Merhaba saygıdeğer okurlarım.

Bu hafta ki yazımı yöremizi emanet edeceğimiz gençlere daha doğrusu genç iş adamlarına atfen kaleme alacağım. Sanatta, sporda, turizmde dünyaya sesini duyuran, birçok gelişmelere sahne olan turizm bölgelerimizin bu günlerde eski yıllarını arar olduk. Son yıllara baktığımızda bahse konu branşlarda sınıfta kaldık.

Bölgemizin eski şaşalı günleri tekrar yaşayabilmesi siz genç iş adamlarının yapısında mevcut. Bir araya geldiğinizde birbirinizi sevdiğinizde, birbirinizin yücelmesine ve yükselmesine olumlu gözle baktığınızda yöremizi bu çıkmazdan kurtarırız.

Gözlerinizdeki o başarı hırsı gelecek günlerin belki de habercisidir. Sizden önceki nesil yani bizler sinsi sinsi birbirimizin kuyusunu kazarken, yöremizin tüm branşlarda küme düştüğünün farkında değiliz. Varsa yoksa ben egosu.

Para üstüne para, mal üstüne mal koyma hırsı ve görüntüsü bazılarımızın bu konudaki hastalıklı hali, paranın pulun arkasına sığınıp, kırk yıllık giysilerini yenilemeye dahi korkan insanlar olduk.

Atamızın yurt dışında tedavi gördüğü kaplıcaları bırakıp, altın madalyalı kaplıcalara yüzünü dönüp ayak basması sonrasındaki olumlu gelişmeler, yöremizin tamamına sirayet ederek, dünyanın her bir köşesinden konaklamaya gelenleri saymaya kalksam hayal ürünü zanneder bazılarımız.

800 personelden 80’e düşmüş kadrolar, çürümeye başlamış Atamızdan yadigâr o güzelim tesisleri ve tabi ki müştemilatı sıklıkla kaleme almam yöremizin gelişmesine vesile olmuş, bizi dünya insanları ile kaynaştırmış olan Yalova Kaplıcaları sayesindedir.

Daha doğrusu genç kardeşlerim, hamle kaplıcalarımızdan başlamalı kanaatindeyim. Bizler Atamızın mirasına, Yalova’mızın gelişmesine ihanet ettik. Atamızın mirasını dahi sahiplenemedik. Saygıdeğer gençler bu mesajımı sonun başlangıcını gördüğüm için, bu mesajımı lütfen güven mektubu olarak kabul edin.