“Bugün okulda ne oldu?”

Basit görünen bu soru, aslında bir çocuktan pek çok şeyi aynı anda yapmasını ister: Yaşadıklarını hatırlamasını, önemli olanı seçmesini, olayları sıraya koymasını ve bütün bunları karşısındaki kişinin anlayabileceği biçimde anlatmasını.

Bazı çocuklar bu soruya uzun uzun cevap verir. Çok konuşur, pek çok ayrıntı verir; ancak konuşma bittiğinde dinleyen kişi hâlâ ne olduğunu tam olarak anlayamayabilir.

Çünkü çok konuşmak ile dili etkili kullanmak aynı şey değildir.

Geniş bir kelime dağarcığına sahip olmak, konuşmaya istekli olmak ve iletişimi başlatabilmek elbette önemlidir. Ancak dil becerisi yalnızca üretilen kelimelerin sayısıyla değerlendirilemez. Düşünceyi düzenlemek, olayları zaman sırasına koymak, neden-sonuç ilişkisi kurmak, gerekli bilgiyi seçmek ve dinleyenin neyi bilip bilmediğini hesaba katmak da dil kullanımının önemli parçalarıdır.

Bir olay ya da hikâyeyi anlamlı ve örgütlü bir bütün hâlinde aktarabilmek, anlatı becerilerinin önemli bir parçasıdır. Nitekim 37 araştırmayı bir araya getiren bir meta-analizde, gelişimsel dil bozukluğu olan 4–12 yaş arasındaki çocukların anlatı performanslarının akranlarına göre belirgin biçimde daha düşük olduğu; özellikle dilbilgisel doğruluk ve hikâye yapısını kurma becerilerinde farklılıkların öne çıktığı gösterildi.

Günlük yaşamda çocuk bir konudan diğerine geçebilir, önemli bir bilgiyi atlayabilir veya ayrıntılar arasında ana fikri kaybedebilir. Bazen de ne söylemek istediğini bildiği hâlde doğru kelimeye ulaşmakta zorlanabilir.

Bu durumların hemen “dikkatsizlik” olarak yorumlanması yanıltıcı olabilir. Dikkat elbette anlatmayı etkiler; ancak dağınık bir anlatının nedeni her zaman dikkati sürdürememek değildir. Güçlük, bilgiyi dil aracılığıyla düzenleme ve aktarma aşamasında da ortaya çıkabilir. Aynı şekilde çok konuşmak, uzun ve karmaşık ifadeleri anlamakta ya da yönergeleri takip etmekte hiç zorlanılmadığı anlamına gelmez.

Bu ayrım özellikle okul yıllarında önem kazanır.

Bir metni özetlemek, okuduğunu kendi cümleleriyle anlatmak, açık uçlu bir soruya cevap vermek veya bir problemin çözümünü açıklamak; bilgiyi bilmenin yanında onu dil aracılığıyla düzenleyebilmeyi de gerektirir. Okul çağındaki gelişimsel dil bozukluğunu inceleyen 44 araştırmanın sistematik derlemesinde de güçlüklerin yalnızca konuşmayla sınırlı kalmadığı; okuma, yazma, heceleme ve anlatı gibi akademik alanlarda görülebildiği bildirildi.

Bu nedenle “Çok konuşuyor, dilinde bir problem olamaz” düşüncesi her zaman doğru değildir.

Elbette bir çocuğun zaman zaman dağınık anlatması veya kelime araması tek başına bir dil bozukluğu anlamına gelmez. Önemli olan, bu özelliklerin yaş ve gelişim düzeyine göre ne ölçüde belirgin olduğu ve günlük yaşamı ya da okul performansını etkileyip etkilemediğidir.

Çocuk yaşıtlarına göre olayları anlatmakta sürekli zorlanıyorsa, konuşmaları sık sık takip edilmesi güç hâle geliyorsa, belirgin kelime bulma güçlükleri yaşıyorsa veya karmaşık yönergeleri anlamakta zorlanıyorsa, dil becerilerinin ayrıntılı değerlendirilmesi yararlı olabilir.

Dil ve Konuşma Terapistinin değerlendirdiği alan yalnızca çocuğun konuşma seslerini doğru üretip üretmediği değildir. Dili anlama ve ifade etme, kelime bilgisi, cümle kurma, anlatı oluşturma ve dili sosyal bağlama uygun biçimde kullanma becerileri de bu değerlendirmenin parçalarıdır.

Belki de çocukların dil gelişimine bakarken soruyu biraz değiştirmek gerekiyor:

“Ne kadar konuşuyor?” sorusunun yanına, “Düşündüğünü ne kadar açık, düzenli ve anlaşılır biçimde aktarabiliyor?” sorusunu da koymalıyız.

Çünkü konuşmanın miktarı bize bir şeyler söyler; ancak dilin niteliğini tek başına açıklamaz.

Uzm. DKT. Harun Ayas
Dil ve Konuşma Terapisti

Kaynaklar:
Winters KL, Jasso J, Pustejovsky JE, Byrd CT. J Speech Lang Hear Res, 2022.
Ziegenfusz S, Paynter J, Flückiger B, Westerveld MF. Autism & Developmental Language Impairments, 2022.

Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Çocuğunuzun dil ve iletişim gelişimine ilişkin kaygılarınız varsa uygun değerlendirme için bir Dil ve Konuşma Terapistine başvurabilirsiniz.