Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Karataş; Denizcilik Bakanlığı Olmalı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Karataş; Denizcilik Bakanlığı Olmalı

Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ilgili tartışmalar, hastanenin yollarında yaşanan çöküntüler ve kaymalar sebebiyle son 1 ay içerisinde alevlenmişti. Hastane yollarının her geçen daha da kötüye gitmesinin ardından yetkililer bölgeye müdahale etti ve çalışmalar başladı. Konuyla ilgili Türkiye Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilciliği de sessiz kalmayarak incelemelerde bulunmuş ve Yalova kamuoyuna açıklamada bulunmuştu. 
Yalova Gazetesi olarak “Kısa Kısa Gündem” programımızda ağırladığımız Türkiye Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir ile hastanenin mevcut ve güncel durumu ile ilgili görüşme gerçekleştirdik ve İl Temsilcisi Cangir’in uzman görüşüne başvurduk.
“Suyu taşımamız lazım”
Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ilgili kendi uzmanlık alanı olan zemin ile ilgili bilgiler verebileceğini belirten Cangir, “Biz ilk günden itibaren teknik ekibimizle sahada olduk. Yerine oturmalar 30 santimken başladık ve 1,5-2 metreye çıkana kadar sürekli sahadaydık. Haftada bir, teknik ekibimizle birlikte incelemelerde bulunduk. Bizim ilk gün söylediğimiz şey şuydu; Bu hareket artacak. Bu hareketin artmaması için mutlaka önlem olunması lazım diye çağrıda bulunmuştuk. Bize de çok sayıda mail ve çok sayıda telefon geliyor. Vatandaşlar merak ediyor ve haliyle de korkuyorlar. Sonuçta ambulansların, hastaların, personelin ve herkesin girip çıktığı, aktif olarak kullandığı bir yolda böyle bir manzara var. Bunu vatandaşın merak etmesi gayet normaldir. Bizim ilk tespitimiz şuydu; Oradaki yağmur ve yeraltı suyu aktif. Yani hastaneden bu kayan yola doğru bir akma var. Bu doğal bir süreç… Bunu alıp taşımak gerekiyor. O suyu yeteri kadar taşıyamazsanız bir yerde bu zemin şişer ve şiştiği zaman bir yerlere baskı yapar. Şu an da yaşadığımız durum özetle bu” dedi. Taş duvardaki barbakan borularının hiç birinin çalışmadığını tespit ettiklerini vurgulayan Cangir, “Bunlar duvarın arkasındaki suları duvarına önüne ileten ve nakleden borulardır. Eğer bu duvarın arkasındaki suyu önüne taşıyıp suya yol veremezseniz bu sanat yapısı zaten dayanmayacaktır ve bu sebeple dayanamadı da…” ifadelerini kulandı.
“Hastane ile kayan bölge arasında bağlantı yok”
Mevcut duvarın dayanıklılığı ile ilgili de sorular aldıklarını açıklayan Cangir, “O duvar bir sanat yapısı olmaktan, bir dayanma yapısı olmaktan çıktı. O duvar ya kendiliğinden yıkılacak ya da çalışmalarla birlikte yıkılacaktır” şeklinde konuştu. Yalova Belediyesi’nde çalışan meslektaşlarının zemin çalışmalarını yaptıklarının bilgisini veren Cangir, “Belirli sorulara cevap almak lazım. Sondaj çalışmaları şu ana tamamlandı. Laboratuvar süreci bekleniyor. Zeminle ilgili rapor tamamlandıktan sonra artık işin içine inşaat mühendisleri ve harita mühendisleri girmeye başlayacak, bir proje üretilecek. O projenin kaynağının Yalova Belediyesi mi karşılar Ankara’dan başka bir ödenek mi çıkar? O onların taktiri... Bizim görüşümüz şu; Şu anda yapılan çalışma hala yetersiz ve biz maalesef Valiliğin açıklamasını da yeterli bulmuyoruz. Valiliğin açıklaması özetle şöyleydi; “Çalışmalar başladı, evet orada bir kayma mevcut ama şu anda teknik ekip inceliyor, daha sonra bunlar projelendirilecek” tarzı bir açıklamaydı. Ama hiçbir şekilde doyuruculuğu yoktu. Ki biz bu açıklamadan sonra dünyanın mailini ve telefonunu aldık. O yüzden tekrar açıklama gereği duyuyoruz.  Bizim yaptığımız çalışmalara göre hastane ile kayan bölge arasında bir bağlantının olmadığıdır. Farklı sistemeler… Hastanemiz 90 cm kalınlığında bir kazıklı temel üzerine kurulu… Kaymanın oraya etkisinin olmasına imkan yok. O yüzden vatandaşlar rahat olsun. Ana binayla ilgili bir problem görmüyoruz. Ama şu demek değildir. Binanın sağlam olması yeterli değildir. Hastanenin yakınındaki sanat yapılarının incelenmesine gerek yok demek değildir” şeklinde konuştu.
“Önlem alınmazsa çamur akması dediğimiz heyelana sebep olabilir”
Hastanenin güney cephesindeki bölgede de akmaların olduğunu gördüklerini söyleyen Cangir, “Güney cephesinde ciddi bir dolgu var. Orada hastane hafriyatının dolgusu serili. Yani doğal bir zeminin üzerine hafriyat serilmiş. Bu hafriyat daha sonra kendince yer edinmeye başladı. Bu bizim için bir yabancı madde… Bu mevcut dolgu akmasının kazıkların önünü boşaltmaması gerekir. Eğer kazıkların önü boşalırsa bu daha sonra sıkıntı yaratacaktır. Duvarın önü açılırsa duvarın yatması ile söz konusu olabilir. Çünkü biz yaklaşık 10 gündür izliyoruz. Su hiç kesilmedi. Su yeni açılan yola eğim nedeniyle geliyor ve oradan Safran yoluna doğru bir yol izliyor. Bu suyun şiddeti hiç azalmadı. Yer altı suyu ve yağmur suyu sürekli bir şekilde geliyor. Bu yabancı madde dediğimiz dolgu eğer suya doygun hale gelirse çamur akması diye tabir ettiğimiz heyelana sebep verebilir. O yüzden ısrarla söylediğimiz şey şu; Tıpkı diğer cephedeki olay gibi sonradan daha büyük maliyetlerle uğraşacağımıza, şimdiden susuzlaştırma için bölgeye drenaj yapılması lazım. O suyu kontrollü bir şekilde ortamdan uzaklaştırmamız gerekiyor” dedi. İstinat duvarının yıkılması halinde hastaneye bir şey olup olmayacağı sorusuna cevap veren Cangir, “Hastane ve istinat duvarı arasındaki mesafe ciddi bir mesafe. Oradaki bir akmanın hastaneye ciddi bir etki yaratacağını düşünmüyoruz. Bizim için hastanenin olduğu ana yapının farklı bir pozisyonu var. Bunu 3 farklı şekilde değerlendirmemiz lazım. Ana yapı, güney cephe ve şu an mevcutta çalışmaların yapıldığı cephe… Bizim dikkat etmemiz gereken şey şu; Bu sanat yapıları ve kazıklar çok ciddi emeklerle ve çok ciddi paralar harcanarak yapılan şeyler. Ülkemizde artık yapılan inşaat yapıları ucuz değil. Bunlar halkın parasıyla yapılan şeyler. Dolayısıyla halkın parasıyla yapılan bir şeyi korumak ve kollamak gerekir. Buralara dikkat edilmezse en iyi ihtimalle çok maddi kayıp olacaktır, belki de can kaybı bile olabilir” ifadelerini kullandı.
Kameraman-Muhabir/Duygu Saral
Haber/Göktuğ Doğukan Yüksel

Editör: Arda Yavuz