Bu hafta sizlere yapay zekâ ve uygulamaları hakkında bir şeyler yazma ihtiyacı duydum. Malum son zamanlarda ismini sıkça duyar olduk.
Yapay zekâ insanın olduğu her alanda yer almaya başladı. Hatta önümüzdeki eğitim ve öğretim döneminde YÖK ek bölümler açmaya karar verdi. Bunlardan bazılarını sıralayacak olsak yapay zekâ ile felsefe, Yapay zekâ ile sosyoloji bölümlerini görünce şaşırdım. Hayatın her alanında etkin olan bu uygulamalar; meslek kavramını, etik değerleri sarsmaya başladı.
Düşünsenize bir konuda bilgi almak istediğiniz zaman ChatGPT gibi uygulamalara sorarak kısa zamanda bilgiye ulaşıyorsunuz. Hızlı öğrenip hızlı tüketiyoruz. Çok zaman kaybetmeden istediğimiz bilgiye ulaşmak güzel bir şey olsa gerek.
İnsanlar artık doktora gitmeden önce teşhisle ilgili bilgileri söyleyerek bilgi alıp onu göre tedavilerini yaptırıyorlar. Olumlu yönleri de oldukça fazla.
Bir bilgiye sizin adınıza karar veren bir organizmaya dönüşüyorsa siz orada yoksunuz. Yapay zekâ var. Sizin var olma süreçlerinizin sorgulanır hale geliyor.
Başta gazetecilik, sanat, bilim vb. konularda yapay zekanın adı büyük harflerle yazılmaya başlıyor. Heyecan duymanın, araştırmanın en önemlisi sorgulamanın değeri kalmaz hale geldi.
Değişimin hızlı olduğu bu çağda yapay zekâ bu rolü layıkıyla yapıyor. Geçenlerde kardeşim diyordu. Bir mali tablo raporunu incelemek için yapay zeka uygulamalarından bilgi aldığını sonuçta kapsamlı bir rapora ulaştığını söyledi.
Kısacası yapay zekâ diyor ki; ben senin yerine düşünür, her türlü olasılığı not alarak karar verme süreçlerinde yer alırım. Peki geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz nasıl bu yapay zekâ ile baş edecekler.
Düşünmemek elde değil.
Yapay zekanın artı eksilerini iyi tartarak bize faydalı yönlerini alarak yolumuza devam etmeliyiz.
İnsanın özne olduğu, emeğin kutsal olduğu sağlıklı günler dileyerek sevgili okurlarıma bu hafta veda ediyorum.
Sağlıcakla kalın…