Geçtiğimiz günlerde İbrahim Yumaklı ilimizde düzenlenen bir dizi programa katılmak üzere Yalova’daydı. Tarım ve hayvancılık, su ürünleri, kırsal kalkınma ve üretim başlıklarında gerçekleştirilen ziyaretler, aslında Yalova’nın potansiyelini bir kez daha gözler önüne seren önemli bir organizasyon oldu. Gün boyunca Sayın Bakana AK Parti Yalova Milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş ile Meliha Akyol’un eşlik etmesi de şehrimiz adına kıymetliydi. Çünkü bir kentin sorunlarını Ankara’ya en doğru şekilde aktarabilecek kişiler, o şehrin içerisinde yaşayan ve sorunları birebir hisseden temsilcilerdir.

Uzun yıllardır hayvancılık sektörünün içerisinde yer alan biri olarak ben de bu ziyaret kapsamında düzenlenen bazı programlara katılma fırsatı buldum. Öncelikle organizasyonun koordinasyonunda emeği bulunan Yalova Tarım İl Müdürümüz Sayın Mustafa İlmeç’e teşekkür etmek gerekir. Böyle yoğun ve kapsamlı ziyaretlerin kusursuz ilerlemesi kolay değildir. Ancak tüm bunların yanında, ziyaretin içeriğine ve sonuçlarına dair bazı değerlendirmeleri de samimiyetle yapmak gerektiğini düşünüyorum.

Her şeyden önce bir Tarım Bakanının Yalova’ya gelmesi, burada bir tam gün geçirmesi ve sektör temsilcileriyle bir araya gelmesi küçümsenecek bir durum değildir. Bu ziyaret, Yalova’nın tarım ve hayvancılık alanındaki öneminin Ankara tarafından da dikkate alındığını göstermesi açısından değerlidir. Özellikle üreticinin sorunlarının doğrudan muhatabına aktarılabilmesi önemli bir fırsattı. Ancak mesele sadece ziyaret edilmek değil, bu ziyaretlerin somut sonuçlar doğurmasıdır. Asıl önemli olan, konuşulan sorunların ne kadarının çözüme dönüşeceğidir.

Ziyaret kapsamında gezilen alanlardan biri olan Geofit Bahçesi de üzerinde ayrıca durulması gereken bir değerimizdir. Yalova’nın doğa turizmi açısından önemli noktalarından biri olmasına rağmen, ne yazık ki bu güzelliği yeterince tanıtamadığımızı düşünüyorum. Oysa doğru bir planlama ile Geofit Bahçesi sadece Yalova’nın değil, Marmara Bölgesi’nin önemli cazibe merkezlerinden biri haline gelebilir. Şehrimize gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olması gereken bu alan için daha güçlü tanıtım çalışmaları yapılmalı, sosyal medya ve turizm organizasyonlarıyla desteklenmeli, Yalova’nın doğal kimliği ön plana çıkarılmalıdır.

Bir diğer dikkat çeken konu ise Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin açılışı sırasında tercih edilen güzergahtı. Açık konuşmak gerekirse, Bakan beyin dere ağzı bölgesinden geçirilmesi bir yönüyle yanlış bir tercihti. Çünkü yıllardır Yalova’nın en güzel noktalarından biri olan o alan maalesef kötü görüntüsüyle gündeme geliyor. Belki Garden A.Ş. içerisinden daha düzenli bir güzergah tercih edilebilirdi. Fakat diğer taraftan düşündüğümüzde, o görüntünün devletin en üst kademelerince görülmesi de belki yıllardır çözülemeyen sorunların artık fark edilmesine vesile olur diye düşünmeden edemiyorum. Bazen sorunları gizlemek yerine göstermek, çözüm sürecini hızlandırabilir.

Tarım ve hayvancılık sektörüne ilişkin gerçekleştirilen toplantı ise önemliydi ancak bana göre biraz amacının dışına çıktı. Toplantının adı sektör buluşması olsa da, katılımcı profili oldukça geniş tutulmuştu. Bu nedenle sektörün temel problemlerine ayrılması gereken süre zaman zaman dağıldı. Oysa üreticinin bugün çok daha somut ve acil meseleleri var. Artan yem maliyetleri, enerji giderleri, üretim maliyetlerindeki yükseliş, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve genç nüfusun üretimden uzaklaşması artık sektörün en temel problemleri arasında yer alıyor.

Toplantıda söz alarak daha önce bu köşede de sık sık dile getirdiğim sorunları Sayın Bakana doğrudan aktarma fırsatı buldum. Özellikle hayvancılık işletmelerinde çalışan yabancı uyruklu personellerle ilgili yapılan yasal düzenlemelerin sektör adına önemli bir adım olduğunu ifade ettik. Çünkü yıllardır kayıt dışı çalışmanın oluşturduğu sorunlar hem işletmeleri hem çalışanları zor durumda bırakıyordu. Yapılan düzenlemeyle birlikte yabancı çalışanların kayıt altına alınması, sigortalı ve resmi çalışan statüsüne kavuşması hem sektör hem de çalışma hayatı açısından olumlu bir gelişme oldu. Bu konuda atılan adımlardan dolayı teşekkürlerimizi ilettik.

Elbette sadece teşekkür edilen başlıklar yoktu. Özellikle Ziraat Bankası tarafından verilen krediler konusunda üreticilerin yaşadığı sorunları da detaylı şekilde aktardık. Bugün birçok üretici krediye ulaşmakta zorlanıyor. Evrak süreçleri, teminat şartları, kredi limitleri ve uygulamadaki farklılıklar üreticiyi ciddi anlamda yoruyor. Oysa üreticinin en büyük ihtiyacı uygun şartlarda finansmana erişebilmektir. Üretimin sürdürülebilir olması için üreticinin ayakta kalması gerekir. Bu nedenle kredi süreçlerinin daha ulaşılabilir ve daha gerçekçi hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yalova aslında küçük bir şehir olabilir ancak tarım, seracılık, süs bitkileri, hayvancılık ve su ürünleri alanında Türkiye’nin önemli merkezlerinden biridir. Bu nedenle Yalova’ya yapılan her ziyaretin sıradan bir programdan öte, geleceğe yönelik bir yatırım gözüyle değerlendirilmesi gerekir. Bakanlık düzeyindeki temasların artması, sorunların yerinde görülmesi elbette önemli. Ancak artık üretici yalnızca dinlenmek değil, çözüm görmek istiyor.

Umarım Sayın Bakanın bu ziyareti sadece protokol programı olarak hafızalarda kalmaz. Konuşulan sorunların takip edildiği, çözüm üretildiği ve Yalova’nın tarım potansiyelinin daha güçlü şekilde değerlendirildiği bir sürecin başlangıcı olur. Çünkü üreticinin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey, umut kadar somut adımdır.