyse yarısının kayıp- kaçak olduğu yönünde yapılan açıklamalar yıllardır tekrarlanıp duruyor. Bu konuda sorumluluk kime ait? Neden gereken önlemler alınamıyor?

Barajın su toplama kapasitesi belli… Yalova’ nın gelecekteki gelişimi düşünülerek önceden plânlama ve projeler oluşturuldu mu, bunlar belirli dönemlerde kontrol edilerek geliştiriliyor mu?

Aklıma takılıyor dedim ya… Örneğin, Gökçe Barajı’ na su taşıyan dereler, kaynağından itibaren hiç kayıp kaçak vermeden baraja kadar sularını taşıyabiliyorlar mı? Bunu kontrol eden var mı? Bu konu kimin görevi?

Sanki Yalova’ nın geleceğini güvence altına alabilecek projelerde ve bunların hayata geçirilmesinde bir gecikme var.

Umarı Yalova’ nın gelecekteki su ihtiyacı boşa akıtılmıyordur!

Değerli okurlar, hoşgörün, aklıma takılan soruları paylaşmak istedim. Kimse yanlış anlamasın, ukalalık yapmak istemiyorum. Lütfen, sıradan sade bir vatandaşın aklına takılan sorular bunlar. Belki kimi ilgililerin dikkatini çeker de, eğer varsa, sorun çözülür, diye paylaşıyorum.

***

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ, HAYAT NEDİR?

- Fyodor Dostoevsky: Cehennemdir.

- Socrates: Bir sınavdır.

- Aristotle: Aklın kendisidir.

- Friedrich Nietzsche: Güç istemidir.

- Sigmund Freud: Arzu ve bastırmadır.

- Arthur Schopenhauer: Kaçınılmaz bir acıdır.

- Franz Kafka: Kaderin labirentleridir.

- Bertrand Russell: Anlam arayışının mücadelesidir.

- Steve Jobs: İmkânsıza inanma cesaretidir.

- Albert Einstein: Kozmik bir bilmecedir.

- Stephen Hawking: Zorluklara rağmen umuttur.

Ya sizce?

***

Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun.

NE MUTLU TÜRK’ ÜM DİYENE!