2003 - 'Çuval olayı'

ABD; TBMM’nin 1 Mart tezkeresinin ret kararını kalın harflerle not etmişti. 4 Temmuz 2003'te Irak'ın Süleymaniye kentinde bu not sayfası açıldı.

Amerikan askerleri, Türk Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı subayların bulunduğu karargâha baskın düzenleyerek, buradaki Türk askerlerinin başlarına çuval geçirip gözaltına aldı ve sorgulanmak üzere Bağdat'a götürdü.

Türkiye kamuoyu büyük tepki gösterse de, Türk hükümeti konuyla ilgi olarak çok duyarlı davranmadı. Sonuç olarak bu olay Türk Silahlı Kuvvetleri için bir kara gün olarak tarihe geçti.

2017 - Vize krizi

8 Ekim 2017'de Türk Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Türkiye'deki konsolosluk çalışanı ‘Metin Topuz’u Konsolosluğu'nun kayıtlı diplomatik personel listesinde yer almadığını ve Feto yanlısı olduğunu açıklayarak tutuklaması’ sonrasında, Türkiye'den yapılan vize başvuruları ABD tarafından süresiz olarak askıya alınmış, Türk hükümeti de buna karşılık vize başvurularını askıya alarak; karara misilleme yapmıştı.

Bu vize krizi, iki ülke arasındaki o güne kadar en kapsamlı diplomatik yaptırımlar olarak görülüyordu.

Krizi değerlendiren gözlemciler, "konuyla ilgisi olmayan on binlerce vatandaşı mağdur eden" bu kararı, "orantısız ve gereksiz" diye nitelendiriyor, "gözaltına alınan ve tutuklanan kişiler Türk vatandaşı, tutuklamakta bir aykırılık yok, ABD ise yanlış bir düğmeye bastı" diyordu.

28 Aralık 2017'de ABD ve Türkiye karşılıklı tüm vize kısıtlamalarını kaldırdı. Ancak ABD; Türk hükümetinin "üst düzeyde sağladığı güvenceye bağlı kaldığını" bu ne demekse ve daha önce emsali olmayan bir şekilde belirtme gereği duymuştu.

Papaz Brunson Krizi

ABD-Türkiye ilişkilerinde tarihinin en gergin günlerinin geçmesine neden olan ve iki ülkeyi karşılıklı yaptırım uygulama noktasına getiren İzmir Diriliş Kilisesi Rahibi, ABD vatandaşı Andrew Craig Brunson’nın 'milli güvenliği tehdit eden faaliyetlerde bulunduğu' iddiasıyla, eşi Norine Lyn Brunson ile birlikte sınır dışı edilmesine karar verildi.

Sınır dışı işlemleri devam ederken bir 'gizli tanık' Brunson aleyhine savcılıkta ifade verdi ve Evanjelik Rahip Brunson; Gülen ve PKK bağlantılı olduğu ve casusluk yaptığıgerekçesi ile tutuklandı.

16 ay boyunca hapiste iddianamesinin hazırlanmasını bekleyen Brunson için 'FETÖ/PDY üyeliği ve yöneticiliğinden' 35 yılla yargılanmasına hükmedildi.

Sonrasında Brunson'ın serbest bırakılma talebi Washington'daki Trump-Erdoğan görüşmesinde gündeme getirildi.

Erdoğan konuyla igili 'takas' teklifinde, "Diyorlar ki, papazı bize verin. Bir papaz da sizde var. Siz de onu bize verin, biz de ona göre yargıda gereğini yapalım, papazı size verelim" ifadelerini kullandı.

19 Nisan 2018 de Trump 'Papaz Brunson Türkiye'de zulme uğruyor' dedi ve hemen ardından ilk yaptırım uyarısı ABD Dışişleri Bakan Yardımcısında geldi. ‘Brunson'ın serbest bırakılmaması halinde, Türkiye için sonuçları olabilir' ifadesini kullandı.

Bir gün sonra iki senatör yaptırım için hemen çalışma başlattı

7 Mayıs 2018 de görülen İkinci duruşmada üç gizli tanık tarafından suçlanan ve tüm suçlamaları reddeden Brunson tahliye talebinde bulunsa da bu talep reddedildi.

28 Mayıs 2018 de Trump: ''Brunson masum. O casus ise ben ondan da casusum. Türkiye'de yargılanması devam ediyor, ama yargı süreci de pek yargı süreci gibi değil. Rahip Brunson; umarım bizi duyabiliyorsunuz, bir noktada size yardım edeceğiz. Bunun üzerinde uzun zamandır çalışıyoruz" diyordu.

İşte tam bu tarihten sonra F-35 savaş uçakları konusu; ABD'de Brunson ile birlikte anılmaya başlandı. 20 Haziran 2018 Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, F-35'lerin teslimatı karşılığında 'FETÖ soruşturmasından' tutuklu bulunan ABD'li rahip Andrew Brunson'un serbest bırakılması talebinin bir tehdit olduğunu söyledi.

18 Temmuz 2018 de Brunson'In tahliye başvurusu üçüncü kez reddedildi. Bu karar ABD'li yetkilileri ayağa kaldırdı. Başkan Trump Twitter üzerinden olayı 'rezalet' olarak tanımlayıp Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunarak, Brunson’ın serbest bırakılmasını istedi. Amerikan Senatosu, Türkiye'ye uluslararası finans kurumlarınca kredi verilmesine engel olmak için harekete geçti.

26 Temmuz 2018 de Önce ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye hükümetine ABD Başkanı Trump adına mesajım var: “Pastor Andrew Brunson'u hemen serbest bırakın ya da sonuçlarına katlanmaya hazır olun" ifadelerini kullandı.

Pence'in açıklamalarının şoku geçmeden Trump twitter üzerinden "ABD, harika bir Hristiyan, aile babası ve harika bir insan olan Rahip Andrew Brunson'ın uzun süreli tutukluluk hali sebebiyle Türkiye'ye geniş yaptırımlar uygulayacak. Brunson çok acı çekiyor. Bu masum din adamı hemen serbest bırakılmalı" paylaşımını yaptı.

Açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. Hem siyasette hem de piyasalarda şok etkisi yarattı.

Erdoğan Güney Afrika seyahatinden dönene kadar hiç açıklama yapmadı.

ABD Brunson'ın serbest bırakılmamasında payları bulunduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'e yaptırım kararı aldı. İki bakanı kara listeye alarak ABD'deki mal varlıklarına el konulmasına, ülkeye girişlerinin ve ABD ile tüm ticari ve finansal ilişkilerinin dondurulmasına karar verildi.

25 Temmuz 2018 de Brunson'In tutukluluğu "sağlık sorunları" dikkate alınarak ziyaretçi kabul edebileceği, internet ve tüm iletişim araçlarını kullanabileceği şekilde ev hapsine çevrildi. ABD bunun da yeterli olmadığını açıkladı.

12 Ekim 2018 de, 'terör örgütleri adına suç işlediği ve casusluk yaptığı' iddiasıyla hakkında 35 yıl hapis cezası istenen ve ev hapsinde bulunan ABD'li din adamı Brunson'a, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Hükümle birlikte serbest bırakılan Brunson'ın ev hapsi ve yurt dışı yasağının da kaldırılmasına karar verildi.

İNİŞLİ ÇIKIŞLI TÜRKİYE ABD İLŞKİLERİ/2 Dosyası için küçük bir not:

Biz F 35 uçaklarının parasını vermiştik ama yetmediğini görünce, üstüne bir de papazı verdik… Anlaşılan aradan yedi yılı aşkın bir süre geçti, F 35’ler hala gelmedi. Bize yeniden koz olarak kullanacağımız kos kocaman yeni bir papaz gerekli ki, ABD bize F 35 versin…