GÜNAYDIN Değerli Okurlar,

“Anadilin Öğrenilmesi Hakkı” ile “Anadilde Öğretim Hakkı” farklı kavramlardır. Anadilde Eğitim- Öğretim Hakkı devletler hukukuyla, uluslararası hukukla ilgili bir durumdur ve egemen devlete ait bir haktır. Bu konuda dünyadaki örneklerini hatırlamakta yarar olduğunu düşünüyorum.

Almanya: Danimarka, Slav kökenli Sorblar, Cermen kökenli Frizler, Roman kökenli Sintiler veya Manuşlar kendi dillerini de öğrenirler, ama eğitim dili Almancadır.

Arjantin: Alman, İtalyan, İspanyol, Japon, Fransız, İrlanda, Galler, Arap, Ermeni asıllı topluluklar ana dillerini de öğrenir, ama anayasanın 3'üncü maddesine göre eğitim dili İspanyolcadır.

Avusturya: Macar, Hırvat, Sloven, Çek, Slovak, Roman kökenliler ana dillerini öğrenir, ama anayasanın 8'inci maddesine göre eğitim dili Almancadır.

Brezilya: Alman, Hollanda, İtalyan, İspanyol, Japon, Arap, Portekiz, Fransız asıllı topluluklar ana dillerini de öğrenir, ama anayasaya göre eğitim dili Portekizcedir.

Bulgaristan: Türk, Ulah, Makedon, Roman, Ermeni kökenli topluluklar ana dillerini de öğrenebilir, ama anayasanın 4'üncü maddesine göre eğitim dili Bulgarcadır.

Danimarka: Eskimo, Faroe ve Alman kökenli topluluklar ana dillerini de öğrenir, ama anayasaya göre eğitim dili Dancadır.

Filipinler: Yaklaşık 170 yerel dil konuşulur, ama anayasanın 7'nci maddesine göre eğitim dilleri Filipincedir.

Fransa: Breton, Katalan, Bask, Korsika, Alman, Karayip, Malenezya, Kanak, Guyan, Flaman, Oksitan, İtalyan kökenli topluluklar kendi dillerini de öğrenir, ama anayasanın 2'nci maddesine eğitim dili Fransızcadır.

Hindistan: 1369 farklı dilin konuşulduğu Hindistan'da anayasanın 343'üncü maddesine göre eğitim dilleri Hintçe ve İngilizcedir.

Hollanda: Cermen kökenli Frizya, Karayip kökenli Papiamento topluluklar ana dillerini öğrenir, ama anayasanın 23'üncü maddesine göre eğitim dili Hollandacadır.

İsveç: Finli, Lapon, Roman, Meankieli, Yidiş kökenli topluluklar anadillerini öğrenir, ama anayasaya göre eğitim dili İsveççedir.

İtalya: Alman, Fransız, Ladino, Sloven asıllı topluluklar kendi dillerini de öğrenir, ama anayasanın 139'uncu maddesine göre eğitim dili İtalyancadır.

Macaristan: Bulgar, Yunan, Alman, Hırvat, Sloven, Sırp, Slovak, Ukrayna kökenli topluluklar ana dillerini de öğrenir, ama anayasanın 1'inci maddesine göre eğitim dili Macarcadır.

Meksika: 80 civarında yerli dilin de konuşulduğu Meksika'da, anayasanın 2'nci maddesine göre eğitim dili İspanyolcadır.

Norveç: Lapon, Finli, Roman kökenli topluluklar ana dillerini öğrenir, ama eğitim dili Norveççedir.

Polonya: Alman, Belarus, Ukrayna, Rus kökenli topluluklar kendi dillerini de öğrenir, ama anayasaya göre eğitim dili Lehçedir.

Romanya: Macar, Roman, Alman, Türk, Rus kökenli topluluklar kendi dillerini de öğrenir, ama Anayasanın 13'üncü maddesine göre eğitim dili Rumencedir.

Slovakya: Macar, Roman, Ukraynalı, Alman, Çek, Rutenyalı, Moravyalı, Polonyalı, Rus, Bulgar, Hırvat topluluklar kendi dillerini de öğrenir, ama anayasaya göre eğitim dili Slovakçadır.

Yunanistan: Arnavut, Makedon, Pomak, Türk toplulukları ana dillerini öğrenir, ama anayasaya göre eğitim dili Yunancadır.

Ukrayna: Rus, Romen, Macar, Moldavalı asıllı toplulukların yaşadığı ve kendi dillerini konuştuğu, öğrendiği Ukrayna'da, anayasaya göre Ukraynaca resmî dil ve eğitim dilidir.

Türkiye’de ana dil eğitimi hakkı zaten var. Ama resmî eğitim dili olan Türkçeyi bir kenara bırakır, bir başka dili Türkiye Cumhuriyeti’ nde ana dilde eğitim diye dayatırsanız bu iş dağılmaya gider, sonra toparlamak güç olur. "Ana dil eğitimi" ile "ana dilde eğitimi" birbirine karıştırmak büyük hata olur!

***

Millet kavramı tarihsel ve felsefî bir kavramdır. Örneğin “Türk Milleti” denince, tarihten gelen ve geleceğe uzanan bir kavram açıklanır. Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün sözleri son derece açık ve anlamlıdır:

“Zengin bir hatıralar mirasına sahip bulunan; beraber yaşamak konusunda ortak arzu ve istekte samimi olan; sahip olunan mirasın korunmasına beraber devam etmek hususunda iradeleri ortak olan insanların birleşmesinden meydana gelen topluma Millet adı verilir. …Millet, dil, kültür ve ülkü birliği ile birbirine bağlı vatandaşların oluşturduğu bir siyasî ve sosyal toplumdur….Türkiye Cumhuriyeti’ ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.”

Bu tanım içinde dinin ön plâna çıkma durumu yoktur! Bir devletin vatandaşları arasında dil, din, ırk ve kültür birliği oluşursa; bu insanların oluşturacağı topluluk hiç kuşkusuz uyumlu bir ulus/ millet olur. Millet kavramını ön plâna almak demek, dinî inancı kişisel vicdanlarda yaşatarak başkasının vicdanî inancına da saygı göstermek demektir. Millet kavramı içinde kavimsel farklılıklar da özel hayatta kalır ve siyasî yaşamda ön plâna çıkmaz ya da çıkmamalıdır.

ATATÜRK’ ün son derece anlamlı (‘Ne Mutlu Türk Olana’ değil) ‘“Ne Mutlu Türk’üm Diyene” ilkesi, devlet ve millet açısından din kavramının ön plânda olmadığı olgusunun açık bir ifadesidir. ATATÜRK’ ün bu ilkesine karşı çıkılmasına bir de bu açıdan yaklaşmak yararlı olacaktır!

Merhum Mehmet Akif Ersoy’ un yazdığı ve “İstiklâl Marşı” adını verdiği şiir, TBMM’ nin 12 Mart 1921 günkü oturumda, oy birliğiyle Millî Marş olarak kabul edildi. T.C. Anayasası’ na göre, Resmî Dil Türkçe olarak kabul edildiğine göre, hiçbir yerde, hiçbir şekilde Millî Marş, Türkçe’ den başka bir dille okunamaz. Hangi ülke kendi millî marşını başka dille okur? Bu hoş görülecek ya da geçiştirilecek bir konu değildir. Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun.