ABD’nin Maskelenmiş Yüzü -14
ABD IRAK İLİŞKİLERİ 1991 (Körfez Savaşı) ve Sonrası
Irak Cumhuriyeti Batı Asya'da yer alan bir ülkedir. Güneyde Suudi Arabistan, kuzeyde Türkiye, doğuda İran, güneydoğuda Basra Körfezi ve Kuveyt, güneybatıda Ürdün ve batıda Suriye ile komşudur.
Iraklılar etnik olarak çoğunlukla Araplar olmak üzere Kürtler, Türkmenler, Yezidîler, Süryaniler, Ermeniler, Domlar, Farslar ve Şebekler gibi çeşitlilik göstermektedir.
Resmî dilleri Arapça ve Kürtçedir; ancak bölgesel düzeyde Süryanice, Türkçe ve Ermenice gibi diller de konuşulmaktadır.
Dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine ev sahipliği yapan Irak, önemli bir petrol ve gaz sahibi ülkedir.
Irak, 438.317 km2 bir alanı kapsamakta ve 46 milyonu aşkın nüfusuyla dünyanın 31. en kalabalık ülkesi konumundadır.
Ancaaakkk! Irak; Uygarlığın Beşiği Bir Coğrafyadır!..
MÖ 6. bin yıldan itibaren Irak'ın Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki; Mezopotamya olarak bilinen bölgenin verimli ovaları, bölgede ilk şehirlerin, medeniyetlerin ve imparatorlukların doğmasına zemin hazırladı.
Sümerler, Akadlar ve Asurlular gibi uygarlıklar bu bölgede ortaya çıktı. Mezopotamya; yazı sistemleri, matematik, denizcilik, zaman ölçümü, takvim, astroloji, tekerlek, yelkenli tekne ve ilk hukuk kurallarının geliştirilmesiyle medeniyetin beşiği olarak bilinir, anılır.
Müslümanların Mezopotamya'yı fethinden sonra Bağdat, Abbâsî Halifeliğinin başkenti olmuş ve İslam'ın Altın Çağı'nda dünya çapında bir kültür ve bilim merkezi hâline gelmiştir.
Şehrin 1258'de Moğollar tarafından yıkılmasının ardından bölge, salgın hastalıklar ve birbirini izleyen başarısız yönetimler nedeniyle uzun süreli bir gerileme dönemi yaşamıştır.
Irak aynı zamanda Hristiyanlık, Yahudilik, Yezîdîlik ve Sâbiîlik gibi dinler açısından da kutsal sayılan bir coğrafyadır ve derin bir İncil tarihine sahiptir.
1534 de K. Sultan Süleyman’ın düzenlediği Irakeyn Seferi ve Bağdat’ın fethi ile ülke, I. Dünya Savaşına kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olarak kalan Irak; ardından İngiliz manda yönetimi altına girdi ve 1932'de bağımsız bir krallığa dönüştü.
1936 yılında genç reformcuların desteğini kazanan Hikmet Süleyman adlı eski bir politikacı Kürt kökenli bir albay olan Bekir Sıdkı'nın liderlik ettiği bir askerî darbeyle hükûmeti ele geçirdi. Bir süre sonra ordu içindeki muhalif bir kanat, Bekir Sıdkı'yı öldürerek yönetime ağırlığını koydu.
Ordu içindeki hiziplerin çatışmasına dayanan hükûmetler dönemi
Kral Gazi'nin II. Dünya Savaşı'ndan kısa bir süre önce bir araba kazasında ölmesi üzerine yerine dört yaşındaki oğlu II. Faysal geçti. Yeni kralın amcası Emir Abdullah naip olarak yönetimi üstlendi. 1941'de ise Mayıs harekâtı olarak bilinen ikinci bir darbe oldu.
II. Dünya Savaşı yıllarında hâkim güçler arasında yaşanan mücadele Irak üzerinde de etkili olmuş, Almanlar yaptıkları darbe ile kendilerine yakın bir yönetimi başa getirseler de yapılan ikinci darbe ile İngilizler tekrar hâkimiyet kurmuştur.
1945 yılında Arap ülkeleri bir araya gelerek bir Arap Birliği örgütü kurdular. Arap Birliği harekâtı Arap ülkeleri arasında milliyetçilik duygularının artmasına sebep oldu.
1958 Irak Darbesi ve Irak Cumhuriyeti (1958-1968)
1958 yılında gerçekleşen kanlı darbe ile krallık devrilip cumhuriyet ilan edildi. Darbenin liderlerinden General Abdülkerim Kasım başbakan oldu. Irak bu darbenin ardından Bağdat Paktı'ndan çekildiğini açıkladı. Irak'ta bu dönem özellikle komünizm ve etnik milliyetçiliğin hızla yayıldığı yıllardır.
Irak'ta yaşanan bu değişiklik Orta Doğu'daki tüm dengeleri altüst etti. Irak'taki bu darbeden etkilenen Suriye'de benzer bir askerî darbe yaşandı. Orta Doğu'nun tamamen Sovyetler Birliği'nin hâkimiyetine girmemesi için ABD ve Birleşik Krallık harekete geçti. ABD, Lübnan'a askerî müdahale yaparken Birleşik Krallık, Ürdün'deki karışıklığı bahane ederek burayı işgal etti.
1968'de Arap Sosyalist Baas Partisi iktidarı ele geçirerek tek partili bir rejim kurdu.
16 Temmuz 1979 da Ahmed Hasan el-Bekir'in ardından iktidara gelen Saddam Hüseyin,1980 ile 1988 yılları arasında İran ile yıkıcı bir savaşa girdi ve Ağustos 1990'da petrol üretim kotalarını aşmak ve tartışmalı bölgelerden petrol çıkarmakla suçladığı komşusu Kuveyt'i işgal ederek 19. ili olarak topraklarına kattığını ilan etti.
1991 Körfez Savaşı'nın başlamasına yol açtı.
Saddam Hüseyin'in uzlaşmaz tutumu karşısında BM'ye üye çeşitli ülkeler ABD öncülüğünde Suudi Arabistan'a askerî yığınak yapmaya başladı. BM Güvenlik Konseyi Irak'a 15 Ocak 1991'e değin Kuveyt'ten çekilmesi için son bir uyarıda bulundu.
17 Ocak 1991'de başlayan ve Körfez Savaşı olarak bilinen Çöl Fırtınası Harekâtı sonunda 27 Şubat 1991'de Kuveyt kurtarıldı.
28 Şubat'taki ateşkesin ardından kuzeydeki Kürtler ve güneydeki Şiiler arasında başlayan ayaklanmalar Irak kuvvetlerince acımasızca bastırıldı. 2 milyonun üzerinde Iraklı Kürt Türkiye ve İran'a sığındı. Bunun üzerine BM, 36. paralelin kuzeyi ve 32. paralelin güneyindeki bölgeleri Irak uçuşlarına yasakladı.
ABD yönetimindeki müttefik kuvvetler 1993, 1996, 1998 ve 2001 yıllarında Irak'a karşı hava saldırıları düzenledi. Körfez Savaşı'ndan sonra uygulamaya konan Birleşmiş Milletler ambargosu 1996 yılında başlayan Gıda Karşılığı Petrol Programıyla yumuşatıldı.
Irak'ın İşgali (2003-2011)
ABD ve Birleşik Krallık öncülüğündeki koalisyon kuvvetleri Irak'ı kitle imha silahlarından arındırmak,
Saddam Hüseyin'in teröre verdiği desteği kesmek ve Irak halkını özgürleştirmek gerekçeleriyle Irak'taki Baas Rejimi'ne karşı saldırıya geçti.
20 Mart 2003'te başlayan hava saldırısı ve onu takip eden kara harekâtı sonunda 9 Nisan 2003'te başkent Bağdat'a giren koalisyon güçleri Saddam Hüseyin iktidarını devirdi.
15 Nisan'da Irak tümüyle koalisyon güçlerinin denetimine geçti. Bundan sonra bir süre önemli bir direniş gerçekleşmedi.
Aralık 2003'te Saddam Hüseyin yakalandı.
Sonraki dönemlerde işgalci ABD güçlerine karşı bir direniş başladı ve günümüzde de bazen çok şiddetli olarak (özellikle Felluce) devam etmektedir.
Bunun yanında Şiiler ile Sünniler arasında derin bir ayrışma ortaya çıkmış ve adeta iç savaşı andıran, günümüzde de devam eden şiddetli çatışmalar yaşanmaktadır.
Terör örgütleri tarafından da düzenlenen saldırılarda çok sayıda insan ölmüştür.
2008 başlarında işgalin başladığı Mart 2003'ten beri 4020 civarında ABD askeri ölürken 1 milyondan fazla Iraklının şiddet, çatışma ve direniş olayları sonucu öldüğü belirtilmiştir.
Ayrıca ABD'nin Iraklı tutuklulara yaptığı işkenceler skandala yol açmıştır. Bunun yanında keyfî uygulamalar sonucu öldürülen Iraklı sivillere rastlanmıştır.
Amerika Birleşik Devletleri, 20 Mart 2003 Irak Savaşı ile bu ülkeyi işgal etti. Saddam Hüseyin rejimini deviren bu müdahale, ülkedeki kitle imha silahları iddiasına dayandırıldı, ancak bu silahlar hiçbir zaman bulunamadı. İşgal süreci, büyük bir yıkıma, insan hakları ihlallerine ve uzun vadeli istikrarsızlığa yol açtı.
İşgal ve Askeri Müdahale
Rejimin Devrilmesi: 2003 yılındaki askeri operasyonla Baas rejimi ve Saddam Hüseyin iktidarına son verildi.
Uzun Süreli İşgal: Ülke çapında yıllar süren çatışmalar ve direniş hareketleri yaşandı. Binlerce Amerikan askeri ve yüz binlerce Iraklı sivil hayatını kaybetti.
Siyasi Yapının Değişmesi: Mezhepsel ve etnik dengelere dayalı yeni bir siyasi sistem kuruldu, ancak bu durum kalıcı bir barış sağlayamadı.
İhlaller ve İnsan Hakları Skandalları
Ebu Gureyb Cezaevi: 2004 yılında ortaya çıkan fotoğraflarla, ABD askerlerinin Iraklı mahkûmlara yönelik sistemli işkence, cinsel istismar ve insanlık dışı muameleleri dünya çapında büyük bir skandal yarattı.
Savaş Suçları: Mahmudiye katliamı gibi sivil halkı hedef alan ağır insan hakları ihlalleri ve cinayetler işlendi.
Bölgesel ve Ekonomik Etkiler
Ekonomik Maliyet: ABD yönetimi operasyonlar ve işgal için yüz milyarlarca dolar harcadı.
Güvenlik Boşluğu: Devlet otoritesinin zayıflaması, ilerleyen yıllarda IŞİD gibi radikal terör örgütlerinin doğmasına ve yayılmasına zemin hazırladı.
ABD'nin 2003 yılında başlattığı Irak işgali ve sonrasındaki savaş sürecinde doğrudan ABD güçleri tarafından kasıtlı veya münferit olarak öldürülen kişi sayısına dair resmi ve tek bir rakam yoktur. Ancak Irak Savaşı verilerine göre çatışmalarda ve işgale bağlı süreçte 180 bin ile 200 binden fazla sivil doğrudan veya dolaylı şiddet olayları nedeniyle hayatını kaybetti; bazı geniş kapsamlı akademik araştırmalar ve tahminler ise bu sayının 600 bin ile 1 milyonun üzerinde olduğunu öne sürmektedir.
ABD'nin 2003 yılındaki Irak işgali sırasında, Irak Ulusal Müzesi başta olmak üzere ülkedeki müzeler ve tarihi alanlar ağır bir ihmal ve büyük çaplı bir yağmaya uğradı. Amerikan birlikleri petrol bakanlığı gibi stratejik noktaları korurken, müzenin günlerce korumasız bırakılması yaklaşık 15 bin paha biçilmez tarihi eserin çalınmasına ve zarar görmesine yol açtı.
İşgal ve Yağma Süreci
Güvenlik İhmali: Bağdat'taki Irak Ulusal Müzesi, ABD askerlerinin gözü önünde günlerce yağmalandı; birlikler ilk günlerde binaya müdahale etmedi.
Kayıp Eserler: Mezopotamya uygarlıklarına ait 15 bin civarında nadir eser (heykel, mühür, tablet ve altın objeler) karaborsaya düştü ve kaçırıldı.
Tarihi Alanların Zarar Görmesi: Müze dışındaki antik kentler ve kazı alanları da Amerikan askeri üsleri ve operasyonları nedeniyle fiziksel tahribata uğradı.
Kurtarma Operasyonları: Uluslararası uzmanlar ve ABD'li yetkililer, kayıp eserlerin bir kısmını yıllar süren arama ve operasyonlarla geri buldu.
Eser İadeleri: Çeşitli dönemlerde ABD, İngiltere (British Museum aracılığıyla) ve diğer ülkeler ele geçirilen binlerce antik eseri Irak'a geri teslim etti.
2003–2011 yılları arasındaki Irak Savaşı sırasında (doğrudan şiddet olayları nedeniyle) hayatını kaybeden sivil sayısının 150.000 ile 200.000+ arasında olduğu tahmin edilmektedir. Bazı geniş kapsamlı akademik ve nüfus tabanlı anket çalışmalarında ise dolaylı ölümlerle birlikte bu rakamın çok daha yüksek (yüz binlerce veya bir milyonun üzerinde) olabileceği öne sürülmüştür.
Kayıp Dağılımı
Sivil Kayıplar: Irak Body Count (IBC) verilerine ve belgelenen projelere göre 183.000 ila 205.000'den fazla sivil şiddet nedeniyle öldü.
Askeri ve Güvenlik Güçleri: 11.000'den fazla Irak güvenlik görevlisi (asker ve polis) hayatını kaybetti.
Koalisyon Güçleri: Yaklaşık 4.800 koalisyon askeri (bunun 4.483'ü ABD askeri) öldü.
Değerli okurlar bir sonraki yazım ABD PANAMA İLİŞKİLERİ olacaktır. Sevgiyle, mutlulukla ve sağlıcakla kalınız.