Adam uzun yıllar devesiyle taşımacılık yapmış. Yaşlanan deve yolun sonuna gelmiş. Artık öleceğini anlayınca:
— Sahibimi çağırın da helâllik vereyim, demiş.
Devenin sahibi:
— Ne hakkı varmış ki bende? demiş. Demiş ama yine de merak etmiş. Dayanamayıp devesinin yanına gitmiş.
— Ne hakkın var ki bende? demiş.
Deve:
— Öyle deme! Benim taşıma gücüm belliyken, sen bunun iki katı çuval yüklerdin bana. Bu hakkımı helâl ediyorum sana.
— İkinci olarak; benim günlük 10 kg yiyeceğe ihtiyacım varken, sen hep 8 kg verir kalanı vermezdin. Bu hakkımı da helâl ediyorum.
— Üç günlük yolu iki günde gitmem için sopayla döverdin beni. Bu hakkımı da helâl ediyorum.
— Hatta bir yavrum olmuştu. Onu kesmiş, misafirlerinle bir güzel yemiştiniz. Bu hakkımı da helâl ediyorum.
— Amma bir hakkım var ki, onu asla helâl etmeyeceğim. Mahşerde bunu senden soracağım.
Sahibi merakla sormuş.
— Nedir o?
— Her seferinde ben yolu bildiğim halde, tüm yükü ben taşıdığım halde, yularımı eşeğe verirdin. Beni eşeğe mahkûm ederdin ya, işte bu hakkımı helâl etmeyeceğim!
Düşünülmesi dileğiyle…
***
İDDİACI ÇOCUK
Bir zamanlar, her gün bankaya gidip hesabına 50 Dolar yatıran küçük bir çocuk varmış. Banka çalışanları bu davranışa şaşırmış ve durumu müdüre bildirmişler. Müdür, çocuğun bir dahaki gelişinde onu kendisine getirmelerini istemiş.
Ertesi gün çocuk yine gelmiş ve 50 Dolar yatırmış. Çalışanlar onu müdürün odasına götürmüş. Müdür sormuş:
“Sen daha küçücük bir çocuksun, her gün 50 Doları nereden buluyorsun?”
Çocuk gülümsemiş ve demiş ki:
“Ben iddiaya giriyorum ve hep kazanıyorum.”
Müdür gülmüş:
“Nasıl yani? Bana da göster bakalım.”
Çocuk demiş ki:
“Sana 50 Dolar iddiaya giriyorum: gözlerimi öpebilirim.”
Müdür şaşırmış ama iddiayı kabul etmiş.
Çocuk lenslerini çıkarmış, onları öpmüş, tekrar takmış, 50 Doları almış ve gitmiş.
Müdür biraz sinirlenmiş.
Ertesi gün çocuk yine gelmiş, bu kez müdür onu durdurmuş:
“Dün beni kandırdın ve paramı aldın. Bugün ne yapacaksın?”
Çocuk cevaplamış:
“Yeniden iddiaya girebiliriz. Eğer sen kazanırsan sana dün verdiğin paranın üç katını veririm — yani 150 Dolar. Eğer ben kazanırsam, senden bir şey istemem.”
Müdür, bu kez işi garantiye almak istemiş. On çalışanını çağırmış, hepsi heyecanla izlemiş.
Çocuk demiş ki:
“Senin iç çamaşırının mavi olduğunu iddia ediyorum!”
Müdür kahkahalarla gülmüş:
“Hayır, kesinlikle mavi değil!”
İddiayı kabul etmiş.
Pantolonunu indirip:
“Bak, mavi değil!” demiş.
Çocuk gülümsemiş, 150 Doları müdüre vermiş ve gülmeye başlamış.
Müdür şaşkın bir şekilde sormuş:
“Parayı kaybettin ama niye gülüyorsun?”
Çocuk dönüp şöyle demiş:
“ Ben kaybetmedim ki. Çünkü banka çalışanlarıyla tek tek 150 Dolara “ herkesin önünde müdüre pantolonunu indirteceğim!” diye iddiaya girmiştim. Bir torba dolusu para kazandım.”
Hafta sonunuz neşeyle geçsin.