(Gazinolar Kralı Fahrettin Aslan)
Merhaba saygı değer okurlarım. Bir zamanlar Türkiye'de kimin yıldız olacağına Fahrettin Aslan karar verirdi. Sahneye çıkacak sanatçıyı, söyleyeceği şarkıyı, giyeceği kıyafeti o seçerdi. Bir işareti ile perdeler açılır bir sözü ile kapanırdı. Erzurum'un İspir ilçesinde, yokluğun erken büyüttüğü çocuklardan biriydi Fahrettin Aslan. Henüz 13, 14 yaşlarındayken İstanbul'a geldi, meşhur Tepebaşı gazinosunda komi olarak işe başladı. Cumhuriyet pavyonunda dokuz yıl çalıştı, masaları, sahneyi, sanatçıları gecenin bütün sırlarını öğrendi. Şefliğe yükseldi. Önce Taşlık gazinosuna ortak oldu, ardından Taksim Maksim'in kapısını bu kez patron olarak açtı. 1967'de ise Maksim'in tek sahibi idi, artık İstanbul gecelerinin orkestra şefiydi. Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Behiye Aksoy, Emel Sayın, Gönül Yazar, Bülent Ersoy, Sezen Aksu nice yıldız onun sahnesinden geçti. Maksim'de ışıklar yalnızca sahneyi değil hayalleri de aydınlatıyordu. Maksim, Caddebostan, Taşlık, Bebek bir dönemin değil bir kültürü inşa etti. Sonra zaman değişti, televizyon evlere girdi gazinolar eski büyüsünü kaybetti. Bir zamanlar önünde kuyruklar oluşan Maksim'in ışıkları birer birer söndü. 20 Ekim 2005’te 73 yaşında hayata veda etti. Ardından, unutulmaz gecelerle alkışlarla ve tartışmalarla örülmüş Türkiye'nin eğlence tarihinden silinmeyecek koca bir dönem bıraktı. Benim Fahrettin Aslan'la tanışmam 1977 senesinde Bebek belediye gazinosunda, Hülya Koçyiğit hanımefendi ile sahne alırken gazetelerde ilanım gözüme takılmış. Yalovalı olduğumu öğrenince hemşehrim Ziver arkadaşımla haber yollayarak görüşme isteği sonrası yazıhanesinde buluştuk. Klarnet üstadı Mustafa kandıralı ve keman virtiözü Selahattin Erköse ile birkaç eser geçtik. Bizimle çalışır mısın teklifine evet cevabım sonrası hem şehrim Ziver arkadaşımı çağırarak kendi özel terzisi olan ismini hatırlayamadığım Ermeni ustaya daha biz ulaşmadan üç kat sahne kostümü siparişi vermiş. Gündüzleri okunacak şarkıların provası sonrası, akşamları da sahne açıldığında meydan faslı mutlaka dinletirdi. Kendi locasında her gün birlikte sanatçıların sahneye çıkışı ile finallerinin aldıkları alkış derecelerini benimle paylaşırdı. Bu arada salon görevlilerini dikkatle izler bazı notlar alırdı. Bir ara, ön masalardan bir başka masaya meyve ikramına ısrar edince, konu Fahrettin Aslan'a iletildi. Kesinlikle kabul görmeyen meyve ikramı sonrası bana dönerek bütün münakaşalar meyve ikramı yüzünden oluşuyor. Meyve veya bir başka ikrama cevaben bu tür jestin, cevabı, sade bir teşekkür olsa anlarım. Altta kalmamak adına ikrama ikramla cevap bu alemde yanlış anlamalara cevap niteliği taşıması olunca, ikramı yasakladım. Sahne sanatçılarına yollanan çiçekler veya alkol ikramı da olmaz, bizim gazinomuzda deme ihtiyacı, ne denli bir titizlik gerektiğini bir kez daha anlamış oldum. Bir haftalık belki de en günlük birçok hayat bilgisi edinip Yalova’ya döndüğümde, aynı gece Bursa yolunda ölümlü kaza sonrası bir yıl yatakta kaldım, Maksim maceram ve tüm hazırlıklarım rafa kalktı tabiri caizse (Nasip Değilmiş).