ABD’nin Maskelenmiş Yüzü -17
ABD - SOMALİ İLİŞKİLERİ
Somali, Hint Okyanusu’na uzun kıyısı olan Afrika ülkelerinden biridir. Ülkenin başkenti Mogadişu’dur. Somali, geniş çölleri, güzel sahil şeridi ve zengin kültürel mirası ile dikkat çeker. Somali halkı, çoğunlukla Somali dilini konuşur ve İslam dinine inanır.
Tarih boyunca Somali, önemli bir ticaret merkezi olmuş ve farklı kültürlerle etkileşim içinde bulunmuştur. Somali halkı güçlü bir dayanışma duygusu ve umutla yaşar. Son zamanlarda, barışın sağlanması ve ülkenin gelişmesi için çeşitli çabalar gösterilmektedir. İnsanları genellikle misafirperverdir ve geleneklerine bağlıdır. Ülkenin geleceği ilişkin umutlar her geçen gün biraz daha artmaktadır.
Somali’de Başkent Mogadişu, zaman zaman gerçekleşen bombalı saldırılar ve çatışmalar nedeniyle güvenlik açısından büyük risk altında bulunur. Bu nedenle bazı Somaliler, kendilerini daha güvende hissettikleri çevre kamplarında yaşamlarını sürdürmektedir.
Ülkeyi etkisi altına alan iç savaşın yarattığı yıkım ve uzun süren kuraklık dönemi de yaşam koşullarını olukça ağırlaştırıyor. Çatışmalardan kaçan binlerce kişi, zorlu şartlarda kamplara sığınıyor. Kamplarda temel ihtiyaçlar oldukça sınırlı; insani yardım kuruluşlarının desteği hayati önem taşıyor. Günlük yiyecekler genellikle sadece pirinç ve şekerle sınırlı kalıyor. Üzerine birde sık sık yaşanan sel felaketleri eklenince, yaşam şartları daha da ağırlaşıyor.
İç savaşın yarattığı tahribat ve doğal felaketlerin etkisiyle insani yardıma olan ihtiyaç giderek artıyor.
Bölgede salgın hastalık riski büyürken, kuraklık, kıtlık ve açlık sorunları gün geçtikçe derinleşiyor. Güvenlik, sağlık ve temizlik koşulları neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. 5 yaş altındaki binlerce çocuk yaşamını yitiriyor; her altı dakikada bir kişi hayatını kaybediyor. Kuraklık nedeniyle çok sayıda hayvan telef olurken, temiz içme suyu kaynakları da hızla tükeniyor. Bu zorluklar nedeniyle birçok aile evlerini terk etmek zorunda kalıyor.
Yaşanan krizler sonucu ülkedeki yaşam koşulları giderek daha zor bir hale gelirken, kaybedilen insan sayısı da maalesef gün geçtikçe artıyor. Özellikle kuraklık ve çatışmaların yol açtığı açlık krizleri, milyonlarca insanın hayatını tehdit ediyor.
Somali’de verilen mücadeleler şu şekilde ifade edilebilir:
· Yıllardır devam eden iç savaş ve çatışmalar,
· Başkent Mogadişu ve diğer bölgelerde sık sık gerçekleşen bombalı saldırılar,
· Güvenlik nedeniyle zorunlu olarak çevre kamplara sığınan binlerce insan,
· Uzun zamandır süren şiddetli kuraklık ve su kaynaklarının korunamaması,
· Gıda kıtlığı ve açlıkla mücadele eden geniş bir nüfus,
· İnsani yardım kuruluşlarına bağımlılığın giderek artması,
· Kötü sağlık koşulları nedeniyle yaygınlaşan salgın hastalık ve riskleri,
· Kuraklığın ardından yaşanan ani ve yıkıcı sel felaketleri,
· Temiz ve sağlıklı içme suyuna erişimde yaşanan ciddi sıkıntılar…
· Beş yaş altındaki çocuklarda yüksek oranda ölüm vakaları,
· Kuraklık sebebiyle telef olan hayvanların, ekonomiye olumsuz etkisi,
· Temel güvenlik, sağlık ve hijyen hizmetlerinde yaşanan büyük eksiklikler…
Somali’de Yürütülen Yardım Çalışmaları
Somali, tarih boyunca yaşadığı iç savaşlar, doğal afetler ve ekonomik zorluklarla mücadele eden bir ülkedir. Uzun yıllar süren çatışmalar ve kuraklık, ülkenin sosyal ve ekonomik yapısını derinden etkilemiştir.
Somali’nin zengin kültürel mirası ve doğal kaynakları, doğru planlama ve destekle ülkenin geleceği için büyük bir potansiyel sunmaktadır.
Somali’deki krizlere karşı daha kapsamlı ve uzun vadeli çözümler üretilmesi, bölgenin istikrarı ve refahı açısından kritik önemdedir.
ABD ve Somali ilişkileri,
Tarihsel Arka Plan, Kırılma Noktaları, Terörle Mücadele ve Askeri Müdahaleler
· 1970'lerdeki Ogaden Savaşı'nın ardından Sovyetler Birliği ile bağlarını koparan Somali, Siad Barre liderliğinde ABD ile yakınlaşmıştır.
· Mogadişu Muharebesi (1993) ve İlişkilerdeki en büyük kriz:
1993 yılında ABD askerlerinin Somali'deki insani yardım operasyonu sırasında milislerle çatışmaya girmesi ve helikopterlerin düşürülmesiyle (Kara Şahin Düştü olayı) yaşanmış ve bu olay sonrası ABD uzun süre bölgeden çekilmiştir.
· Washington, 2015 yılında Somali ile diplomatik ilişkilerini resmen tazelemiş, 2019 sonlarında ise Mogadişu Büyükelçiliği'ni yeniden faaliyete geçirmiştir.
Güvenlik ve Askeri Operasyonlar
· ABD, Somali merkezli El-Şebab ve IŞİD-Somali gibi örgütlere karşı insansız hava araçları ve özel operasyon birlikleriyle aktif askeri müdahalelerde bulunmaktadır.
· Başkan Joe Biden döneminde ülkeye yeniden yüzlerce asker gönderilirken, ikinci Trump yönetimi döneminde ise (2025-2026) Somali'ye yönelik hava saldırıları ve operasyonlar tırmanışa geçmiştir.
Güncel Durum ve Yardımlar
İki ülke arasında diplomatik temaslar sürerken, ABD'nin Somali'ye sağladığı gıda ve kalkınma yardımlarının denetimi zaman zaman iki yönetim arasında gerilimlere ve yardımların askıya alınması gibi kararlara yol açmıştır.
2000'li yılların başından bu yana ABD, Somali'nin devlet dışı İslamcı aktörlerle olan çatışmalarında; Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri, Afrika Birliği Somali Geçici Federal Hükümeti (TFG) ve onun halefi olan Somali Federal Hükümeti'ne (FGS) askeri destek sağlamıştır.
ABD'nin Somali'ye Askeri Müdahalesi
George W. Bush, Barack Obama, Donald Trump ve Joe Biden yönetimleri, bazı İslamcı gruplara karşı hava saldırıları, özel kuvvetler görevleri, istihbarat operasyonları ve eğitim programları yürütülmüştür. 1990'larda UNITAF ve UNOSOM II operasyonlarıyla başlayan, 2000'li yılların başından beri devam eden; “terörle küresel mücadele” savaşı; ABD'nin yenilenen askeri müdahalesinin güncel bahanesi olarak da sürmektedir.
İslam Mahkemeleri Birliği (ICU), CIA Destekli Savaş Ağaları
2000'lerin ortalarında (özellikle 2006 yılında) Somali'de yaşanan çatışmalar, İslam Mahkemeleri Birliği (ICU) ile CIA destekli savaş ağaları koalisyonu arasında gerçekleşen bir güç mücadelesidir.
Bu tarihi sürece dair öne çıkan ana başlıklar ve arka plan şu şekildedir:
1. İslam Mahkemeleri Birliği'nin (ICU) Yükselişi
Somali'de 1991 yılında Siad Barre rejiminin çökmesinin ardından ülke derin bir iç savaşa ve otorite boşluğuna sürüklendi. Bu dönemde Mogadişu'da güvenliği sağlamak, suçla mücadele etmek ve ticari hayatı korumak amacıyla yerel şeriat mahkemeleri kuruldu. 2000 yılına gelindiğinde bu bağımsız mahkemeler bir araya gelerek İslam Mahkemeleri Birliği'ni (ICU) oluşturdular. ICU, halka düzen, adalet ve sosyal hizmetler sunarak, Mogadişu'da yıllardır görülmeyen bir istikrar sağladı ve halkın büyük desteğini kazandı.
2. CIA Destekli Savaş Ağaları “ARPCT”
ABD yönetimi (özellikle 11 Eylül saldırıları sonrası dönemde), Somali'nin El-Kaide bağlantılı unsurlar için bir güvenli liman haline gelmesinden endişe ediyordu. Bu doğrultuda CIA, 2006 yılının başlarında Mogadişu'da gücü elinde tutan seküler savaş ağaları ve iş insanlarını silahlandırıp finanse ederek Barışın Sağlanması ve Terörle Mücadele İttifakı (ARPCT) adında bir koalisyon kurdurdu.
· Somali halkı, yıllardır ülkeyi yağmalayan, insanları kaçıran ve şiddet uygulayan bu savaş ağalarının ABD (CIA) tarafından açıkça desteklenmesine büyük tepki gösterdi.
· 2006 yılının Mayıs ve Haziran aylarında, CIA destekli ARPCT ile İslam Mahkemeleri Birliği militanları arasında şiddetli sokak çatışmaları yaşandı. İkinci Mogadişu Savaşı olarak bilinen bu sürecin sonunda, ICU güçleri CIA destekli savaş ağalarını ağır bir yenilgiye uğratarak başkent Mogadişu'nun ve güney Somali'nin kontrolünü tamamen ele geçirdi. Savaş ağaları şehirden kaçmak zorunda kaldı ve ARPCT koalisyonu çöktü.
· ICU'nun bu kesin zaferi, Somali'de yaklaşık 15 yıl sonra ilk kez bir otoritenin tüm başkentte düzeni sağlamasına yol açtı; limanlar ve havalimanları yeniden açıldı. Ancak bu yönetim uzun ömürlü olmadı.
- ICU'nun güçlenmesini ve sınır hatlarındaki milliyetçi açıklamalarını tehdit olarak gören Etiyopya, ABD'nin de yeşil ışık yakmasıyla 2006 Aralık ayında Somali'yi işgal etti ve ICU yönetimini devirdi.
- ICU'nun çökertilmesi ve ılımlı liderlerinin tasfiye edilmesinin ardından, birliğin gençlik ve askeri kanadı olan daha radikal unsurlar, bağımsız bir yapıya dönüştü. Bu durum, günümüzde hâlâ aktif olan Al-Shabaab örgütünün zemin kazanmasına yol açtı.
Uluslararası analistler ve raporlar, CIA'in "vekalet savaşı" (proxy war) stratejisinin Somali'de ters teptiğini ve terörle mücadele amacıyla yapılan bu müdahalenin bölgeyi daha da radikal bir çizgiye ittiğini belirtmektedir.
ABD'nin Etiyopya işgaline verdiği destek, yoğun bir Amerikan karşıtı duygunun büyümesine neden oldu. Savaş hem Amerika Birleşik resimlerinde hem de ülke genelinde halk düşmanlığını önemli ölçüde genişletirken, İslami hareketlerin ve radikal güvenlerini de güçlendirdi. ABD'nin kendi değerlendirmesine göre, savaş kötü yönetilmişti. Amerikan kuvvetleri, Somali İç Savaşı'nın ulusal işgali sonrasında mevcut aşamada (2009-günümüz) El-Şebab'a karşı isyan karşıtı operasyonlar yürütmektedir.
2020 yılının sonlarında Başkan Donald Trump, ABD birliklerinin çoğunun Somali'den çekileceğini duyurdu. Mayıs 2022'de Başkan Joe Biden, ABD askerlerini yeniden konuştu. Somali hükümeti son yıllarda birçok kez ABD'nin bağımsız olarak temsil edilmesini istedi. Puntland'ın Bari bölgesinde konuşulan ABD Ordusu, şu anda devam eden IŞİD'in genişleme kampanyaları. 2025 yılında Trump yönetimi hava saldırılarının sayısı önemli ölçüde arttı.
ABD'nin Somali'ye yönelik müdahaleleri, farklı dönemlerde insani krizler ve terörle mücadele olmak üzere iki temel gerekçeye dayanmaktadır:
1. 1992-1995: İnsani Kriz ve Kıtlık (Umudu Yeniden Kurma Operasyonu)
- İç Savaş ve Çöküş: 1991'de diktatör Muhammed Siad Barre'nin devrilmesinin ardından ülkede şiddetli bir iç savaş başladı.
- Kıtlık Tehlikesi: Savaş ağalarının çatışmaları tarımı bitirdi ve milyonlarca insan açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
- Yardımların Yağmalanması: BM ve uluslararası kuruluşların gönderdiği gıda konvoylarının silahlı gruplar tarafından yağmalanması üzerine ABD, Başkan George H.W. Bush döneminde yardım çalışanlarını ve sivilleri korumak amacıyla Aralık 1992'de çok uluslu UNITAF ve UNOSOM misyonları kapsamında asker gönderdi.
- Dönüm Noktası: 1993'teki Mogadişu Muharebesi'nde (Black Hawk Down olayı) 19 Amerikan askerinin hayatını kaybetmesi, ABD'nin kısa süre sonra askerlerini çekmesine yol açtı.
2. 2007'den Günümüze: Terörle Mücadele (El-Şebab Operasyonları)
- Radikal Grupların Yükselişi: 2000'li yıllarda Somali'de radikal İslami hareketlerin ve özellikle El-Şebab örgütünün güçlenmesi, ABD'nin stratejik kaygılarını değiştirdi.
- Bölgesel Güvenlik: ABD, El-Şebab'ın hem Doğu Afrika'daki istikrarı hem de Amerikan çıkarlarını tehdit ettiğini gerekçe göstererek 2007'den itibaren terörle mücadele odaklı hava saldırıları, danışmanlık ve askeri eğitim desteği sağlamaya başladı.
- Güncel Durum: Başkanlık dönemlerine göre asker sayısı azalıp çoğalsa da,
ABD Somali hükümetinin çağrısıyla El-Şebab'a karşı operasyonlarına ve hava saldırılarına hava ve saha desteği vererek devam etmektedir.
1. ABD'nin Somali'deki Güncel Askeri Varlığı (2026)
ABD'nin Somali'deki askeri stratejisi, büyük kara birlikleri konuşlandırmak yerine yoğun hava ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları ile yerel güçleri eğitmeye odaklanmıştır.
- ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM), özellikle El-Şebab ve IŞİD-Somali hedeflerine yönelik hava operasyonlarını ciddi oranda artırmıştır. 2025 yılında 130'u aşan hava saldırısı sayısı, 2026'da da benzer şekilde yoğun bir tempoda devam etmektedir.
- Jeopolitik olarak Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini önceliklendiren ABD, bölgesel aktörlerle yeni anlaşmalar yapmaktadır. 2026'nın ortalarında ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı, terörle mücadele ve deniz güvenliğini artırmak adına Puntland yönetimiyle Bosaso'daki askeri üssün genişletilmesi yönünde bir anlaşma imzalamış, Somali hükümeti de stratejik öneme sahip hava üsleri ve limanların kontrolünü ABD'ye sunmuştur.
- Sahada doğrudan çatışan büyük muharip Amerikan tugayları bulunmasada, Somali özel kuvvetlerini (özellikle Danab tugayını) eğitmek, istihbarat desteği sağlamak ve operasyonları koordine etmek amacıyla yüzlerce seçkin Amerikan askeri danışmanı ülkede aktif olarak görev yapmaktadır.
- ABD yönetimi, Birleşmiş Milletlerin Somali'deki Barış Gücü lojistik ofisine (UNSOS) sağladığı finansal desteği sonlandırmayı planlamakta, ancak ani bir çöküşü önlemek için bu süreci aşamalı olarak uzatmaktadır.
2. Mogadişu Muharebesi (3-4 Ekim 1993)
Dünya tarihine "Kara Şahin Düştü" (Black Hawk Down) olarak geçen bu muharebe, ABD'nin modern askeri tarihindeki en büyük taktiksel şoklardan biridir.
· "Gotik Yılan Harekâtı" kapsamında görev yapan ABD Özel Kuvvetleri (Delta Force ve Rangers), BM yardım konvoylarını yağmalayan ve barış gücü askerlerini öldüren güçlü savaş ağası Muhammed Farah Aidid’in iki üst düzey kurmayını yakalamak için Mogadişu merkezindeki Olimpik Otel yakınlarına bir baskın düzenledi.
· Planlanan harekâtın helikopterlerle hızlıca indirme yapılıp hedeflerin alınmasının ardından yaklaşık 1 saat içinde tamamlanması hedefleniyordu.
· Somalili milisler, RPG (roketatar) kullanarak ABD'nin güvenilir iki adet MH-60 Black Hawk (Kara Şahin) helikopterini vurarak düşürdü. Harekât, bir anda "yakalama" operasyonundan, düşen helikopterlerdeki sağ kalan mürettebatı kurtarma operasyonuna dönüştü.
· Helikopter enkazlarının etrafında sıkışan Amerikan askerleri, Aidid'e bağlı binlerce silahlı milis ve öfkeli halk tarafından kuşatıldı. Dar sokaklarda 15 saat boyunca çok şiddetli bir şehir savaşı yaşandı. ABD askerleri, ancak ertesi sabah Pakistan ve Malezya BM zırhlı birliklerinin desteğiyle bölgeden çıkarılabildi.
· Çatışmalarda 18 Amerikan askeri, 1 Malezya askeri öldü ve 80'den fazla asker yaralandı. Somali tarafında ise milis ve sivil ayrımı tam yapılamamakla birlikte 500 ile 1000 arasında kişi hayatını kaybetti.
· Ölen Amerikan askerlerinin cesetlerinin Mogadişu sokaklarında sürüklendiği görüntülerin televizyonlarda yayınlanması, ABD kamuoyunda infial yarattı. Dönemin ABD Başkanı Bill Clinton, Amerikan askerlerinin Somali'den tamamen çekilmesi talimatını verdi. Bu başarısızlık, ABD'nin uzun yıllar boyunca Afrika'daki insani krizlere (örneğin Ruanda Soykırımı'na) askeri olarak müdahale etmekten kaçınmasına neden olan "Somali Sendromu"nu doğurdu.
· Değerli okurlar bir sonraki yazım ABD BOSNA İLİŞKİLERİ olacaktır. Sevgiyle, mutlulukla ve sağlıcakla kalınız.