GÜNAYDIN Değerli Okurlar,

Hiç düşündünüz mü, KKTC’ nin uluslararası camiada tanınmasında din kardeşliği neden gündeme hiç gelmiyor? Bugün, bu konudaki düşüncelerimi sizinle paylaşacağım ama önce birkaç kısa haber görelim.

“Beraberindeki bir heyetle Güney Kıbrıs’a gelen Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas’la görüştü. Mahmud Abbas, Kıbrıs sorununda Rum tezlerini desteklediklerini açıkladı. İki lider kendi ifadeleriyle işgalin sona erdirilmesi için ortak mücadele edeceklerini söylediler.

Görüşmeden sonra yapılan ortak açıklamada Hristofyas, Filistin Yönetimi’nin Rum halkının “mücadelesine” verdiği destekten ötürü minnettar olduklarını; İslâm Konferansı Örgütü’nde Rum tezlerini savunduğu için Mahmud Abbas’a ayrıca teşekkür etti.

Fileleftheros gazetesi haberi, “ Kıbrıs ve Filistin Bütün Alanlarda Karşılıklı Destek Konusunda Anlaştı” manşetiyle verdi. .” ( ntv. com. tr / 09.07. 2009)

*

İkinci haber ise, T.C. Dışişleri Bakanlığı’ nın, 30 Ocak 2007 tarihli, ‘Güney Kıbrıs Rum Yönetimi´nin Doğu Akdeniz´deki Ülkelerle Deniz Yetki Alanlarını İlgilendiren İkili Anlaşmalar Yapma Gayretleri ‘ hakkındaki açıklaması…

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), 2003 yılından itibaren Doğu Akdeniz’deki ülkelerle deniz yetki alanlarını ilgilendiren ikili anlaşmalar yapma gayretlerini arttırmıştır. KKTC ve ülkemiz en başından beri bu teşebbüslere karşı çıkmış ve yarı kapalı bir deniz niteliğindeki Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığı veya münhasır ekonomik bölge sınırlandırmalarının ancak bütün ilgili ülkeler arasında ve bütün tarafların hak ve çıkarlarını gözetecek şekilde yapılacak düzenlemelerle mümkün olabileceğini savunmuştur.

Bu doğrultuda, itirazımıza rağmen Mısır ile GKRY arasında 17 Şubat 2003 tarihinde, Ürdün ile GKRY arasında 17 Ocak 2007 tarihinde, münhasır ekonomik bölge sınırlandırma anlaşması imzalanmıştır.”

*

Euronews, 10 Aralık 2021 tarihli haber de şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Akdeniz’ de ilân ettiği 5. parseldeki hidrokarbon arama lisansına ilişkin ExxonMobil ve Katar Petrolleri şirketler ortaklığı ile 'Arama ve Üretim Paylaşımı Sözleşmesi' imzaladı. Anlaşma ile ilgili şirketlere bölgede arama yapmaları için lisans verildi.” (https://tr. euronews. Com / 10.12.2021)

***

Örneklerde açıkça görülüyor; Filistin, Mısır ve Katar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile ticarî ve siyasî ilişki içinde…

Şimdi asıl konumuza gelelim. KKTC halkının % 99’ u Müslüman’ dır. Kıbrıs Rum Kesimi’ nin ise tümü Hristiyan. KKTC’ yi Türkiye’ den başka tanıyan devlet yoktur.

Önce KKTC’ nin sürecine bakalım:

Kuzey Kıbrıs’ ın, 15 Kasım 1983’ te bağımsızlığını ilân etmesinin ardından BM güvenlik Konseyi, 18 Kasım’ da aldığı bir kararla bağımsızlık kararını kınadı.

Türkiye, bağımsızlık kararı sonrasında KKTC’ yi tanıdı.

Pakistan ve Bangladeş, KKTC’ yi tanıdıktan sonra ABD ve İngiltere’ nin baskıları ile bu kararlarından vazgeçtiler.

18 Kasım 1983’ te BM Güvenlik Konseyi, 541 sayılı kararı ile üye ülkelere KKTC’ yi tanımama çağrısı yaptı.

Türkiye ile KKTC, kararda geçen ifadeye (“calls upon”, “ directs” değil) dayanarak, son kararın üye ülkelerde olduğu görüşünü savunmaktadır.

Hani din kardeşiydik, hani hepimiz aynı ümmettendik? Müslüman ülkeler neden KKTC’ yi tanımazlar?

Müslüman ülke ya da İslâm ülkesi deyimi, nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan ya da resmî dini İslâm olan ülkeler için kullanılır. Müslümanlar günümüzde dünya nüfusunun % 23’ ünü oluşturur. Bu da dünyadaki Müslüman sayısının yaklaşık 2 milyar dolayında olduğu anlamına gelir. Yaklaşık 50 ülkenin nüfusunun çoğunluğu Müslümandır.

Nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan ya da resmî dini İslâm olan en büyük Müslüman nüfuslu ülkeler arasında; Endonezya, Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Nijerya, Mısır, İran, Cezayir, Sudan, Irak, Fas, Etiyopya, Afganistan, Suudi Arabistan, Yemen, Özbekistan, Nijer, Bosna Hersek, Kosova, Senegal, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar sayılabilir. “Müslümanlar birbirlerine destek olurlar” deniyor ama hiçbir Müslüman ülke, KKTC’ yi tanımıyor! Kıbrıs’ ta Rumların zulüm ve katliamları gizli değildi. Tüm dünyanın görüp bildiği bir konuda Müslüman ülkeler yansız kalamazlardı ama kaldılar. KKTC’ nin Kıbrıs’ ta yaşamlarını sürdürmekte olan Müslümanların yaşam güvencesi olduğunu görmek istemediler. Buna kitlesel körlük denir.

Bugün de bu körlük devam etmektedir. ABD’ nin etki ve denetiminde olan ülkeler korkudan KKTC’ yi tanımayabilirler. Ya diğerleri, onların çekinceleri nedir? Buna bir de bazı Müslüman ülkelerin Güney Kıbrıs Rum Devleti’ ni tanıdıklarını eklersek… Müslüman kardeşliği sözü biraz havada kalmıyor mu?

Kısacası hamaset söylemleriyle bir yere varılmıyor!

Günüz aydınlık ve esenlik dolu olsun.

NE MUTLU TÜRK’ ÜM DİYENE!