GÜNAYDIN Değerli Okurlar,

Belirli makam ve mevkie atanan ya da seçilen kişinin vazifesi bellidir. Vazife, görev ve görevden doğan maksadın ifadesidir. Vazife; kanunla, yasayla, yönetmelikle ve benzer şekilde belirlendiği gibi durumdan da çıkarılır. Belirli makam ve mevkie atanan ya da seçilen kişi, vazifesinin ne olduğunu, karşılaşacağı sorunların neler olacağını bilir ve ona göre önlem alarak görevine başlar.

Sık sık tekrarlarım, atanmış ya da seçilmiş olabilir, yöneticilerin asıl görevleri günü kurtarmak değil, olası sorunları belirleyerek geleceği plânlamaktır. Göreve başlandıktan sonra mevcut sorunlar dile getirilmez, zira onlar bilinerek göreve atanılmış ya da o göreve talip olunmuştur.

Ayrıntıya girmeden, durumdan vazife çıkarmanın üzerinde duracağım.

Sadece bizde değil, dünyanın her yerinde olağandan farklı düşünen ve gelecekte olabilecek sorunları belirleyerek önlem almaya çalışanlar var. Bunları araştırmaktan ve incelemekten çok büyük keyif aldığımı özellikle belirtmek isterim. Ufuk genişliği olan insanlara hayranım.

Bir örnek…

Kışın oluşacak kötü koşullara karşı, asfaltın altına kazılan kuyularda ısı depolanıyor.

Asfaltın altına kazılan kuyularda ısı depolamak, yenilenebilir enerji ve şehir plânlamasında Yeraltı Termal Enerji Depolama (UTES) veya daha spesifik olarak Sondaj Kuyulu Isıl Enerji Depolama (BTES) olarak adlandırılan yenilikçi bir teknoloji...

Bu sistemin temel amacı, yaz aylarında asfaltın yüzeyinde biriken aşırı ısıyı toplamak ve kışın binaları veya yolları ısıtmak için yeraltında saklamak.

Yazın güneş ışınları asfalt yüzeyini 60°C'nin üzerine kadar ısıtabilir. Asfaltın hemen altına yerleştirilen akışkan boruları (ısı değiştiriciler) bu yüksek ısıyı emer. Teknolojinin çalışma prensibi, asfaltın altındaki borularda dolaştırılan özel bir sıvıya dayanıyor. Güneşin etkisiyle ısınan yolun enerjisini emen bu sıvı, yol boyunca belirli aralıklarla açılan derin kuyulara sevk ediliyor.

Isınan sıvı, asfaltın altına dikey olarak kazılan ve genellikle 50 ila 300 metre derinliğe ulaşan sondaj kuyularına (U-boruları) pompalanır. Isı, kuyuların etrafındaki kaya ve toprağa aktarılarak burada hapsedilir.

Şehirlerdeki asfalt yüzeyler ısıyı emerek havayı ısıtır. Bu sistem, ısıyı havaya bırakmak yerine yeraltına çekerek şehirleri serinletir.

Toplanan ısı, bu derin kuyuların çevresindeki yer altı katmanlarında aylarca korunabiliyor. Kış mevsimi gelip havalar soğuduğunda ise sistem tersine çalışarak depolanan sıcaklığı bir ısı pompası yardımıyla yeniden asfalt yüzeyine taşıyor ve yollarda tuzlama gibi geleneksel buzla mücadele yöntemlerine olan ihtiyacı minimuma indiriyor.

Geliştirilen bu sistem sadece kışın güvenli sürüş sağlamakla kalmayıp asfaltın kullanım ömrünü de önemli ölçüde uzatmayı vaat ediyor.

Kışın yeraltındaki sıcak su asfaltın altına pompalanarak yollardaki buzlanma ve kar birikmesi önleniyor. Bu sayede tuzlama maliyetleri ve tuzun asfalta verdiği zarar ortadan kalkıyor.

Binaların ısıtılmasında fosil yakıt veya yoğun elektrik kullanımı yerine, tamamen ücretsiz ve yenilenebilir bir kaynak olan yaz güneşi kullanılıyor.

Asfalt altından ısı toplayıp yeraltında depolayan sistemler, özellikle Avrupa'da ticarî ürün ve altyapı projeleri haline gelmiş.

Power Road® (Fransa): Fransız inşaat devi Eurovia tarafından geliştirilen ve ticarileştirilen bu sistem, asfalt yolları güneş kolektörlerine dönüştürüyor. Yazın asfalttan toplanan ısı dikey sondaj kuyuları vasıtasıyla yeraltında veya akiferlerde depolanıyor. Kışın bu enerji; yollardaki kar ve buzu eritmek, yakınlardaki yüzme havuzlarını, alışveriş merkezlerini veya sosyal konutları ısıtmak amacıyla şebekeye geri veriliyor.

Ooms Pavement Energy (Hollanda): Hollanda'da geliştirilen "Road Energy Systems (RES)" teknolojisi, asfaltın altına yerleştirilen özel bir boru ızgarasını kullanıyor. Yazın yoldan alınan ısı, yeraltı akiferlerine (su tabakalarına) aktarılıyor. Kışın bu ısı binaları ısıtmakta kullanılırken, kıştan kalan soğuk su da yazın binaları soğutmak (klima yerine) üzere yer altına pompalanıyor. Hollanda'da sanayi sitelerinde ve bazı otoban bölümlerinde başarıyla uygulanıyor.

Dokufit / ICA Projeleri (İsviçre ve Almanya): İsviçre'de otoyol viyadüklerinin altına kurulan sistemler, köprülerin kışın donmasını engellemek amacıyla çalışıyor. Yazın bitişikteki otopark veya yol asfaltından çekilen ısı yeraltındaki BTES (Borehole Thermal Energy Storage) kuyularına aktarılıyor, kışın viyadük yüzeyine verilerek gizli buzlanma engelleniyor.

Elbette karşılaşılan zorluklar da var.

Yüzlerce metre derinlikte düzinelerce kuyu kazmak ve alt yapı borulaması yapmak ciddi bir finansal maliyet gerektirir.

Her toprağın ısı tutma kapasitesi aynı değildir. Yeraltı su akıntıları, depolanan ısıyı taşıyıp götürebileceği için projenin yapılacağı bölgenin jeolojik yapısı çok iyi analiz edilmelidir.

Asfaltın altındaki borularda oluşabilecek bir sızıntının tespiti ve onarımı zahmetli olabilir.

Yalova şehir merkezi, kıyı şeridinde yer alır ve alüvyon dolgulu bir zemin yapısına sahiptir. Yeraltı su seviyesi yüzeye oldukça yakındır. Kuyularda ısı depolamanın (BTES) en büyük düşmanı hızlı yeraltı su akıntılarıdır. Eğer kuyu kazılan bölgede güçlü bir yeraltı su akıntısı varsa, yazın depoladığınız ısı kışa kadar durmaz, su akıntısıyla birlikte "akıp gider".

Proje Yalova şehir merkezinin tam sahil şeridinde (yüksek su ve tuzlanma riski nedeniyle) zorlayıcı olsa da, merkezin üst kotlarında (örneğin Bahçelievler'in üst kısımları, Kadıköy bölgesi veya Paşakent civarı) zeminin daha stabil, kayalık/killi ve yeraltı su akıntısının daha kontrol edilebilir olduğu alanlarda yüksek başarı oranıyla uygulanabilir.

Ufuk genişliği ve farklı fikirlere yeken açmak önemlidir vesselâm… Bu günlük de bu kadar olsun.

Aydınlık ve esenlik dolu günler dilerim.