GÜNAYDIN Değerli Okurlar,
Bugün, ilginizi çekeceğini umduğum bir kişiyi tanıtacağım.
Gertrude BELL, XX. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti’ne karşı casusluk faaliyetlerinde bulunan, Arap kabileleri Türklere karşı kışkırtan ve isyana teşvik eden, Musul’un İngiltere’nin çıkarlarına göre Irak’ta kalmasını sağlayan İngiliz Ajanı kadındır. BELL, İngilizlerin günümüzde bile devam eden Ortadoğu politikalarının plânlayıcısı ve kurucusudur.
Gertrude Margaret Lowthian BELL, 14 Temmuz 1868’de İngiltere’de Durham’ da ayrıcalıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası ünlü bir aileden gelen ve birkaç kez Belediye Başkanlığı yapmış olan Sir Thomas Hugh BELL’di. 1871 yılında, Getrude 3 yaşındayken annesi Mary Kalkanı BELL, doğum sırasında öldü. Babası birkaç yıl sonra seçkin bir aileden gelen oyun yazarı Florence Oliffe ile evlendi.
İlk ve orta öğrenimini Londra’da yapan BELL, parlak bir öğrencilik döneminden sonra tarih okumak için Oxford Üniversitesi’ne girdi. 1887’de Oxford’u birincilikle bitirdi. Okuldan mezun olduktan sonra seyahat etmeye karar veren BELL, 1897- 1898 ve 1902- 1903’te iki kez dünya turuna çıktı. Bu gezisi sırasında 1899 yılında Kudüs’e uğradı.
Amcası Sir Frank Lascelles, Tahran’da görevliydi. Bu gezi sırasında Orta Doğu ilgisini çekti, hayatının geri kalanını ve tüm enerjisini bölgeye harcadı. 1900 yılında Filistin’e Bedevi kılığında girdi ve Dürzi Kralı Yahya Bey ile dostluk kurdu. 1905 yılında Orta Doğu’yu karış karış gezdi; Arap emir, şeyh ve kabile reislerinin çoğuyla tanıştı.
Mart 1907’de Arkeolog arkadaşı Sir William Ramsey ile birlikte Anadolu’yu gezdi. Birlikte yaptıkları kazılar ile ilgili tespitlerini “ 1001 Kilise” adını verdikleri kitapla yayımladı.
Ocak 1909’da Mezopotamya’ya bir gezi düzenledi. Bu gezi sırasında Geç Hitit dönemine ait olan Karkamış’ ta keşif ve incelemelerde bulundu. Sonra Irak’taki ünlü antik şehir Babil’e giderek keşif ve araştırma yaptı. Ukeydir harabelerini keşfederek kamuoyunun bilgisine sundu. Bu gezisi sırasında ünlü İngiliz Casusu T. E. Lawrence ile tanıştı.
1914’te, İran’daki petrol kuyularını korumak için Basra’yı işgal eden İngilizler, Hindistan’a yönelebilecek bir saldırıyı önleme ve Osmanlı yönetimindeki Arapları yanlarına çekmek düşüncesiyle, Irak içlerine ilerlemeye başladılar.
Gertrude BELL, 1915 Kasım’ında General Gilbert Clayton’ un emrinde Kahire’de Arap Bürosu’ nda (daha önce bir yazımda söz etmiştim) çalışmaya başladı. Burada Casus Lawrence ile tekrar bir araya geldiler. BELL, bu çalışması sırasında, Türklere karşı İngiliz saflarında çalışacak Arap kabilelerinin adlarını ve yerlerini belirleyerek bir rapor haline getirdi. Türk düşmanlığı içine işlemişti. İngilizler, daha sonra tüm askeri eylemlerinde BELL’in hazırladığı raporu esas aldılar.
BELL, 1916 yılı Mart ayında İngilizlerin baş siyasî sorumlusu Percy Cox’ a yardımcı olmak için Basra’ya geldi. Burası 1914 Kasım’ında İngilizler tarafından işgal edilmişti. İngiliz ordusunun güvenli bir şekilde Bağdat’a gidebilmesi için gereken haritaları BELL çizdi. İngiliz askerleri Bağdat’a girdikten sonra Percy Cox, BELL’i Bağdat’a getirtti ve “Doğu İşleri Yardımcısı” yaptı.
1916’da İngilizler Kutü’l- Amare’de yenildiler. Ancak aynı yıl, İngiliz casusu Lawrence’ nin çabalarıyla Hicaz Ayaklanması başladı. Mekke Şerifi Hüseyin, 5 Haziran 1916’da krallığını ilân etti.
1918’de İngilizlerle çarpışarak geri çekilen Osmanlı birlikleri, hemen her bölgede (günümüzdeki Suriye, Irak, Mısır, Arap Yarımadası’nda…) arkadan saldıran Arapların ihanetleriyle karşılaştı. Ayrılıkçı Araplar, Osmanlının iaşe ve ikmal noktalarını basıyor, iaşe ve ikmal akışını engelliyorlardı.
İngiliz birlikleri, fırsattan yararlanarak kısa sürede Şam ve Halep’i ele geçirdiler. İngiliz ana kuvvetleri Musul’a girmek üzereyken 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkesi imzalandı ve Osmanlı teslim oldu.
İngiltere Parlamentosu, 1918 sonbaharında, Orta Doğu’da İngiltere çıkarlarına uygun davranışları nedeniyle Gertrude BELL’ e “Üstün Başarı Nişanı” verdi.
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, barış görüşmeleri için 18 Ocak 1919’da Paris Barış Konferansı toplandı. Gertrude BELL, bu konferansa delege olarak katıldı ve Irak devletinin sınırlarının belirlenmesi için çalıştı. BELL, 1919 yılında General Allenby komutasındaki Mısır Sefer Kuvveti’nin Baş Siyasi Subay Vekili İstihbaratçı’ ydı.
Eylül 1919’da Halep’ten başlayan bir inceleme gezisine çıkan Gertrude BELL, 12 Eylül 1919’da Malatya’ ya geldi. Daha sonra Elazığ’a gidecekti ama elinde belgesi yoktu. Durum Mustafa Kemal Paşa’ya iletilince, Prof. Dr. Şina AKŞİN’ in tanımıyla , “M. Kemal Paşa, kendisine layık olduğu muameleyi buyurmakta gecikmedi.” Bu gezi sırasında Gertrude BELL’ in, Malatya’da, bölgedeki Kürtleri ayaklandırmakla uğraşan İngiliz Ajanı Binbaşı E. W. C. Noel ile görüştüğü bilinmektedir.
Değişik etnik ve dinsel toplulukların yaşadığı Irak’ı tek bir siyasal birim olarak denetim altında tutan İngilizler, doğrudan ya da dolaylı bir yönetim kurma konusunda bir süre kararsız kaldılar. Bu sırada Şam’da bağımsız bir Suriye Krallığı kuran Emir Faysal, Fransızlar tarafından devrilmiş, İngilizlerden yardım istiyordu. Gertrude BELL, Winston Churchill’i Suriye Krallığından indirilmiş olan Faysal’ın Irak Kralı yapılması konusunda ikna etti.
Zaten, örtülü bir manda rejimi düşünen İngilizler, 1921’de güdümlü bir monarşi oluşturmak üzere Faysal ile anlaşmaya vardılar.
Aynı yıl içinde düzenlenen bir plebisitin ardından I. Faysal, Irak Kralı olarak tahta geçti. Bunu sıkı bir İngiliz denetimine olanak veren 20 yıllık bir ittifak antlaşması izledi.(1922)
Gertrude BELL, Irak Kralı Faysal’a danışmanlık yapmaya başladı. BELL, Irak’ın kabile coğrafyası, iş ve ticaret hayatı konusundaki temel bilgilerini Kral Faysal’a aktardı. BELL, Faysal’a yeni hükümetteki bakanlar ve diğer yetkililerin seçimleri konusunda da yardım etti.
BELL, yaşamının son üç yılını Bağdat’ta bir arkeoloji müzesi kurma çalışmalarına adadı. Böylelikle sevdiği ve gönülden hizmet verdiği topraklara bıraktığı bir anıt olan “Bağdat Arkeoloji Müzesi”, Irak’a ait antik yapılardan oluşan olağanüstü bir koleksiyona sahip oldu.
1925’te İngiltere’ye gitti; aile servetinin azalmaya başladığını fark edince tekrar Irak’a döndü. Bu dönüşünde zatülcenp oldu. İyileştiğinde bu sefer kardeşinin tifodan öldüğünü öğrendi. BELL, nişanlısını Çanakkale Muharebeleri’ nde kaybettikten sonra hiç evlenmemişti. Bir süre sonra sağlığı bozulmaya başladı, yalnızlığı da onu bunalıma sürükleyince 12 Temmuz 1926’da yüksek dozda uyku hapı alarak intihar etti, cenazesi Bağdat’ta toprağa verildi.