Şu satırları, ülkemizin pek çok yerinde aşırı yağışlardan sel baskınları yaşanırken yazıyorum.

Ancak, dünya ısınıyor, kuraklık kapıda…

Uzmanların açıklamalarına göre, “Süper El Nino” geliyor!

Korkutan bir senaryo bu!

Uzmanlar, 2026’ da etkili olması beklenen “Süper El Nino” nedeniyle, Türkiye’ de sıcak hava dalgalarının 40 dereceyi aşabileceği; özellikle temmuz, ağustos ve eylül aylarında sıcak hava dalgalarının peş peşe geleceği uyarısında bulunuyorlar.

El Nino, Pasifik Okyanusu’ nun doğu ve orta kesimlerindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan küresel bir iklim olayı… Dünya genelinde hava sistemlerini etkiliyor. Böylece oluşan aşırı sıcaklar, kuraklık, şiddetli yağış, sel, fırtına ve tarımsal kayıplar gibi birçok doğal olaya yol açabiliyor.

Genellikle birkaç yılda bir ortaya çıkan bu sistem, bazı bölgelerde su kaynaklarının azalmasına neden olurken bazı bölgelerde aşırı yağış riskini artırıyor. Türkiye’ de ise sıcak hava dalgaları, düzensiz yağışlar ve kuraklık riskini yükseltebiliyor.

Açıklamalar ve uyarılar önemli… El Nino'nun Türkiye'ye doğrudan etkisinin olmamasına rağmen atmosferik sirkülasyonu değiştirerek dolaylı sonuçlar doğurabilir. Bu yaz “Süre El Nino” sıra dışı hava olaylarını artırabilir. Yaz mevsiminin stabil bir yaz olarak değil, zaman zaman sıcaklıkların yüksek olduğu, kuraklığın şiddetli olduğu, yangın frekansının yüksek olduğu bir yaz olarak gerçekleşeceği öngörülebilir.

Süreç sadece meteorolojik bir gelişme değildir. Enerji, tarım, su yönetimi, kuraklık ve yangın gibi afetler açısından da önemle üzerine durulması gerektiği unutulmamalıdır.

Su kaynaklarının korunması, kuraklık ve yangın risklerine karşı alınan önlemlerinin güçlendirilmesinin önemi ise çok açık ve net!

Gecikmeksizin afet riski açısından stratejik bir hazırlık dönemi olarak ele alınması gerekir.

***

Şu sıralar Avrupa’dan gelen meteorolojik haberler pek iç açıcı değil!

Batı Avrupa, mevsim normallerinin 12-13 derece üzerine çıkan ve "bin yılda bir görülebilecek kadar nadir" olarak nitelendirilen aşırı sıcak hava dalgasıyla mücadele ediyor.

Fransa ve İngiltere'de mayıs ayı sıcaklık rekorları arka arkaya kırılırken, aşırı sıcaklar pek çok kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu.

Avrupa genelinde etkili olan ve uzmanlar tarafından "erken, olağanüstü ve uzun süreli" olarak tanımlanan sıcak hava dalgası, bölgeyi etkisi altına almaya devam ediyor ve edecek gibi görünüyor.

Hem İngiltere Meteoroloji Dairesi (Met Office), hem Fransa Meteoroloji Servisi ( Meteo France) Mayıs ayı için tüm zamanların rekorunun kırıldığını açıkladı.

Uzmanlar, sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üzerinde seyretmesi nedeniyle özellikle spor gibi yoğun fiziksel aktivite gerektiren durumlardan kaçınılması gerektiği konusunda uyarıyor.

İspanya'da da bazı bölgelerde sıcaklıkların hafta sonuna kadar 40 dereceye ulaşması beklenirken, yetkililer halkı dikkatli olmaya çağırdı. Aşırı sıcakların hafta boyunca etkisini sürdüreceği ve bu tür olayların gelecekte daha sık, daha erken ve daha yoğun yaşanabileceği tahmin ediliyor.

İtalya’da ise yetkililer açık alanda çalışanlar için yeni kısıtlamalar getirdi. Özellikle inşaat, tarım ve teslimat sektörlerinde günün en sıcak saatlerinde çalışma sınırlandırıldı. Başkent Roma’nın da içinde bulunduğu bölgelerde vatandaşlara “zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın” uyarısı yapıldı.

İrlanda bile olağandışı sıcaklardan etkilendi. Ülkedeki bazı meteoroloji istasyonlarında tüm zamanların mayıs sıcaklık rekorları kırıldı.

İklim araştırmacıları, artık yalnızca yaz aylarında değil, yılın büyük bölümünde aşırı sıcak riskine hazırlıklı olması gerektiğini ifade ediyorlar.

***

İçinde yaşadığı bölgenin sorunlarını belirleyerek buna karşı önlem alanlara çok büyük hayranlık duyuyorum. Hiçbir mazeret üretmeden ve buna tevessül etmeden, ileriyi görerek sorunu çözmeye çalışanlara elbette saygı duyulur. Bakın dünyanın öbür ucunda neler oluyor!

Fas’ın güneybatısında yer alan Aït Baâmrane bölgesinde hayata geçirilen yenilikçi bir proje, kuraklıkla mücadelede dönüm noktası oluşturuyor. Atlantik Okyanusu’ndan gelerek Anti-Atlas Dağları’nda yoğunlaşan sis, bölgeye kurulan özel polimer ağlar vasıtasıyla içme suyuna dönüştürülüyor. Havadaki nemi hapseden bu teknoloji, boru hatları aracılığıyla doğrudan köylere ulaştırılarak binlerce insanın temiz suya erişimini sağlıyor.

Sisin içerisindeki mikroskobik su damlacıkları bu özel kaplamalı yüzeye çarparak birleşiyor ve yer çekimi etkisiyle toplama haznelerine akıyor. Depolarda biriken su, herhangi bir enerji tüketimine ihtiyaç duyulmaksızın yer çekiminden faydalanan boru hatlarıyla yerleşim yerlerine ulaştırılıyor.

Yeraltı su kaynaklarının hızla azaldığı Kuzey Afrika coğrafyasında, düşük maliyetli ve çevre dostu bu model büyük önem taşıyor. Birleşmiş Milletler de enerji sarfiyatı olmayan bu sistemi, küresel iklim krizi ve kuraklıkla mücadelede dünyaya örnek bir uygulama olarak sunuyor. ( https:// onedio.com/ haber/havadan- bedava-icme-suyu- uretiyorlar-borularla-daglardan-koylere-dagitiyorlar-1360274)

Çok önemsediğim için bu haberleri esas aldım. Umarım dikkat çeker.

En içten sevgi ve saygılarımı sunarım.

Ne Mutlu Türk’ üm Diyene!

Ne Mutlu Atatürk’ ün İzinden Gidene!