ABD’nin Maskelenmiş Yüzü -16
ABD - KUVEYT İLİŞKİLERİ
Ülkenin ismi, "suyun yakınında inşa edilmiş kale" anlamına gelen Kuveyt’in, yüzölçümü 17.818 km² ve ülkenin en yüksek noktası ile ortalama yüksekliği arasında 306 m kadar küçük bir fark bulunmaktadır.
Demografik Yapı ve Etnik gruplar
Kuveyt'teki gurbetçiler, Kuveyt'in toplam nüfusunun yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Aralık 2018 sonunda, Kuveyt'in toplam nüfusunun 1,4 milyonu Kuveytli, 1,2 milyonu diğer Araplar, 1,8 milyonu Asyalı gurbetçi ve 47.227 Afrikalı olmak üzere 4,6 milyon kişiydi. 2026 nüfusu ise yaklaşık 5.1 milyon civarındadır.
Yönetim Şekli
Anayasal Parlamenter monarşi ile yönetilen Kuveyt'in başkenti, ülkeyle aynı adı taşıyan Kuveyt'tir. Kuveyt Basra Körfezi ülkeleri içinde en eski seçilmiş meclise ev sahipliği yapar ve devletin başı Emir'dir. Emir başbakanı atar ve başbakan da genellikle kraliyet ailesine mensuptur.
Kuveyt, zengin petrol rezervleri sayesinde dünyanın en yüksek refah düzeyine ve en değerli para birimine sahiptir. Ülkede çöl iklimi hâkimdir. Yaz aylarında kurak hava görülür ve sıcaklıklar 50 dereceleri aşabilir.
Kuveyt Ekonomisi ve Zenginlik
Dünya ekonomisi, büyük ölçüde petrole dayalıdır ve Kuveyt dünya petrol rezervlerinin önemli bir kısmına ev sahipliği yapar. Petrol dışında en büyük gelir çelik endüstrisinden sağlanır.
- Kişi başına düşen millî gelir oldukça yüksektir. Devlet, vatandaşlarına konut, eğitim, sağlık ve maddi yardım gibi geniş sosyal olanaklar sunar ve ülkede yüksek bir refah düzeyi vardır.
- Kuveyt Dinarı, dünyanın en değerli para birimleri arasında yer alır.
- Ülkede muhafazakâr bir İslami yaşam tarzı benimsenmiş olup alkol satışı ve tüketimi yasaktır.
- Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri kadar turistik bir cazibe merkezine sahip değildir. Daha çok sakin, modern gökdelenleri, Kuveyt Kuleleri ve geleneksel pazarlarıyla bilinir.
Kuruluş yılları
Kuveyt, 19. yüzyıllarının sonlarında Arap Yarımadası'nın büyük bir kısmı ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu'nun kontrolüne girdi. Osmanlılar döneminde Es-Sabah hanedanlığının yönetiminde özerklik elde etti.
Ocak 1899 da Birleşik Krallık ile imzaladığı anlaşma gereğince, dış ilişkilerin kontrolü Britanyalıların elinde olacak, karşılığında ise her yıl belli bir miktar para alacaktı.
1934'te, BP ve Gulf Oil petrol şirketleri; Kuveyt Petrol Şirketi adı altında birleşerek bölgedeki petrol arama ve işletme haklarını ellerinde aldı. İlk petrolü 1938'de bulan şirket, 1946'da üretime başladı.
Kuveyt 1961'de Birleşik Krallık'tan ayrılarak tam bağımsızlık kazandı. Bu tarihten sonra ülkedeki petrol üretimi büyük bir artış gösterdi.
ABD’nin 1991 yılında I. Körfez Savaşı’nda Kuveyt’e müdahalesinin nedenleri:
Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi ve bu durumun küresel petrol arzı ile Orta Doğu'daki güç dengelerini doğrudan tehdit etmesi olarak özetlenebilir.
ABD'nin bu müdahaleyi gerçekleştirmesindeki ana faktörler ise:
· Küresel Enerji Güvenliği ve Petrolün Kontrolü
Saddam Hüseyin liderliğindeki Irak, 2 Ağustos 1990'da Kuveyt'i işgal ederek, ülkenin zengin petrol rezervlerini ele geçirdi. Irak ordusunun bu hamleden sonra güneye, Suudi Arabistan sınırına doğru ilerlemesi, ABD kritik bir önem taşıyordu. Eğer Irak, Suudi Arabistan'ı da işgal edese, dünya petrol rezervlerinin neredeyse yarısını tek başına kontrol eder hale gelecekti. ABD, küresel ekonomiyi sarsacak böyle bir enerji tekelleşmesine izin vermek istemiyordu.
· ABD'nin Suudi Arabistanı ve Körfez Ülkelerini Koruma İsteği
Kuveyt işgalin hemen ardından Suudi Arabistan Kralı Fahd, Irak tehdidine karşı ABD'den askeri yardım talep etti. Dönemin ABD Başkanı George H.W. Bush, bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olan Suudi Arabistan'ı korumak ve Irak ordusunu durdurmak amacıyla Çöl Kalkanı Operasyonu'nu başlattı ve bölgeye asker yığdı.
· Birleşmiş Milletler Kararları ve Uluslararası Meşruiyet
Irak'ın Kuveyt'i ilhak etmesi, uluslararası hukukun açık bir ihlaliydi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Irak'ın Kuveyt'ten derhal çekilmesini talep eden kararlar aldı ve ekonomik yaptırımlar uyguladı. Saddam Hüseyin bu kararları hiçe sayınca, BM Irak'a karşı "gerekli her türlü aracın kullanılmasına" (askeri müdahale dahil) izin veren 678 sayılı kararı çıkardı. ABD bu karara dayanarak 30'dan fazla ülkenin yer aldığı devasa bir uluslararası koalisyon kurdu.
· Yeni Dünya Düzeni Kurma Hedefi
Soğuk Savaş'ın sona erdiği ve Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecine girdiği bu dönemde ABD, kendisini küresel güvenliğin hamisi olarak konumlandırmak istiyordu.
ABD’nin Irak’a Müdahalenin Sonucu:
· ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, 17 Ocak 1991'de, Irak kuvvetlerini Kuveyt topraklarından çıkarmak amacıyla düzenledikleri Çöl Fırtınası Operasyonu ile Körfez Savaşı'na dahil oldu.
· 6 hafta sonra, 26 Şubat 1991'de, koalisyon güçleri başarıya ulaştı ve Kuveyt emiri yetkilerine ve gücüne yeniden kavuştu. Sonrasında ise Kuveyt Emiri, koalisyon güçlerine hizmetleri karşılığında 17 milyar $ ödeme yaptı.
· Ancak o dönemde Saddam Hüseyin’in Irak yönetimi tamamen devrilemedi; bu durum yıllar sonra, 2003'teki II. Körfez Savaşı'na (Irak'ın İşgaline) zemin hazırladı.
· Irak kuvvetleri Kuveyt'ten çekilirken 737 petrol kuyusuna zarar verip, bunların 600 kadarını ateşe verdi. Irak işgalinin ardından yapılan tahminler sonucu yaklaşık 5-6 milyon galon (950.000 m³) petrolün yandığı belirlendi.
· Petrol ve kurum tabakası Basra Körfezi'nin tamamını etkiledi ve 25 ila 50 milyon galon (7.900.000 m³) petrolden meydana gelen "petrol gölleri" oluştu. Bu petrol tabakası, ülke yüzölçümünün %5'lik kısmını kapladı. Toplamda 11 milyon galon (1.700.000 m³) petrol Basra Körfezi'ne dökülürken, Kuveyt'in ham petrol rezervinin %2'lik petrol varlığı yanmış oldu. Yangınları söndürmek dokuz aydan fazla sürdü ve hükûmetin harcadığı 50 milyar $ sayesinde ancak söndürüldü.
Kuveyt yaygın olarak bölgenin petrole en bağımlı ve en az ekonomik çeşitliliğe sahip ülkesi olarak kabul ediliyor.
Kuveyt, son yıllarda güvenlik endişeleri nedeniyle yabancı işgücünü düzenlemek için bazı önlemler aldı. Örneğin, gelen yabancı ülke işçileri giriş vizesine başvururken daha fazla incelemeye tabi tutuluyor ve Gine-Bissau ve Vietnam'dan gelen ev işçilerinin ülkeye girişi, keza Bangladeşli işçilerin de ülkeye girişi yasaklandı. Nisan 2019'da Kuveyt, yasaklı ülkeler listesine Etiyopya, Burkina Faso, Butan, Gine ve Gine-Bissau'yu ekleyerek toplamı 20'ye çıkardı. Göçmen Haklarına göre, yasaklar esas olarak bu ülkelerin Kuveyt'teki elçiliklerinin ve işçi şirketlerinin yetersiz olması nedeniyle koyduğunu açıklıyor.
Değerli okurlar bir sonraki yazım ABD SOMALİ İLİŞKİLERİ olacaktır. Sevgiyle, mutlulukla ve sağlıcakla kalınız.