Alzheimer hastalığı denildiğinde akla ilk gelen belirti genellikle unutkanlıktır. Oysa hastalık ilerledikçe günlük yaşamın farklı alanları da etkilenebilir. Yeme ve yutma işlevindeki değişiklikler bunlardan biridir ve erken fark edilemeyebilir.
Yutma, farkında olmadan gerçekleştirdiğimiz basit bir hareket gibi görünse de oldukça karmaşık bir süreçtir. Yiyeceğin ağıza alınması, çiğnenmesi, lokmanın hazırlanması, yutmanın uygun zamanda başlatılması ve besinin güvenli biçimde yemek borusuna iletilmesi; bilişsel, duyusal ve motor süreçlerin birlikte çalışmasını gerektirir. Alzheimer hastalığı bu bütünlüğü zamanla etkileyebilir.
Üstelik yutma güçlüğü yalnızca hastalığın ileri dönemlerine özgü değildir. Araştırmalar, Alzheimer hastalığının erken evrelerinden itibaren özellikle çiğneme, lokmayı ağız içinde kontrol etme ve yutmaya hazırlama gibi becerilerde değişiklikler görülebileceğini; hastalık ilerledikçe yutma güçlüğünün daha belirgin hâle gelebildiğini göstermektedir.
Sorunun yaygınlığı da dikkat çekicidir. 2024 yılında yayımlanan ve 12 binden fazla yaşlı bireyin verisini içeren bir meta-analizde, Alzheimer demansı olan bireylerde yutma bozukluğunun görülme oranı yaklaşık %46 olarak bildirilmiştir. Kullanılan değerlendirme yöntemine göre oranlar değişse de bu sonuç, yutmanın Alzheimer bakımında göz ardı edilmemesi gereken bir alan olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Peki aileler hangi değişikliklere dikkat etmelidir?
Yemek süresinin belirgin biçimde uzaması, lokmanın ağızda bekletilmesi, çiğnemenin zorlaşması, yutmayı başlatmakta güçlük, aynı lokmayı birkaç kez yutma ihtiyacı, yemek sırasında öksürme veya boğulur gibi olma, yemek sonrasında seste değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı ve tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları değerlendirilmesi gereken belirtiler arasındadır.
Ancak yutma güçlüğü her zaman belirgin bir öksürükle ortaya çıkmaz. Yiyecek veya sıvının solunum yoluna kaçması bazı kişilerde güçlü bir öksürük yanıtı oluşturmadan da gerçekleşebilir. Bu nedenle “Yemek yerken öksürmüyor, yutmasında sorun yoktur” düşüncesi her zaman doğru değildir.
Yutma güçlüğünü erken fark etmek önemlidir. Çünkü disfaji yalnızca yemek yemeyi zorlaştıran bir sorun değildir; yeterli beslenememe, sıvı alımının azalması ve aspirasyona bağlı solunum yolu sorunları gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da her yutma problemine aynı şekilde yaklaşılmamasıdır. Yiyecekleri hemen püre hâline getirmek veya bütün sıvıları koyulaştırmak herkes için doğru ve gerekli bir çözüm değildir. Yutmanın hangi aşamasının etkilendiği, kişinin bilişsel ve fiziksel durumu, beslenme gereksinimleri ve yaşam kalitesi birlikte değerlendirilmelidir.
Yeme ve yutma işlevinde belirgin bir değişiklik fark edildiğinde ilgili hekimlerin değerlendirmesinin yanı sıra, yutma alanında çalışan bir Dil ve Konuşma Terapisti sürece dahil olabilir. Klinik değerlendirmeye ek olarak gerekli durumlarda aletsel yutma değerlendirmesi gibi yöntemlerle yutma işlevi daha ayrıntılı incelenebilir.
Amaç yalnızca besinin solunum yoluna kaçıp kaçmadığını belirlemek değildir. Kişinin mümkün olduğunca güvenli ve yeterli biçimde beslenebilmesi, yemek yeme deneyiminin korunması ve yaşam kalitesinin desteklenmesi de değerlendirme ve müdahalenin önemli parçalarıdır.
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde hastalığı yalnızca bellek kaybı üzerinden konuşmamak gerekir. Yeme ve yutmadaki değişiklikler de Alzheimer bakımında dikkatle izlenmesi gereken alanlardan biridir. Bu değişiklikleri erken fark etmek ve gerektiğinde yutma işlevini değerlendirmek, güvenli beslenmenin ve nitelikli bakımın önemli bir parçasıdır.
Alzheimer hastalığıyla yaşayan tüm bireylere şifa, ailelerine ve bakım verenlerine güç ve kolaylık diliyorum.
Uzm. DKT. Harun Ayas
Dil ve Konuşma Terapisti
Kaynaklar:
Mira A, Gonçalves R, Rodrigues IT. Dement Neuropsychol, 2022.
Putri AR, Chu YH, Chen R, ve ark. Age and Ageing, 2024.
Chan CTW, Wu TY, Cheng I. European Geriatric Medicine, 2024.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Tanılama ve tıbbi değerlendirme süreçleri için ilgili hekime; iletişim ve yutma değerlendirmesi ile terapi süreçleri için ise Dil ve Konuşma Terapistine başvurulmalıdır.