GÜNAYDIN Değerli Okurlar,

Günümüzde dünyada toplum sağlığını korumak, hastalıkları daha erken fark etmek, yaşlı ve engelli bireylerin bağımsızlığını artırmak ve günlük sosyal yaşamı kolaylaştırmak amacıyla birçok yeni teknoloji geliştiriliyor.

Özellikle yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji ve dijital iletişim öne çıkıyor.

Dünya Sağlık Örgütü de dijital sağlık ve yenilikleri sağlık hizmetlerine erişimi ve sağlıkta eşitliği artırmanın önemli araçları olarak görüyor.

Örnek olarak:

Yapay zekâ; röntgen, MR, kan tahlili ve hasta verilerini inceleyerek bazı hastalıkların daha erken fark edilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca büyük miktardaki veriyi analiz ederek salgınların erken fark edilmesinde kullanılabiliyor.

Şehir kanalizasyonlarından alınan örnekler analiz edilerek COVID-19 gibi virüslerin ve bazı diğer hastalık etkenlerinin toplumdaki yayılımı erken takip edilebiliyor. WHO, 2026'da bu yöntemin dünya genelindeki kullanımını inceleyen kapsamlı bir rapor yayımladı.

Akıllı saatler ve giyilebilir sağlık cihazları nabız, kandaki oksijen, uyku, hareket ve bazı durumlarda kalp ritmi gibi verileri sürekli izleyerek kişiye sağlık konusunda erken uyarılar sağlayabiliyor.

Görüntülü görüşme, mobil uygulamalar ve uzaktan takip sistemleri sayesinde özellikle doktorlara ulaşmanın zor olduğu bölgelerde sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşıyor.

İnsanlar doktorla görüntülü görüşebiliyor, bazı sağlık ölçümlerini evden gönderebiliyor ve özellikle uzak bölgelerde sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabiliyor. Dijital sağlık, WHO'nun küresel sağlık stratejisinin önemli alanlarından biri.

Ulaşılması güç bölgelere ilâç, kan ve diğer tıbbî malzemelerin hızlı biçimde ulaştırılması için dronlar kullanılıyor. WHO'nun örnekleri arasında Tanzanya'da sıtmayla mücadelede dron kullanımı da bulunuyor.

Telefon ve internet üzerinden psikolojik bilgi, danışmanlık ve destek sağlayan uygulamalar geliştiriliyor. Örneğin UNICEF'in desteklediği bazı projelerde gençlerin çevrim içi ruh sağlığı hizmetlerine ulaşması sağlanıyor.

Akıllı protezler, sensörler ve yapay zekâ sayesinde kol veya bacak protezlerinin kullanıcının hareketlerine daha doğal şekilde tepki vermesi hedefleniyor.

Akıllı işitme ve görme yardımcıları, telefon ve yapay zekâ destekli uygulamalar çevredeki nesneleri, yazıları veya konuşmaları tanıyarak görme ya da işitme güçlüğü yaşayan kişilere yardımcı olabiliyor.

Telefon veya özel cihazlardaki kameralarla çevredeki nesneleri, yazıları ve bazı görsel bilgileri tanıyıp kullanıcıya sesli olarak aktarabilen sistemler geliştiriliyor.

Konuşmayı yazıya ve yazıyı sese dönüştüren sistemler, işitme, konuşma veya hareket kısıtlılığı bulunan insanların eğitim, çalışma ve sosyal iletişime katılmasını kolaylaştırıyor.

Akıllı tekerlekli sandalyeler ve hareket yardımcıları, sensörlerle çevresini algılayan sistemler, hareket etmekte zorlanan kişilerin daha bağımsız olmasına yardımcı olabiliyor.

WHO'ya göre dünyada 2,5 milyardan fazla insanın yardımcı teknolojilere ihtiyacı var; dijital teknolojilerin bu ürünlere erişimi artırması sağlık, eğitim, çalışma hayatı ve sosyal katılım açısından önemli bir potansiyel taşıyor.

Gelecekte daha da önemli olabilecek buluşlar olarak düşünülenlere örnek olarak şunlar söylenebilir:

Kişiye özel tıp: Genetik bilgiler ve yapay zekâ kullanılarak tedavilerin kişiye göre belirlenmesi…

Evde sağlık robotları: Yaşlı veya bakıma ihtiyaç duyan kişilere günlük işlerde yardımcı olan robotlar.

Akıllı şehirler: Trafik, hava kalitesi, gürültü ve çevre verilerini izleyerek insanların daha sağlıklı bir ortamda yaşamasına yardımcı olan sistemler.

Dijital sağlık cüzdanları: Kişinin sağlık bilgilerinin güvenli ve farklı sağlık kuruluşlarında kullanılabilmesini sağlayan dijital sistemler. WHO, 2026'da dijital sağlık cüzdanlarının kullanımını genişletmeye yönelik yeni bir girişim duyurdu.

Salgınları önceden tahmin eden sistemler: İnsanlardan, çevreden, hastanelerden ve diğer kaynaklardan gelen verileri birleştirerek salgın risklerini önceden belirlemeye çalışan yapay zekâ sistemleri.

Kısaca, bu yeni buluşların ortak amacı “insan hastalandıktan sonra tedavi etmekten” ziyade hastalığı önceden fark etmek, sağlık hizmetini herkes için erişilebilir yapmak ve insanların daha bağımsız yaşayabilmesini sağlamak. Ancak yapay zekâ ve dijital sağlıkta kişisel verilerin korunması, güvenilirlik ve herkesin teknolojiye eşit erişebilmesi gibi konular da büyük önem taşıyor.

(Bu hafta mümkün oldukça tespit edebildiğim yeni buluşlardan söz etmeye çalışacağım.)

*

BİRAZ DA GÜLELİM:

Temel’ e Papağanının neden öldüğünü sormuşlar.

“Evlendim de ondan” demiş.

“Seni kıskandığı için mi?” demişler.

Temel de:

“Yok canım. Fadime konuşmaya başlayınca papağana fırsat kalmadı. O da kahrından öldü” demiş.

*

Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun.