Uzmanlarca yapılan değerlendirme sonucunda her iki ülke arasında şu önemli krizlerin yaşandığı tespiti yapılıyor. Bunlara tarihi sıralanma disiplini ile kısaca bakacak olursak:
ABD-SSCB ve Türkiye Arasında U2 Krizi
ABD, U-2 casus uçaklarını Sovyet hava sahasına göndermek için daha önceden Pakistan’da gizli bir istihbarat tesisi kuruyor. 1 Mayıs 1960 tarihinde, ’ülkemizdeki’ Adana İncirlik hava üssünden kalkan U-2 Amerikan uçağı önce Pakistan’a iniyor. Sonrasında bu U-2 Amerikan casus uçağı nasıl oluyorsa Sovyet hava sahasında düşürülüyor.
Uçağın Sovyet Rusya tarafından düşürülmesi ABD ve Sovyet Rusya’yı savaşın eşiğine getiriyor. Olayın kamuoyuna yansımasıyla birlikte, Sovyet Rusya sert bir tutum izliyor ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Batılı devletleri ‘bir dünya savaşının çıkabileceğini’ söyleyerek tehdit ediyor.
Başlangıçta ABD; U-2’nin Türkiye’nin kuzeyinde kaybolan bir Nasa uçağı olduğunu iddia ederek olayı örtbas etmeye çalışsa da Sovyetler; kayıp U-2 pilotu olan Francis Gary Powers’ın ellerinde olduğunu ve casus uçağın çektiği Sovyet üslerinin fotoğraflarını kanıt ortaya koyuyor. Bunun üzerine ABD Başkanı Eisenhower gerçeği kabul etmek zorunda kalıyor. Ancak bu olay nedeniyle Türkiye SSB Cumhuriyeti ilişkileri; onarılması uzun yıllar sürecek çok ciddi yaralar alıyor.
1962 - Küba Füze Krizi
Ekim 1962'de patlayan "Küba Füze Krizi", Soğuk Savaş'ın iki süper gücü, ABD ve Sovyetler Birliği'ni, nükleer savaşın eşiğine getiriyor. Küba üzerinde uçan U-2 uçaklarının burada nükleer başlıklı füzeleri tespit etmesi üzerine ABD Başkanı John F. Kennedy Sovyetlere; ‘Küba'ya nükleer silah sağlamaları durumunda, büyük bir krizin patlak vereceği’ uyarısında bulunuyor.
Taraflar bir süre karşılıklı restleşmeyi sürdürse de; ABD ve Sovyetler Birliği'nin karşılıklı pazarlıkları sonucunda Türkiye de krizin bir parçası konumuna geliyor.
Sovyetler; Küba'dan nükleer silahlarını çekeceğini, ancak önce ABD'nin Türkiye ve İtalya'daki nükleer başlıklarını geri çekmesi gerektiğinde şart koşuyor. Böylece Türkiye, sorunun çok önemli bir parçası haline geliyor.
1964 - Johnson Mektubu
ABD'nin 36'ıncı başkanı Lyndon B. Johnson, 5 Haziran 1964'te dönemin başbakanı İsmet İnönü'ye ilettiği mektubunda ‘Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri harekât düzenleyeceğinden haberdar olduğunu ve bundan da endişe duyduğunu’ yazıyor.
Johnson mektubunda Türkiye'den, keskin bir dille ABD ile tam istişarede bulunması, aksi takdirde ‘NATO Konseyi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acele toplantıya çağrılmasını istemek zorunda kalacağını’ belirtiyor.
İsmet İnönü'nün yanıtı ise ‘Yeni bir dünya düzeni kurulur, Türkiye de o dünyada yerini bulur’ şeklinde oluyor.
Ancak Türkiye'nin adaya askeri operasyonunu önlemek için Johnson’ın gönderdiği mektupta en kritik mesaj "Karşınızda Sovyetler Birliği'ni bulursanız, biz yanınızda olmayacağız" vurgusu oluyor.
Türkiye bu kriz sonrasında uzun bir süre, ‘göreceli olarak NATO'ya daha az bağımlı’ politikalar izlemeye başlıyor.
Türkiye’nin Haşhaş Ekimini Yeniden Başlatması
1974 yılında Dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in haşhaş ekimini yeniden başlatmasıyla kriz patlak veriyor.
Amerika'da uyuşturucu tüketimi artarken, Türkiye uyuşturucu kaçakçılığı ile suçlanan bazı ülkeler arasında yer alıyor.
1971'de haşhaş ekimini tamamen yasaklayan Türkiye'nin 3 yıl sonra farklı bir karar alması Washington'la ilişkilerde gerginlik yaratıyor.
Bu kararın ABD tarafından Bülent Ecevit’in dosyasına not edildiğini de yıllar sonra göreceğiz.
1974 - İncirlik Üssü'nün kullanımının askıya alınması
Adana İncirlik Üssü, Soğuk Savaş döneminde ABD'nin Sovyetler Birliği'ne karşı kilit operasyon merkezlerinden biriydi. ABD ile Türkiye'nin müttefiklik ilişkilerinde ise önemli bir pazarlık aracıydı.
ABD, 1974 yılında Kıbrıs Harekâtı sonrası Türkiye'ye silah ambargosu uygulamaya karar verdi. Bunun üzerine Ecevit başkanlığındaki 37.Türkiye hükümeti, ABD'nin kullanımındaki İncirlik Üssü ve ülkemiz sınırları içinde bulunan diğer ABD üslerin kullanımını askıya alarak, buraların kontrolünü Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) devretti.
ABD Kongresi'nin Eylül 1978'te ambargoyu kaldırması sonrasında, İncirlik Üssü yeniden faaliyetini sürdürmeye devam etti. Üs, Orta Doğu'da Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne karşı mücadele eden ABD liderliğindeki koalisyon güçleri için kilit önemde bulunuyordu. B
Amerika Türkiye'ye neden ambargo uyguladı?
Türkiye’nin haşhaş ekimini durdurmadığı/ekimine izin verdiği için Amerika Birleşik Devletleri Türkiye'ye ambargo koydu. Temmuz 1974 Kıbrıs barış harekatı sonrası dönemin ABD Hükûmeti, ambargoya Kıbrıs barış harekatını da ekledi ve Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'taki askerleri geri çekmesini istedi.
2003 - 1 Mart Tezkeresi
ABD'nin Irak'ı işgal sürecinde; o dönem Türk askerlerin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına ilişkin tezkere, gönderildiği TBMM'den sadece muhalefetin değil, bazı AKP/iktidar milletvekillerinin de karşı oy kullanması sonucu meclisten geçemedi.
Türkiye’nin 1 Mart tezkeresi kararı, iki ülke arasında o zamana kadar en derin iz bırakan krize neden oldu.
ABD çok istediği bu tezkerenin TBMM'den geçeceği beklentisindeydi. Tezkere kapsamında İskenderun'a konuşlandırılacak askerler, askeri araçlar ve gemilerin konuşlanması ve transferi çalışmaları için o dönem yaklaşık 200 milyon dolar ayrılmış ve tasarının TBMM'den kesin geçeceği varsayımıyla İskenderun körfezine fiilen güç yığmıştı.
Beklenmedik bu durum gerçekten şok etkisi yaratmış, Türkiye’nin Beyaz Saray vizeli lideri R.T. Erdoğan, verdiği sözü yerine getiremediği için zor durumda kalmıştı. Ancak ABD, tezkere kararı sonrası çaresiz olmadığını Irak'a güneyden girerek gösterdi.
İNİŞLİ ÇIKIŞLI TÜRKİYE ABD İLŞKİLERİ/1 Dosyası için küçük notlar:
İncirlik Üssü'nün kullanımının askıya alınması konusu;
Günümüzde de hep gündemde tutulan "İncirlik Üssü kapatılsın" çağrıları diplomatik gerilimlere neden olmakta. Son olarak ABD Kongresinden Türkiye'ye F-35 satışının geçici olarak durdurulması karar tasarısının geçirmesi sonrası, Başkan Trump'ın onayı halinde, uçaklarının teslimatı tamamen dondurulabilecek. Bunu önlemek için öneli strateji uzmanlarının görüşü ise; ‘İncirlik'in kullanımını engellemek bir çözüm olmayacak. Çünkü büyük güç durumundaki ABD alternatif üs değil, üsler listesini zaten hep elinde bulunduruyor.’ Elbette bu durumun ‘acaba sı’ da olmayacaktır’ şeklinde yorumlanıyor
IŞİD’in açılımı ‘Irak Şam İslam Devleti’ olarak verilmekte.
Amerika Türkiye'ye neden ambargo uyguladı?
Bülent Ecevit 2002 yılında Hürriyet gazetesinden Sedat Ergin'e yaptığı açıklamada, ''Yasaklayıcı tutumlarına karşın haşhaş üretimini belli kurallar içinde serbest bırakışımız ABD'de çok büyük tepki uyandırmıştı. Kongre'nin ambargosu aslında Kıbrıs değil, haşhaşla ilgiliydi. Sonra Kıbrıs'a yamandı'' demişti.
2003 - 1 Mart Tezkeresi
Tezkerenin TBMM'den geçmemesi, hem ABD ordusunda hem de ABD Kongresi'nde Türkiye açısından olumsuz izler bıraktı. Bu durum hesabı sorulmak üzere Türkiye dosyasına not edildi.